'Oyunculuğun sertliğini iyi göğüslüyorum'
'Bir Çocuk Sevdim' dizisinde kardeşi Mine nedeniyle hep unutulan abla olan Emine'ye hayat veren Onuryay Evrentan, HT MAGAZİN'e konuştu
HT MAGAZİN / OYA DOĞAN
Ekranda silik, kendini fark ettirmek için çığlıklar atacak Emine karakterini canlandırıyor ama gerçek hayatta içeri girer girmez “Ben buradayım” diyor ve tüm bakışları kendisine çekiyor Onuryay Evrentan. Çok karakteristik bir yüzü var. Bugüne kadar ‘Kınalı Kar’, ‘Bir İstanbul Masalı’, ‘Sağır Oda’, ‘Parmaklıklar Ardında’ gibi dizilerde rol aldı. Üstelik her biri çok farklı karakterlerdi. Ama hiçbiri Emine kadar farkındalık yaratmadı. Çünkü Emine çok bizdendi. O kadar çok Emine vardı ki, bu ülkede yaşayan onu kısa sürede sahiplendik, kızdık, hak verdik. Evrentan da hayatının rolü olduğuna inanıyor Emine’nin ve izleyiciyi çok büyük sürprizlerin beklediğini söylüyor.
Öncelikle adınız anlamıyla başlayalım…
Onuryay; gurur, şeref dağıtan, yayan kimse demek. Adımı babam koymuş.
O halde babanız adam olacak çocuğu önceden görmüş. Siz de sanat dağıtıyorsunuz…
Aslında onun hayali beni doktor olarak görmekti.
Peki, nasıl oyuncu oldunuz?
Çocukluğumda kendimi gösterme, ortaya çıkma, tüm dikkatleri üzerime çekme telaşım vardı. Detaycıydım. İnsan ilişkilerini takip eder, taklitler yapar, gösteriler düzenlerdim. Büyüdüğümde biyoloji öğretmenimden etkilenip biyoloji bölümünü seçtim ve kazandım. Yıllar sonra gözlerimi kapattım ve kendimi bir laboratuarda biyolog olarak göremedim. İçimde çok büyük bir eksiklik vardı. Kendimi çok inceledim, derine döndüm.
Aslında üniversite döneminde Özge Fışkın’a vokal yapıyormuşsunuz…
Evet, sahneyi de sevdim ama şarkı söylemek değildi istediğim şey. Oyuncu olmaya karar verdim. Okulu bırakıp, tiyatro bölümüne girdim ve kendimi tamamlanmış hissettim. Annem istediği için daha sonra dönüp biyolojiden de mezun oldum. Hem bir biyologum hem de oyuncuyum.
Okul bitince neden tası tarağı toplayıp Ankara’dan İstanbul’a geldiniz?
İstanbul'a âşıktım ve acaba nasıl gelirimin peşindeydim. Bu işin can damarı burası. İlk olarak Oyun Atölyesi'nde çocuk tiyatrosu yapmaya başladım. Sonra diziler ve filmler başladı. Osman Yağmurdereli'nin üzerimde çok emeği vardır. Neredeyse her dizisinde yer verdi bana.
‘Bir Çocuk Sevdim’ projesi nasıl oldu?
Şubat ayında senarist Gaye Boralıoğlu arayıp projeden bahsetti ve “Var mısın?” dedi. “Evet” dedim. Bu işin ilk ismi benim. Şubattan ağustosa kadar bu işe konsantre oldum ve hiçbir işi kabul etmedim. İyi ki bu işteyim. Çok yoruluyoruz ama 9 saat uyuyunca kendimize geliyoruz. Muhteşem bir ekiple çalışıyorum. Sokaktan çok güzel tepkiler geliyor.
Sizi herhalde sevmiyorlardır…
Tam tersi. Herkes oyuncu olduğumun farkında ve bana “Güzel oynuyorsunuz” diyorlar. “Kardeşine niye öyle şeyler yapıyorsun?” diyerek seninle sohbete girmek isteyenler de var. Bir gün bir kadın “Sana bakınca yani Emine'ye kendimi görüyorum. İçim biraz acıyor” dedi.
Emine’nin tüm yaptıklarında aslında ailesine “Ben de buradayım” deme isteği var…
“Neden bana da Mine gibi davranmadınız? Beni burada köle haline getirdiniz. Ben yokmuşum gibi davranıyorsunuz” diye çığlık atlıyor aslında. Evde hep biri yanacaksa hep Emine feda ediliyor. Birçok evde çok Emine olduğuna eminim.
Peki, bundan sonra neler yapacak?
İkinci bir hayat yaşamaya başlayacak. Karakter derinleşmeye başlıyor. Tüm kıyafetleri, makyajı değişiyor. Büyük bir sürpriz yapacak.
11 yıldır bu sektördesiniz ve hiç başrolünüz yok. Siz de Emine gibi haksızlığa uğradığınızı düşünüyor musunuz?
Güzellik bile çok göreceli bir kavramken senin yaptığın oyunculuk binlerce kişi tarafından farklı olarak yorumlanıyor. Çelik gibi sinirlere sahip olman gerekiyor. Rekabetini kendinle yaşadığın bir meslek bu. Oyunculuğun sertliğini iyi göğüslüyor olman lazım. Pası nasıl aldığınız, nasıl yumuşattığınız önemli. Bu 11 yıl benim için iyi bir olgunlaşma süreci oldu. Ben bir günde meşhur olma derdinde değilim. İşin kalitesi önemli. Öyle bir başrol geldiğinde de seve seve oynayacağım. Kim başrol oynamak istemez?
'AŞK DENKLEMİNİ BOZDUK'
Bir yıldır evli olan Onuryay Evrentan, eşinin en büyük eleştirmeni olduğunu söylüyor. Aşk formüllerini ters yüz ederek evlendiğini ifade eden Evrentan, “Eşimle ortak bir arkadaşımız aracılığıyla tanıştık. Önce çok iyi arkadaş olduk, sonra sevdik birbirimizi. Daha sonra da feci âşık olduk. Yani bütün aşk formüllerini ve denklemlerini ters yüz ettik. Size anlatırken bile kalbim çarpıyor. İyi ki onunla evlenmişim. Evlilik çok zevkli bir şey. Benim en büyük eleştirmenin eşim” diyor.
'TÜRKİYE'NİN ANTHONY HOPKINS'İYLE ÇALIŞIYORUM'
‘Bir Çocuk Sevdim’ dizisinde babasını canlandıran Çetin Tekindor’la daha önce bir tiyatro oyununda çalışan Onuryay Evrentan, “Her oyuncuya Çetin abiyle çalışmak nasip olur inşallah” diyor ve ekliyor: “Çetin abi hem mesleğinin en iyisi olmuş biri hem de bir eğitmen. Ondan çok şey öğreniyorum. Bizim mesleğimiz ego üzerine kurulu ama Çetin abinin hiç öyle şeyleri yok. Türkiye'nin Anthony Hopkins'iyle çalışıyorum. Muhteşem bir insan, çok iyi bir çalışma arkadaşı ve hoca. Tam bir baba. Bu iş benim meslek hayatımdaki en büyük adımlardan biri oldu.”