Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Murat Bardakçı "Doktorlarımız memleketten gidiyorlar" diye yakınıyoruz ama milletvekili olan doktorun mesleğini yapması hâlâ yasak!

        Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez geçen ay Meclis Genel Kurulu’ndaki konuşmasını tamamlamış ve kürsünden ayrılmak üzere adımını atmıştı ki, yere yığılıverdi...

        Doktor olan milletvekilleri hemen yanına koştular ama artık yapabilecekleri birşey kalmamıştı, Hasan Bitmez’in kalbi durmuş ve ruhunu çoktan teslim etmişti. Yine de böyle durumlarda gerekli olan ne varsa hepsini, kalp masajı, suni solunum vesaireyi yapmaya çalıştılar; Bitmez hemen hastahaneye sevkedildi ama çare yoktu...

        Hasan Bitmez’in hayatının böyle hazin şekilde noktalanmasını TV’lerde görür görmez, milletvekili olan doktorların mesleklerini, yani doktorluk yapmalarının yasak olması ve yasağın senelerden buyana kaldırılmasına çalışılmasına rağmen bir netice elde edilememesi hatırıma geldi: Anayasa’nın 82. maddesi ve 3069 sayılı “Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği İle Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun”, birçok işi milletvekilliği ile bağdaştırmıyor ve kanunda açıkça söylenmemesine rağmen yorumunda doktorluğun da yasak kapsamında olması gerektiği kanaatine varıldığı için milletvekili seçilen doktordan diplomasını artık bir köşeye koyması isteniyor ve hasta bakmasına, yani şifa dağıtmasına izin verilmiyor!

        Ortada aslında tam bir tuhaflık mevcut ve merak ediyorum: Bir milletvekili Meclis’te fenalaştığı, kriz geçirdiği yahut başka herhangi ciddî sağlık problemine uğradığı takdirde o anda Genel Kurul’da bulunan doktorlar ânında müdahale ettikleri takdirde anayasayı çiğnemiş mi olacaklar? Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez hadisesinde olduğu gibi mesleklerinin ve insanlığın gereği olarak müdahale için koşuşan tabip milletvekilleri hem Anayasa’yı hem de 3069 sayılı kanunu ihlâl ederek suç mu işlediler?

        Şaka bir tarafa... Birçok ülkede tıp doktoru olan milletvekillerinin mesleklerinin gereğini yerine getirmeleri, yani şifa dağıtmaları serbesttir ama bizde her nedense yasaktır!

        KAMU, ZARARA İŞTE BÖYLE UĞRATILIR!

        Bu yasak senelerdir şikâyet konusu idi ve doktor olan milletvekilleri Meclis’teki çalışmalarını aksatmamak şartıyla hasta bakabilmek, ameliyatlara girebilmek, şayet daha önce bir üniversitede görev yapmış iseler ders vermeye devam edebilmek, öğrencilerin yüksek lisansları ile doktoralarını yönetebilmek ve Ar-Ge faaliyetlerine katılabilmek için Meclis Başkanlığı’na defalarca müracaat etmişlerdi...

        Ama, doktorlara her defasında farklı cevaplar verildi: Bazen kestirilip atıldı ve bu işin “ücret alınmasa bile mümkün olamayacağı” söylendi, bazen tam tersi görüş bildirildi ve “milletvekili unvanını kullanmaksızın özel muayenehane açabilecekleri, özel hastahanelerde muayene ve ameliyat yapabilecekleri” bildirildi, bazen de “Devlet hastahanelerinde değil ama kodrosuz ve sözleşmesiz şekilde özel hastahanelerde çalışabilirsiniz” dendi.

        Tuhaflığa bakın: Milletvekilinin görevini yaptığı sırada “tam bağımsız” olması gerektiği için hastahane yönetiminden talimata maruz kalmaları ihtimalini bertaraf etmek maksadıyla devlet hastahanelerinde doktorluk etmesine izin verilmiyor, özel hastahanede çalışması, üstelik bu işi “gayrıresmî” olarak yapması tavsiye ediliyordu...

        Neticede, Meclis yönetimi daha önce böyle birbirinden tamamen farklı görüşlere varıp açıkça “Kardeşim, sen şifa dağıtan bir mesleğin mensubusun, milletvekili olsan bile git, hayat kurtarmaya devam et” diyememişti, diyemeyince de mesele bir türlü çözülemedi ve hâlâ sallantıda...

        Uzun zamandan buyana doktorlarımızın memleketi terkedip başka ülkelere, özellikle de Almanya’ya gittiklerinden şikâyet ediyoruz; doktor açığını bir nebze de olsa kapatabilmek maksadıyla daha önce Sağlık Bakanlığı’nda görev yapıp emekli olmuş doktorları 72 yaşına kadar yine bakanlık bünyesinde çalışmaları için davet ediyoruz ama milletvekili olan yetişmiş, işinin erbâbı ve çoğu akademik unvan sahibi tecrübeli doktorların mesleklerini icra etmelerinin önüne geçiyoruz...

        Yetişmiş elemanların, özellikle de hayat kurtaran bir mesleğin mensuplarının görevlerini yapmalarına engel olunması, kamunun zarara uğratılmasının bize mahsus mükemmel bir örneğidir!