O ayrıntı Umur Talu'nun gözünden kaçmadı
Birinci araç Kuvvet Komutanı'nın konutuna tahsisli, dondurma, kuruyemiş almış olup.... İkinci araç korgeneralin konutuna tahsisli, yaş pasta almış olup...
Yaş pastadaki kuru ayrıntı
İki açıklama:
1. Genelkurmay: “Araçlardan birisinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait olduğu, iki şoför er ile bir uzman çavuşun bulunduğu; diğer aracın Garnizon Komutanlığı’na ait olduğu, bir onbaşı ile üç erin bulunduğu anlaşılmıştır. Son günlerde yaşananların kişileri ve toplumu ne hale getirdiğini göstermesi bakımından önemli olduğu düşünülmektedir.”
2. İfadeler: “Uzman çavuş ile iki erin bir komutan için alışveriş yaptıkları, diğer
araçtaki dört personelin üst düzey bir komutanın konutunda yaptıkları tadilatın
ardından birliklerine dönmek üzere...” “Ayrıntı” bu. “Paranoya”nın, “ne hale
geldiğimizin resmi”nin arkasındaki “masumiyet müzesi”nde boylu boyunca
yatıyor ayrıntı.
Biraz da ayrıntının ayrıntısı:
Birinci araç “Kuvvet Komutanı konutuna tahsisli... Günde ortalama beş kez konut ihtiyaçları için görevli... Beyanlara göre o günkü ‘Görev’ esnasında dondurma, yaş pasta, kuruyemiş alınmış olup...”
İkinci araç, “İki şoför, bir elektrikçi, bir marangoz askerden müteşekkil ve
korgeneralin konutuna tahsisli olup konutun bir ihtiyacı için yolda bulundukları ve bu araçta da yaş pasta bulunduğu...”
Ne demişti Genelkurmay Başkanı (ve sözcüsü Milli Savunma Bakanı), “bedelli
askerlik” reddederken: “Silahlı Kuvvetler’in önemli sayıda asker açığı bulunduğundan...” Ne demişti Anaya sa: “Hiç bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.”
Ne demişti Anayasa: “Kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.”
Ne demişti Mustafa Kemal:
“Bu millete her şeyi öğrettim, uşak olmayı öğretemedim.”