Bu kez de yazarlar tartıştı

Demokratik açılım toplantısı, Alev Alatlı, Vivet Kanetti Uluç, Bejan Matur, Leyla İpekçi ve Etyen Mahçupyan arasında söz düellosuna sahne oldu

18 Nisan 2010 Pazar, 00:14:06Güncelleme: 00:14:06
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Bu kez de yazarlar tartıştı Sonra Oku

Demokratik açılıma destek kapsamında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile biraraya gelen yazarlar arasında Cumhuriyet Yargıçları ve Halk Jürisi tartışması yaşandı. Dolmabahçe Sarayı'nda Başbakanlık Ofisinde yaklaşık 6 saat süren ve 53 yazarın katıldığı toplantıda 32 yazar söz aldı.

Görüşmelerde Alev Alatlı, Vivet Kanetti Uluç, Bejan Matur, Leyla İpekçi ve Etyen Mahçupyan arasında sert bir tartışma geçtiği öğrenildi. Başbakan Erdoğan'ın da bu tartışmalar üzerine araya girerek, "Ben Alev Alatlı ile Etyen Mahçupyan'ın birbirlerini sevdiklerini düşünmüyorum" demek zorunda kaldığı belirtildi.

Alev Alatlı'nın, "Beni rastgele seçilmiş 12 kişilik bir halk jürisinin yargılamasından ise kendi akranlarım olan cumhuriyet yargıçlarının karşısına çıkmayı tercih ederim. Mesela ben Hrant'ı (Dink), güvenlir ve akran olarak hissediyordum ama Etyen'i böyle gördüğümü söyleyemem" sözleri tartışma başlattı. Bunu anlamsız bulduğunu ifade ettiği belirtilen Vivet Kanetti'nin, "Ötekileştirici bir üslupla konuşuyorsunuz. Evet biz Hrant'a sahip çıkamadık ama Etyen'e sahip çıkacağız" dediği öğrenildi. Tartışmaya karışan Bejan Matur'un ise "Cumhuriyet yargıçları tarafından yargılanmaktansa, tesadüfen seçilmiş 12 kişilik bir halk jürisi tarafından yargılanmak her zaman ehvendir" dediği kaydedildi. Toplantı çıkışında Alev Alatlı, gazetecilerin yaşanan tartışmaya ilişkin soruları yanıtladı. "En sert tepkiyi içeride siz vermişsiniz. Doğru mu?" sorusu üzerine Alev Alatlı, "Sert tartışma söz konusu değil, Benim için bir insanın etkin belişimi en son referanstır. Türk müsün, Kürt müsün, Laz mısın beni ilgilendirmez. Beni ilgilendiren kodlarımızın tutmuş olması. İkinci adımı ancak o zaman atabiliriz" yanıtını verdi. Bu tartışmanın nereden çıktığına ilişkin olarak Alev Alatlı, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Jüri sisteminin zorluğunu anlatarak kullandığımız dilen ve baktığımız yerin ne kadar olabileceğini söylemeye çalştım. Tartışmanın kimlikler üzerinden yürütülmesine karşı çıktım. Ben sizin herhangi birinize bakarken, acaba ermeni midir, kürt müdür, sünni midir değil. ama birşey düşünürüm. Kodlarımızım birbirine tutar mı? konuşurken diye.. Kodlardan kastım, aynı dili konuşuyor olmak."

-MATUR: BAŞBAKAN'A ROMANTİK BİR ÖNERİDE BULUNDUM-
Çıkışta gazetecilerin soruların yanıtlayan Bejan Matur ise Alev Alatlı'nın ırkçı ve yukarıdan bir bakış açısı ile itirazlarda bulunduğu değerlendirmesinde bulundu. Matur, "Bu bakışın, entellektüellerimizin de sokaktaki insanlardan da farklı düşünmediğini gördük" dedi. Alatlı'nın kimlikler üzerinde bu kadar durmasının doğru olmadığını ifade eden Matur, Alev Alatlı'nın, cumhuriyet yargıçları tarafından yargılanmak isteği düşüncesine hayır dediklerini dile getirerek, "Alev Alatlı'ya hayır dedik. Cumhuriyet yargıçları tarafından yargılanmaktansa, tesadüfen seçilmiş 12 kişilik bir halk jürisi tarafından yargılanmak her zaman ehvendir" dedik" açıklamasında bulundu. Batur, demokratik açılım konusunda Başbakan'a romantik bir öneride bulunduğunu da dile getirerek, "Başbakan Erdoğan'a Eşitlik ya da Barış Bakanlığı sunulması önresi sundum" dedi. Matur, toplantıda taş atan çocuklardan, kürt diline kadar bir çok konuya açıklık getirildiğini söyledi.

ANKA