ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Bir iyi, bir de kötü haber. Kötüsü, kadını bayanlaştıran zihniyet artık devletin belgelerine, tıp literatürüne de girdi. Resmi ve biyolojik geçiş yapıyoruz bayana doğru. İyi haber, itiraz cephesi genişliyor. “Bayan değil kadın” sitesi bile var. Meseleye takıntılı iki kadının kurduğu sitede  “bayan” seçmeleri, köşe yazıları var. İkilinin niyeti, tepkiyi sokağa taşımak. Ha gayret!

AYŞE ÖZEK KARASU - HT PAZAR

Mutlu Tönbekici’nin, doktor arkadaşından aktardığı hilkat garibesi o iki buçuk kelimeden sonra artık bir daha dehşete düşmem sanmıştım. “Bebek bayan mı?” diye sormuştu şahıs şuursuzca. Hem de bebeği doğuracak kadının ta kendisi. Annesi. Daha ilk günden bebeğini, cinsiyetsiz, kimliksiz varlık sınıfına sokarak. Şimde Anneler Günü’nü kutluyordur. Bir “bayan” olarak, bayan bebeğiyle. Cinsiyetine ihanet eden kadınların “Biz bayanlar” diye başlayan cümlelerinin şahikasıdır bu diye düşünmüştüm. “Bütün bayanların Kadınlar Günü’nü kutlarım” komedisini de aşan bir ucubelikti.

Sonra bir belge okudum, hayatım değişti. Hayır öyle olmadı. SGK’nın bir belgesini gördüm, eşekten düşmüşe döndüm. Cinsiyet hanesinde “bayan” olduğum yazılıydı. Aynı otobüs şoförü, park kahyası gibi, “hey bayan” diye sesleniyordu resmi belge. O kelimeye kilitlendim. Afalladım. İfrit oldum. Bayan memur, bayan sporcu, bayan yarışmacı, bayan vekil, bayan büyükelçi, bayan otobüs şoförü, bayan zabıta, bayan itfaiyeciden sonra benim de “bayanlığım” resmen belgelenmişti. Neyse ki, “Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı”nın adı henüz değişmedi. Ve neyse ki, hayata egemen olan “bayan” tanımına başkaldıranların da sesi gür çıkıyor. En son Rahşan (Gülşan) yazdı. Beren Saat’li reklamdaki “Bayanlar” seslenişini. Daha önce de defalarca yazdı. Nilay Yılmaz, kadın liglerine, bayan ligi denildiği için yazdı, eleştirdi. Ve sonunda oldu. Basketbolda “Bayanlar Ligi”nin adı değişti.

Önümüzdeki sezondan itibaren “Kadınlar Ligi”nde top sektirecekler. Bayana karşı mücadele cephesinin en önemli sorunu buydu:
Kadınların da “bayanı” nazik bir hitap zannetmesi.

KARA DELİK GİBİ

Bayanlama katsayısındaki artış üzerine birkaç yıl önce “Üç işlevli şişme bayan” başlığıyla yazmıştım. Kadına bayan demenin nezaket olduğunu sananlarla dalga geçeyim diye. İnternette satılan, bayan azdırıcı damlayı, bayan arama motorunu filan örnek göstererek. Mesele böyle hafife alınmayacak kadar ciddileşti. Kadınlığımızı kaybediyoruz. Cinsiyetle cinselliği tamamen birbirine karıştıran zihniyetin “ayıp” saydığı kadınlık elden gitmek üzere. Bu, diğer cinsin çok korktuğu “erkekliği kaybetmek”le aynı şey değil ama, onun kadar büyük bir felaket. İnsanlığın yarısını emen kara delik gibi. Erkeklerin sonsuza kadar varolduğu, kadınların ise kötürümleştiği bir uzayda sürükleniyoruz sanki. Kesinlikle abartmıyorum. Bakın artık hekimler bile “bayan genital organı” diyor. Nereden mi biliyorum? Sağolsunlar, iki kadının kurduğu “bayandegilkadin.com” sitesi sayesinde. Daha nice örnek var sitede. Ancak bayanın tıp literatürüne girmesi pes dedirtiyor. Girizgâhta şöyle diyorlar:

“Ve görünen o ki biz seyretmeye devam ettiğimiz sürece bu kadın olmayı ayıplama hali kolektif olarak ve fütursuzca devam edecek. Lütfen kadınlığımızı daha fazla kaybetmememiz konusunda bize siz yardımcı olun.”

İki kadının bir sonraki adımı sitedeki çıkartmaları sokaklara yaymak ve bu konuda eğitim projeleri hazırlamak. Rastgele! Son söz: Kadının adı kadındır. Kadına hitap ederken de “hanımefendi” denir. Bütün kadınların Anneler Günü’nü kutlarım.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Tüm yorumları göster(13)
Kalan karakter : 2000