CHP'den Başbakan'a: "Yalancı pehlivan!"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran'dan Erdoğan'a sert eleştiri
Oran, CHP Konya İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, Konya'da yarın düzenleyecekleri mitingin yanı sıra partisinin tarım politikalarını da açıklayacaklarını belirtti.
Tarım ve hayvancılık merkezi Konya'nın çok büyük sorunları olduğunu, bu sorunlara çözüm üretecek, Türkiye'yi bir tarım ambarı yapacak ve tarım ürünleri ihraç edecek hale getirecek bir program hazırladıklarını ifade eden Oran, Türkiye'de CHP'nin, artık iktidara alternatif olduğunu savundu.
Oran, ''Maalesef, seçim meydanlarında, mitinglerde özellikle Türkiye'nin bu kadar ciddi ve önemli sorunları varken Sayın Başbakanın üslubu son derece üzücü'' dedi.
SİYASİ ÜSLUP ELEŞTİRİSİ
Oran, mitinglerde gördükleri pankartların yüreklerini burktuğunu anlatarak, şunları kaydetti:
''Her taraf işsiz, insanlarımız aç, toprakları süremiyor, hayvancılık ölmüş, insanlar çocuklarını okutamıyor. Birçok sorun var. Sayın Başbakanın, esasında bu gerçekleri gizlemek için sürekli olarak laf atması, çamur atması, belden aşağı siyaset yapması gerçekten üzücü. Eğer Sayın Başbakan gerçekleri tartışmak, hesaplaşmak istiyorsa Genel Başkanımızın davetini kabul etmeli. Medeni toplumlarda siyasetçiler milyonların huzurunda televizyon kanallarına çıkarlar, baş başa hesaplaşırlar. Kim haklı, kim haksız buna kamuoyu karar verir. Ama sürekli olarak meydanlardan laf atmak, çamur atmak Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına yakışmamaktadır. Sayın Başbakan, 'yalancı pehlivan' gibi miting meydanlarında cirit atmaktadır.''
Bugün cari açığın açıklandığını söyleyen Oran, cari açıkta büyük bir patlama olduğunu söyledi.
Oran, 1923 yılından 2002 yılına kadar 80 yıl boyunca, cari açığın 50 milyar dolar civarında olduğunu, 8 yılda ise neredeyse 200 milyar dolar cari açık verildiğini, bir yılda 60-70 milyar dolar cari açığa doğru giden bir Türkiye olduğunu ileri sürdü.
''KORKU VE BASKI İKTİDARI'' İDDİASI
''Korku ve baskı iktidarının'' çok üzücü olduğunu vurgulamak istediğini söyleyen Oran, şöyle devam etti:
''Sivil toplum örgütlerinin üzerinde korkunç bir baskı var. Geçen hafta Türkiye'nin önemli bir derneğinin toplantısına katıldım. Toplantıda gördüğüm manzara korkunçtu. Toplantıdan bir gün önce toplantının yapılacağı yer talan ediliyor. Başbakanlığın güvenlik birimi tarafından. O toplantının bütün protokolünü Başbakanın güvenlik birimi belirliyor. Kim nerede oturacak, kim arka sırada? Yani toplantıya davet eden ev sahibi dernek, hiçbir söz hakkına sahip değil. O toplantının yapılacağı yer ve mekanın her tarafı didik inceleniyor. Eğer oralarda bir mağaza varsa, oralardaki mağazanın üzerinde bir yazlık kıyafet varsa o cansız mankenler giydiriliyor. Etrafta bir resim sergisi varsa, orada bir büst varsa, o resim oradan kaldırtılıyor. O toplantıda konuşacak olan ev sahibi derneğin başkanının elindeki metinler alınıyor, o metinler sansürden geçiriliyor ve eline yeniden veriliyor. 'Bu şekilde konuş' diye... Türkiye Cumhuriyeti böyle rezalet görmedi, böyle çamur siyaset görmedi. Son 32 gün kaldı. Halkımız dişini sıksın. CHP, halkın iktidarını kurmaya kararlı ve gümbür gümbür iktidara geliyor.''
AA