Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Fransa-Türkiye ilişkileri düzelir mi?

        ‘Türkiye için çok daha zorlayıcı olacak’

        Habertürk TV Dış Haberler Müdürü Ceyda KARAN:

        TÜRKİYE-Fransa ilişkileri Nicolas Sarkozy’nin cumhurbaşkanlığı döneminde hakikaten önemli gerilemeler yaşadı. Sarkozy’nin saldırgan retoriği bir yana Fransa, Türkiye’nin AB sürecinin önünü alenen kesti, Ermeni meselesinde Türkiye’de sivil toplumda başlatılan ve üst yapıda da yansımaları olan “hesaplaşma” sürecini olumsuz etkileyecek girişimlerde bulundu. Gerçi ekonomik ilişkiler bütün bunlara rağmen elbette Fransa’nın çıkarları icabı sürekli gelişti ama siyaseten ilişkilerin dibe vurduğu açık. Şimdi Sosyalist François Hollande’ın cumhurbaşkanlığında kanımca bu dip noktadan geri dönülecek. İlişkilerde önemli ölçüde düzelme yaşayacağız. Ancak bu her şeyin güllük gülistanlık olacağı anlamına da gelmiyor. Sosyalistlerin özellikle Kıbrıs ve Ermeni meselelerinde Sarkozy’nin pragmatik itirazlarının ötesinde ilkesel duruşları var. Bu Türkiye’yi yine zorlayacak, Ankara’da yine hoşnutsuzluk yaratacaktır. Hollande’ın kendisi İsrail’e çok daha sıcak bakan bir lider. Daha mühimi Türkiye’nin AB müzakerelerinde Hollande liderliği Türkiye için çok daha zorlayıcı olacaktır. Türkiye’deki anti-demokratik uygulamalar, örneğin gazetecilerin durumu, otoriter/totaliter eğilimler tartışma meseleleri haline getirilebilir. Ama ben bunun dışında büyük retorik kavgaların kopmadığı daha soğukkanlı bir dönem bekliyorum.

        ‘Türkiye-Fransa ilişkileri ivme kazanacak’

        Emekli Paris Büyükelçisi Uluç ÖZÜLKER:

        FRANSA’daki seçimlerde Hollande kazandı, Sarkozy kaybetti. Hollande halihazırda yaşanan krizin altından kalkacak ve ülkeyi bu kaostan kurtaracak bir lider gibi gözükmüyor. Holllande Fransa’yı badireden çıkaracak çapta bir lider değil, olabilmiş olsaydı zaten Sosyalist Parti’de vazgeçilmez lider olarak yoluna devam ederdi. Kendisi Strauss- Kahn’ın bir anlamda hediyesi olarak ortaya çıkmıştır. Ancak Sosyalist Parti’nin söylemleri çok daha ılımlı olacaktır. Türkiye’ye karşı objektif bakabilen insanlarla çalışıyorlar, bunlar işbaşına gelip bakan olduğu takdirde Türkiye-Fransa ilişkilerinde muhakkak ivme kazanırız, ama çok ümit var da diyemem. Çünkü Sosyalistler insan hakları ve demokrasi konularında üzerimizde daha baskılı olacaktır, bu sürece hazır olmalıyız. Ben Sarkozy’nin Türk düşmanı olduğunu da düşünmüyorum. Seçimlerde oy alabilmek için Türk düşmanlığını koz olarak kullanma mecburiyetinde hissetti kendisini. Türkiye’nin AB’ye girmesinin kendisine sıkıntı yaratacağını düşündü. Düşman olduğu için, menfaatleriyle uyuşmadığı için sıcak bakmıyordu. Sosyalist Parti bu gibi manevi işlerle ilgili değildir, objektif değerler söz konusu olacaktır ve bunların başında da insan hakları ve demokrasi gelecektir. Türkiye’nin AB normlarına uyma sürecinde bu daha çok baskı demektir.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ