Vatanı için ölen gayrimüslim askerlere şehit denir mi?

Denilmezse yerine ne diyeceğiz? İşte farklı görüşler...

  • Önemli
  • Korkunç
  • Rezalet
  • İnanılmaz
  • İbretlik
  • Tuhaf
  • Düşündürücü
  • Üzücü
10 Eylül 2012 Pazartesi, 07:21:44Güncelleme: 16:16:04
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
şehitlik Sonra Oku

GAZETE HABERTÜRK / ÖZLEM YILMAZ

HABERTÜRK Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, “Bizde mi kral çok, İngiltere’de mi?” başlıklı köşe yazısında, “Birkaç yıl önce Hollanda Genelkurmay Başkanı’nın oğlu, Afganistan’da savaşırken şehit düşmüştü. ‘Babası Genelkurmay Başkanı onu Afganistan’a değil, Amsterdam’da orduevine yollayalım’ demek kimsenin aklına gelmemişti” ifadesini kullandı. Bazı kesimlerden büyük tepki geldi. Altaylı, dünkü köşe yazısında da, ‘Şehadet Müslümanlar’da olur, gavura şehit denilmez’ şeklindeki tepkilerle karşılaştığını yazdı. Peki vatanı için ölen gayrimüslim askerlere ‘Şehit’ yerine ne denilmeli? Kimi uzmanlara göre, onlar ‘Kahraman’, kimilerine göre ise ‘ülke sevdalısı’ olarak nitelendirilmeli. Hatta terör nedeniyle yaşamını yitiren Türk askerleri bile İslam adına savaşmadıkları için kimilerine göre şehitlik mertebesinde değil. İşte görüşler...

Hz. Muhammed'e ve Kuran'a inanmayan asla şehit olamaz’
Ali Rıza Demircan (AraştırmacıYazar):

ŞEHİT, İslam dininin yasalarına göre yaşamak için verdiği mücadelede baskıcı zalim güçler tarafından öldürülen imanlı kişidir. Mütecavizlerin saldırılarında can veren Müslüman’dır. Malını korurken, zulmen öldürülen mümindir. Çıkarılmak veya içinde esir edilmek istendiği yurdunu korumak için yaptığı savaşta hayatını yitiren Müslüman’dır. Allah’a inanmayan veya Allah’a inandığı halde ahiret hayatına, cennet ve cehenneme, Hz. Muhammed’in peygamberliğine ve onun tebliğ ettiği Kuran-ı Kerim’in içerdiği emirler ve yasaklara iman etmeyen kişi Kuran’a göre kâfirdir. O asla şehit olamaz. Çünkü şehitlik için iman, temel şarttır. Asıl amaçları yeraltı ve yerüstü kaynaklarını sömürmek olan zalim müttefiklerin yanında Müslümanlara veya gayrimüslimlere karşı başlatılacak savaşa bilinçli olarak katılarak ölecek Müslüman da şehit olamaz. O ancak bir zalim olarak ölür. Müslüman olduğu halde Allah’ın rızasını amaç kılmaksızın, yalnızca ünlenmek, terfi etmek ve siyasiekonomik yatırım için can veren kişi de gerçek şehit olamaz.”

‘Bırakın Hollandalıyı NATO’daki Türk’e bile şehit denilemez’
Mehmet Pamak (İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı Başkanı):

 “ŞEHİT olmak Kuran-ı Kerim’de ‘örnek, model olmak’ anlamındadır. Hac Suresi 78. ayette, ‘Peygamber size şehit, siz de insanlara şehit olasınız diye Allah size Müslümanlar adını verdi’ hükmü yer alır. Dolayısıyla şehit olabilmek için, öncelikle kişi yaşarken Kuran’a uygun yaşayan bir Müslüman olacak, sonra da Allah için, Allah yolunda yapılan İslami amaçlı bir savaşta öldürülecek. Yaşarken İslam’ın, Kuran’ın ahlakını kuşanmamış, İslami kimliği ve imanı olmayan bir adam ne olursa olsun şehit olamaz. Müslüman olmayan şehit olamayacağı gibi, beşeri ideolojiler uğruna yapılan savaşta ölenler de şehit olamaz. Örneğin NATO için yapılan savaşta Afganistan’da ölenler şehit olamaz. Afganistan’daki savaş, emperyalist bir savaştır. Kore’deki savaş da emperyalist bir savaştı, bu ülkenin gençleri o savaşta Amerikan çıkarları uğruna helak edildi. Bugün Türkiye’de de şehitlik kavramı yanlış kullanılıyor. Bırakın Hollandalıyı, Türkiye’de şu an ölenlere dahi, İslami bir hedef ve Allah yolunda sürdürülen bir savaş olmadığı için şehit denilemez. Şehitlik, Allah yolunda can veren Müslümanların ulaştığı bir makamdır. İslam’a iman etmeyen, İslam şeriatını esas almayan, tam tersine tesettürle ve Allah’ın şeriatıyla savaşanların, şehitlik kavramını kullanmaları açık bir din istismarı ve ölüme gönderecekleri gençleri Allah ile aldatmaktan başka bir şey değildir.”

Şehit olması için doğru bir inanca sahip olması gerekir’
Abdülaziz Bayındır (Süleymaniye Vakfı Başkanı, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi):

“BİZİM literatürümüzde şehit olmak için Müslüman olma şartı var. O gencin inancını bilmiyoruz. Bu nedenle onun inancıyla alakalı bir görüş belirtemeyiz. Bizde ne varsa, gerçek Hıristiyanlık’ta, gerçek Yahudilik’te, gerçek Budizm’de de o var. Ama dinler zamanla hurafelere boğuluyorlar. İnsanlar inançlarını bozuyorlar. Bize göre, bir kişinin şehit olması için doğru bir inanca sahip olması lazım. Doğru inanç da kişinin konumuna göre değişir.”

‘Görevi başında ölen Hıristiyan'a da şehit diyebiliriz’
Doç. Dr. Hülya Uğur Tanrıöver (Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi):

“TIRNAK içinde şehadet kavramı, dinsel bir kavram. Sadece Müslümanlık’ta değil, Hıristiyanlık’ta da var. Hıristiyanlık’ta olmasa din savaşlarını nasıl açıklayabiliriz? Sadece şehit kavramı yok, onun karşılığında başka bir kavram var. Ama bir kavram, bir mertebe olarak başka dinlerde de olduğunu biliyoruz. Afganistan’da ölen asker, Yahudi miydi, Hıristiyan mıydı bilmiyoruz ama görevi başında ölenler anlamında kullanıyorsak zaten bence hiçbir sakıncası yok. Ama buna dini bir anlam yüklüyorsak şehadeti kabul eden herhangi bir dinden olması daha mantıklı. Benim görüşüme göre, ateist bir kişi için dahi ‘Görevi uğruna şehit oldu’ denilebilir. Ama özel bir şehitlik mertebesinden bahsedilemez. Görevi başında onlarca gazeteci ölüyor, benim gözümde onlar da şehittir.”

‘Vatanı için ölen herkes Tanrı katında makbuldür’
Zeki Basatemir (Süryani Katolik Vakfı Başkanı):

“BANA göre, vatanı için ölen her insan şehit mertebesine, en üst mertebeye ulaşmış kişidir. Yabancı ülkelerde de, ister Fransa’da, ister İngiltere’de, ister Hollanda’da olsun, vatanı için ölen her asker için abideler yapılır. Feriköy’deki Latin Katolik Mezarlığı’nda bunu görebilirsiniz. Onlar da ülkeleri için şehit olmuş, yüce bir mertebeye ulaşmış kişilerdir. Şehit kelimesinin dinsel anlamda tam karşılığı gelmiyordur belki ama vatanı için ölen herkes yüce bir mertebeye ulaşmış kişidir. Irk, din, dil ayrımı yapılmaması gerekir. Üst mertebeye ulaşan her kişi bana göre şehit olmuş, vatanı için ölmüş kişidir. Vatanı için ölen kişi de tüm dinlerde Tanrı nezdinde makbul kişidir. Bir Hıristiyan da vatanı için savaşırken ölmüşse en üst mertebededir.”

‘Yurdunu düşmana karşı savunurken ölen şehittir’
Ali Bulaç (Araştırmacı-Yazar):

KURAN’da şehit, sadece Allah yolunda canını feda edendir. Ama aynı zamanda yurdu düşmanlar tarafından sarılmışsa ve yurdunu savunuyorsa o insan da şehittir. Peygamber efendimiz bu kavramı biraz daha genişletmiştir. ‘Doğum esnasında hayatını kaybeden anne de şehittir’ demiştir. Şehadetin dereceleri vardır. Kuran’ın tanımını esas alırsak Allah yolunda canını verene şehit denmektedir. Ganimet, para, şöhret için ölene şehit denmez.”

‘Şehit ifadesi yerine ülke sevdalısı denilebilir’
Hamit Köse (Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı):

“BİZİM Medeni Kanunu’muzda henüz şehitliğin tanımı yok. Biz bu konudaki rahatsızlığımızı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ilettik. Medeni Kanun’da şehitliğin tanımı yapılsın istiyoruz. Kuran-ı Kerim’de şehitliğin tanımı var. Müslüman olmayan bir kişinin Kuran-ı Kerim’e göre değerlendirilmesi ne kadar doğrudur, onu sizin takdirinize bırakıyorum. Böyle bir kişi için ‘Ülkesi için canını veren, ülke sevdalısı’ denilebilir. Bir sürü isim verilebilir, ama şehit denilemez. Bu asker kendi vatanı için öldüyse onların anlayış tarzına göre bir değerlendirme yapmak gerekir. Ama Kuran-ı Kerim’e inanmadığı halde bir kişiye şehit demek bence abestir.”

 

  • Önemli
  • Korkunç
  • Rezalet
  • İnanılmaz
  • İbretlik
  • Tuhaf
  • Düşündürücü
  • Üzücü

Yaşam Haberleri

Tüm Yaşam Haberleri