Prof. Dr. Oktay Oymak böbrek yetmezliğinin dünyada hızla artması, diyaliz tedavisi gören insanların sayısının giderek artmasının sosyo ekonomik sonuçlarınnda dakkita alınmasını önerdi. Prof. Dr. Oymak, Türkiye'de de sayıları hızla artan diyaliz ve böbrek nakli hastalarının, hastalık nedenlerinin başında ilk sırada şeker hastalığı (diyabetes mellitus), ikinci sırada kan basıncı yüksekliği (hipertansiyon) gelmesi olduğunu anlatırken şöyle dedi:

"Kronik böbrek yetmezliğinin önlenmesi bir bakıma hipertansiyonun kontrolü ile yakından ilgilidir. Dolayısıyla böbrekler hipertansiyonun hem sebebi hem de kurbanıdır. Aşırı tuz yenir ya da böbrek tuz atma kapasitesi düşerse hipertansiyon dediğimiz hastalık ortaya çıkar. Yani 'esansiyel hipertansiyon' dediğimiz yaygın görülen hastalık fonksiyonel bir böbrek hastalığıdır. Erken yaşlarda renin mekanizması, ileri yaşlarda tuz duyarlılığı hipertansiyonun oluşumunda daha egemendir."



Hipertansiyonun damarları etkileyen bir hastalık olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Oktay Oymak, kalp ve beyin gibi böbrekleri de hedef organ olarak seçtiğini ve bunu hipertansif böbrek hastalığı olarak tanımladıklarını belirterek, şunları söyledi:

"Böbrek rahatsızlığı olmayan bir kan basıncı yüksekliği hastasında tedavi hedefi 140/90 mm iken böbrek hastalığı var ise, hedef daha düşük değer 130/85 olarak kabul edilmektedir. Ne yazık ki ülkemizde yapılan çalışmalar üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu göstermiştir. Belirtilmesi gereken önemli bir nokta da şudur: böbrek yetersizliği damar sertliği sürecini hızlandırmakta kalp damar hastalıklarını ortaya çıkarmakta ve bir kısır döngüye girilip kan basıncı yüksekliği böbrek fonksiyonlarının kaybını daha da ilerletmektedir. Bu tehlikeli, yaşamı tehdit edici süreçte tetiği hipertansiyon çekmektedir. Hipertansiyon ve beraberinde tedavi amaçlı kullanılan ilaçların oluşturabileceği yan etkilerin (böbrek fonksiyon testi bozukluğu, elektrolit bozukluğu vs.) nefroloji bilim dalının ilgi alanlarının başında gelmektedir.''



HİPERTANSİYON HASTALARI TUZA DİKKAT

Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oktay Oymak, böbreklerin tuz atma kapasitesini aşan boyutta diyette tuz alımı, ya da kronik böbrek hastalıkları ve ileri yaş nedenli böbrek kitlesinin azalmasıyla tuz atma kapasitesinde azlık hipertansiyonun sık nedeni olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Oymak, şöyle konuştu:

"Günümüz toplumunda hazır, hızlı-yemek yeme alışkanlığı, dışarıda yemek yeme zorunluluğu, konserve edilmiş tuzda hazırlanmış yemeklerin sofralarımızda artışı hipertansiyonu olan kişi sayısını artırmış ve artırmaya devam etmektedir. Hipertansiyon tedavisinde olan bir hasta yemeklerde tuz kısıtlamasını sağlayamıyorsa, kullandığı ilaçların etkinliği azalmakta ve hipertansiyonun tehlikeli yaşamsal sonuçlarına katlanmak zorunda kalmaktadır."

DHA

  • Prof. Dr. Oktay Oymak
  • Kronik böbrek yetmezliği
  • sağlık
  • TUZ
  • tansiyon
  • HİPERTANSİYON
  • Erciyes Üniversitesi

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

Sen de Düşüncelerini Paylaş!
2000
Kalan karakter : 2000