“Basur, yeme-içme alışkanlıklarını değiştiren,  dışkılamayı zorlaştıran, kanama, yanma, kaşıntı zaman zaman da rahat oturamama gibi olumsuz etkilerle yaşam kalitesini düşüren bir hastalıktır” diyen Op. Dr. Kadir Uskuay, bu hastalıkla yaşamak zorunda olmadığımızın altını çiziyor ve tedavi yöntemlerini şöyle açıklıyor…

 “Basur, hemoroidin halk arasında kullanılan diğer adı. Anüs içinde toplardamarlar bulunuyor ve çeşitli sebeplerden dolayı bu damarların içindeki basınç artıyor. Damarın yapısı genişlemeye müsait olduğundan, damarlar artmış basıncı dengelemek için genişliyor ve makat bölgesinden dışarı çıkıyor. Dışarı sarkmış bu damar yumaklarının kırmızı-mor renkte ve kendini meme şeklinde göstermesine de “hemoroid” adını veriyoruz” diyen Op. Dr. Kadir Uskuay,  basurun başlıca nedenleri arasında şunları sıralıyor: “Sürekli oturarak çalışılan çeşitli meslekler, gebelik-doğum, hareketsiz yaşam ve dışkılarken ıkınmak gibi sebepleri olabilir. Ancak herkesin ortak ve başlıca sebebinin beslenme alışkanlıkları olarak gözlenmektedir. Çoğu kez düzensiz veya sağlıksız beslenildiği görülür. Beslenmeleri yeterince sebze ve lifli bitkisel yiyecek içecek içermeyen tüketim alışkanlıklarıdır. Bu da sık sık kabız olmak ve basura zemin hazırlanmasına sebep olabilmektedir .”  5-10 dakikalık kamera görüntülü muayene ile kalın barsak kanserini daha başlamadan veya çok erken safhada teşhis etmek mümkündür.

HEMOROİD KANSERE DÖNÜŞMEZ!

Hayatı nasıl etkilediği konusunda ise: “Basur, yeme-içme alışkanlıklarını değiştiren,  dışkılamayı zorlaştıran, kanama, yanma, kaşıntı zaman zaman da rahat oturamama gibi olumsuz etkilerle yaşam kalitesini düşüren bir hastalık” olduğunu belirten Op. Dr. Kadir Uskuay: “Hemoroid, kesinlikle kansere dönüşmez. Makattan gelen kanama gibi bağırsak kanserinin bazı belirtileri ile hemoroidin belirtileri benzeyebiliyor. Kişi makattan gelen kanamayı mevcut ya da olası hemoroid rahatsızlığından kaynaklı olduğunu düşünerek uzman bir doktor tarafından muayene edilmesini ertelediği sürece erken evrede teşhis edilebilecek bir kanserin tanısında ve tedavisinde geç kalınmasına neden olabilir” diyor.

Risk grubunda olanların da; aile öyküsünde kolorektal kanseri veya polibi olanlar, meme, yumurtalık, rahim kanseri tedavisi görenler, 50 yaş üzerindeki kadın ve erkekler, kalın bağırsağında polip bulunanlar olduğunun altını çizen Op. Dr. Uskuay; “Araştırmalar gösteriyor ki yüksek yağlı gıdaları çok tüketerek, lifli gıdaları ve taze meyve sebzeyi az tüketmek, ideal kilonun üzerinde bulunmak, sigara kullanmak ve hareketsiz yaşam tarzını benimsemek kolorektal kanseri riskini artıyor” diyor. Hemoroidin bağlanması tamamen ağrısız olduğunu ancak dış hemoroid, fissür, fistül gibi hastalıkların tedavisinde lokal anestezi denilen o bölgenin uyuşturulma uygulaması gerektiğini söyleyen Op. Dr. Kadir Uskuay; tedavi sonrasında ise günlük yaşamı ve iş hayatını etkileyecek ağrı olmadığını söylüyor. Tedavi sonrasında tekrarlama riskini ise şöyle açıklıyor Op. Dr. Kadir Uskuay: “Her tür tedavi sonrasında tekrarlama ihtimali vardır, ancak çok düşüktür. Tekrarlasa bile birkaç dakikalık tedavi ile tedavi edilir, tedavinin birden çok yapılmasında hiçbir risk yoktur, oysa diğer tür tedavilerde tedavinin tekrarlanması zor ve risklidir.”

 HEMOROİD NE ZAMAN AMELİYATLA TEDAVİ EDİLİR?

Dördüncü derece hemoroidlerde ameliyatla tedavi gerekir. Klasik hemoroid ameliyatında anestezi altında hemoroid dokusu kesilip çıkartılarak kalan yere dikiş konulur. Ameliyat sonrası ağrı problemi oldukça fazladır. Tam şifa yaklaşık 3-6 hafta sürmektedir. Makatta darlık, dışkı veya gaz tutamama, akıntı riskleri az da olsa vardır. Longo yönteminde ise özel bir aletle hemoroidlerin üst kısmındaki bölgeden çepe çevre halka şeklinde doku çıkartılır. Böylece sarkmış olan doku yukarı çekilmiş olur. Anestezi altında uygulanır ve bir hafta içerisinde normal yaşama dönülür. Ameliyat sonrası ağrı yok denecek kadar azdır.

AMELİYATSIZ HEMOROİD TEDAVİSİ YAPILABİLİR Mİ?

Hemoroid tedavisinde hastanede yatmadan, klinik şartlarında uygulanabilen yöntemler vardır. Bu yöntemler uygulandıkları yerde skar (nedbe) dokusu denilen iyileşme dokusu oluşturarak gevşek dokuyu zemine tespit etmek esasına dayanırlar. Bu tedavilerin avantajı ayaktan klinik şartlarında, anestezisiz, ağrısız uygulanması ve hastanın günlük yaşamına devam edebilmesidir.Tedavi esnasında ağrı duyulmaz ve tedavi sonrası hasta yürüyerek ayrılır.

Skleroterapi: Hemoroidin çevresindeki dokuya ilaç enjeksiyonudur.

Band ligasyon: Hemoroid dokusunun dibine özel bir aletle lastik konularak boğulması ve dolaşımının bozularak dokunun düşmesi esasına dayanır.

İnfrared koagülasyon: Özel bir ışıkla hemoroid dokusunda pıhtılaşma ve büzüşme yaratarak etkili olur.

Surgitron: Hemoroidli bölgeye radyofrekans dalgası uygulanmasıdır. Kanama ve doku harabiyeti çok azdır. Özellikle dış hemoroidlerde kullanılır.

  • hemoroid
  • beslenme
  • sağlık

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000