KAYSERİSPOR HABERLERİ

05 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR

ALİ GÜLTİKEN
İKİNCİ YARILAR
Beşiktaş denemeye devam ediyor. Sistemi, yeni transfer ettiği oyuncuları, her maç farklı bir teste tabi tutuyor. Genel olarak ilk yarılara baktığımızda bu denemelerin çok da başarılı olduğunu söyleyemeyiz. 2. yarıda kulübeden gelen oyuncular ve oyun içerisinde yapılan taktik değişiklikleri ile bu denemeler sonuçlara yansıyor.

Doğal olarak tüm bunlar Beşiktaş’ta geçen seneki performansı ile kıyaslanıyor. Bu kıyaslamalar, futbolun içerisinde var ve gayet de normal. Çünkü geçen sezon ligi şampiyon bitiren Beşiktaş, herkesin dilinde müthiş bir tat bıraktı. Oyun olarak, tempo olarak, pozisyon olarak, gol olarak bu tatları sundu. Şimdi yeni sezonda herkes yeniden bunları arıyor.

Bu algının oluşmasının sebeplerinin başında değişen oyuncular geliyor. Bir diğer etken de gelen oyuncuları kullanmak adına denenen farklı oyun sistemleri... Görünen o ki bunun oturması da zaman alacak. Fakat kazanırken bu yolu alabilmek de çok önemli. Bu Beşiktaş’ın kadro zenginliğinin, güvenini ve oyuncu kalitesini gösteriyor. Gelen oyuncuların bazıları ve oyun sistemleri tartışılsa da Beşiktaş bu var olan etkinliği sayesinde yoluna kazanarak devam ediyor. Oyuncuların sakatlıkları bittiğinde ve eldeki diğer oyuncular konusunda Şenol Hoca’nın kafasındaki kanaatler yerine oturduğunda yine aynı Beşiktaş’ı izleyeceğiz.

Beşiktaş orta alanda 4’lü bir düzende oynamayı düşündü. Talisca’yı öndeki Cenk ve Aboubakar’la eşleştirmeyi düşündü. Kağıt üzerinde güzel görünse de sahadaki işleyişi umulanın gerisinde kaldı. Bu düzeni oynamanız için orta sahada Atiba’nın iki yanındaki oyuncuların daha kulvar özellikli oyuncular olması gerekir. Ritmi daha düşük, hücum yönünü etkili kullanmayan oyuncularla bu sistemi oynamak kolay değil. Olmadı da... Şenol Hoca ikinci yarı Quaresma ile kanat hamlesi yaptı, bir sonrasında da Ömer ile Tolgay’ı değiştirdi. Sonrasında istediği hücumsal işleyişi yakaladı. Ömer’in golcülüğü yine maçın altına imzayı attı.

Kazanmak futbolun birinci kaygısı.. Kazanmanın muhakemesi olmaz, eleştirisi de... Sadece “Daha iyisi nasıl olur”un analizi olur. Dün Beşiktaş yaptıklarıyla herkese bir kez daha aynı şeyi söyledi: “Ben kazanıyorum, yoluma devam ediyorum, siz de analizlerinize devam edin.”

FABRİ’NİN ADAPTASYONU

Fabri’nin takıma adaptasyonu ve bu bölgenin tartışma olmaktan çıkışı önemli. Beşiktaş’la birlikte Fabri de kendi güvenini kazandığını izleyenlere hissettiriyor.

İBRAHİM YILDIZ
SORUN SİSTEM DEĞİL BECERİKSİZLİK
Beşiktaş, Kayseri deplasmanını 3 puanla kapatmayı başardı. Bu sonuç önümüzdeki çarşamba günü oynanacak Napoli karşılaşması öncesi büyük bir moral oldu.

Şenol Güneş, dün akşam İtalya’da uygulayacağı taktiği denedi. Ne var ki, istenilen oyun sergilense de sonuç alma, golü bulma açısından sıkıntılı bir 90 dakika yaşandı. Düşünülen ve sahada uygulanan taktik anlayış özetle; topa daha çok sahip olma, kenarlardan bindirme ve rakibi kendi yarı alanında tutmak şeklindeydi.

Forvette 2 santrforlu sistem ilk 45 dakika süresince sonuç getirmedi. Aboubakar ile Cenk’i yan yana oynatarak her iki golcüsünden de çok şey bekliyordu Siyah-Beyazlılar. Üstelik elinde çok iyi ortalar yapan Caner gibi güçlü bir oyuncu vardı. Caner, topu her ayağına aldığın da “adrese teslim” toplar atmakta usta bir oyuncu. Dün de bu görevini eksiksiz yaptı. Yaptığı ortalar, kullandığı kornerler etkiliydi. Fakat Beşiktaş’ın golcüleri dün kötü bir gün yaşadılar. Tutuktular. Topa hamlede geç kaldılar. Şut sıkıntıları vardı. Yer konumlaması yanlıştı. Kelimenin tam anlamıyla beceriksizdiler. Birçok pozisyonu cömertçe harcadılar. Top kayıplarının fazla olması da atak süresinin uzamasına en büyük engeldi.

Şenol Hoca’nın ikili forvet düşüncesi golü getirme yerine gol atamamaya itti. Bunun en basit örneği Aboubakar’ın vasat bir oyun sergilemesi ve topları ezmesiydi. Cenk de bu tür ikili bir oyuna alışık olmayınca top aktarımı ve yer paylaşımı Beşiktaş’ın ortaya koyduğu iyi oyunu gölgeledi. Gol gelmeyince sıkıntılı bir süreç ortaya çıktı golcüler adına. İkinci yarı yapılan değişiklikler takımı motive etti diyebiliriz.

Topla oynama oranına bakıldığında yüzde 70’ler gibi bir rakam Beşiktaş lehine. Üstelik, önde baskı ve sayısız orta rakibi kendi sahasında boğdu. Aslında ilk yarı gol olmaması mucize diye yorumlanabilir. Dün bir kez daha gördük ki, Beşiktaş’ın geniş bir kadro zenginliği var. Savunma oyuncuları dışında her maç yenilenen bir takım. Sürekli oynamayan oyuncular adına sıkıntı. Bu sorunu en iyi çözen ise şüphesiz Şenol Güneş. Kazanmayı başardığı sürece, eleştirilerin de önünü kesiyor. Türkiye’de kazanmak çok zor da değil Beşiktaş adına. Baskıyı iyi uygulayan bir ekip anlayışı istenilen sonucu da getiriyor...

Kayserispor iyi bir takım. Elinde yetenekli oyuncular var. Beşiktaş’a karşı dikkatli bir savunma, rakibi dar alana sıkıştırıp, kontra toplarla oynamak istedi. Zaman, zaman yapılan sertlikler taktiksel bir düşünceydi. Bu düşüncelerini iyi uyguladılar. İki net pozisyon yakaladılar. Maçın sonlarına doğru etkili de oldular. Kaleci Muammer yediği gole rağmen takımın en başarılısıydı.

ÖMER’İN BECERİSİ

Oyuna girdikten 5 dakika sonra golle buluşan Ömer, Cenk ve Aboubakar’a inat topa nasıl vurulacağını gösterdi. Basit bir vuruşla takımına 3 puanı kazandırdı.

GÖÇEK KÖTÜ YÖNETTİ

Maçın başında Beşiktaş lehine penaltıyı vermedi. Atiba’ya ikinci sarı karttan kırmızıyı es geçti. Larrys Mabiala ilk pozisyonda kırmızı görmeliydi.

BÜLENT YAVUZ
2 POZİSYON DA PENALTI DEĞİL
Kayseri-Beşiktaş maçını yöneten hakemin birkaç pozisyonda verdiği ve vermediği kararlar tartışılyor. Özellikle Beşiktaşlı oyuncuların henüz oyunun başında lehlerine verilmeyen penaltılarla ilgili itirazları var. Pozisyonlara bakacak olursak; 2. dakikada Cenk, ceza alanına girerken Kayserili savunmacı tarafından bir müdahaleyle yere düşürüldü. Hakem bu müdahaleye penaltı verse kesinlikle yanlış olurdu. Zaten müdahale yeri ceza alanı dışında. Kaldı ki çok net bir ikili mücadele de değil. Devam kararına saygı duymak gerek. 5. dakikada Kayserili defans oyuncusu hava topuna çıkmak isterken kolları pek tabii ki doğal konumunda. Top rakibin kafasından sekip ele gelince ilk bakışta penaltı gibi duruyor. Sonra defacalarca izlendiğinde hava topu çıkış halindeki masum el gibi geldi bana. Daha geçen hafta Rosetti böyle bir pozisyon için hakemleri devam etmesi yönünde tavsiyelerde bulundu. Bu iki pozisyonun dışında hakemin Nakoulma’ya Andreas Beck tarafından yapılan sol ayak müdahalesine kayıtsız kalması doğru değildi. Çünkü Beşiktaşlı oyuncu sol ayağıyla net bir şekilde Nakoulma’yı düşürüyor. Hakem sarı kart vermeliydi. Bunların hepsi ilk devrede oldu. Bir de Atiba sart kartla oynuyordu. Bir avantaj oynatması neticesinde Atiba’nın ikinci sarıyı gerektirecek müdahalesi için Kayserililer’in itirazını gördük. Hakem benzer pozisyonda Kayserili oyuncuya sarı kartı göstermişti. Hakem Hüseyin Göçek pozisyona çok yakındı. İkinci sarıya gerek duymadı. Gösterse ne olurdu? Biraz kafalar karışırdı diye düşünüyorum. Bütün bunlar ilk yarıda oldu. İkinci yarıda hakemin oyunu daha iyi takip ettiğini, pozisyonlara çok daha yakın ve dikkatli olduğunu gördüğümüzü söyleyebiliriz. Mabiala’ya gelince... İki sarı kartında da kayarak müdahaleleri çok tehlikeliydi. Hakem herhangi bir sakatlanmaya ve yaralanmaya sebebiyet verebilecek bu müdahaleler için sarı kartlarını kullandı. FIFA’nın da bu yöndeki talimatı net ve açıktır: Yaralayıcı ve sakatlayıcı müdahalelere kesinlikle kart gösterilmelidir.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300