ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
Başlığa bakıpta aklınıza başka başka konular gelse de eğer anlatacağım konuya aşinalığınız yoksa deniz fenerinin nasıl havaya çıktığını merak ediyor olmalısınız.

HABERTURK.COM / Handan ÇOLAK

Bunu anlamanız için haberleşmenin tarihine kısa bir gezinti yapacağız. Günlük yaşantımızda cep telefonları, internet bağlantıları, bluetooth cihazları vs. ile iletişim neredeyse nefes almak kadar hayatımızın bir parçası haline geldi hem de tüm dünyayla.

Düşünsenize hala posta güvercinleri aracılığı ile haberleştiğimizi..Ama Nikola Tesla 1904'te bu endüstrinin geleceğine dair görüşünü açıklayan broşürü yayınladığında kahin ilan edilmişti.

Deniz fenerlerini havaya kaldıran güvercinlerin kanatları değil elbette, kurulan istasyonlar. Nasıl mı?

İnsanlar, güvercinler, habercilerden sonra telli diye tabir edebileceğimiz haberleşme yöntemine geçti. Bu çok zahmetli yöntemden az zahmetli olana geçme anlamı taşıyordu.

Tellerle tüm dünyayı sarmak hem fiziki hem idari bir çok sorunu beraberinde getiriyordu. Zaten savaş vb acil durumlarda ve afet gibi haberleşmeye en ihtiyaç duyulan zamanlarda yetersiz kalıyor işe yaramıyordu. İtalyan mucit Guglielmo Marconi endüksiyon bobininin bir ucunu anten teline, diğer ucunu da bir toprak teline bağlayarak büyük bir adım atıp ilk telsiz cihazını ortaya çıkardı. Radyonun babası olarak bilinen Marconi kısa dalga radyo iletişimi üzerine yaptığı çalışmalarla telsiz telgraf sistemine yaptığı katkılar nedeniyle 1909 yılında Alman Karl Ferdinand Braun ile birlikte  Nobel Ödülü aldı. Guglielmo Marconi ilk telsiz görüşmesini 27 Mart 1899'da yaptı, ertesi gün The Times Gazetesi'nin haberi şöyleydi:

“İngiltere ile Avrupa arasındaki iletişim, Marconi’nin telsiz telgraf sistemiyle dün başlatıldı. Deneme, İngiltere kıyılarındaki South Foreland ile Fransa’da, Boulogne’un iki mil kuzeyindeki sahil kasabası Wimereux arasında yapıldı. Her iki noktada da 50 metre yüksekliğinde birer anten dikilmişti. İki anten arasındaki mesafe ise 32 mildi. Haberleşme, Mors alfabesi aracılığıyla yapıldı. Okuduğunuz bu haber de Marconi sistemiyle Wimereux’dan Foreland’a gönderildi.” Bu yabancı bir ülkeden gönderilen ilk telsiz haberi idi. Marconi  Kanada ve İngiltere arasında mors kodu kullanılarak S harfini gönderdi ve nihayetinde Radyo`yu buldu.

Telsiz haberleşmesi yoluyla dünyanın her yeri ile iletişim kurabilmenin büyüsü oldukça fazla kişinin bu yöntemle haberleşme çalışmalarını beraberinde getirdi ve düzenlemere ihtiyaç duyuldu. İngiltere, 1905 yılında “lisans”, “çağrı işareti” ve “amatör telsizcilik” kavramlarını mevzuatına aldı. 1912'de Amerika Birleşik Devletleri Frekans Tahsisleri için kanun çıkardı. Bu kanunlarla resmi ve özel Radyo istasyonlarına Uzun ve Orta dalga frekansları tahsis edilirken Radyo Amatörlerinin çalışmaları için de fazla önemsenmeyen 200 metre ve daha aşağı dalga boyları bırakıldı. Radyo Amatörleri ise bu önemsenmeyen aralıktaki çalışmaları ile herkesi şaşırtacaktı! Kendilerine tahsis edilen frekanslarda yılmadan çalışmalarını sürdürerek bilinmezler içeren kısa dalganın sırlarını çözdüler ve bu konuda önemli başarılara imza attılar. 40 metre, 20 metre derken mikrodalga gibi çok kısa dalga aralıklarında yaptıkları denemelerle radyo tekniğinin ve bu bilimin gelişmesinde her zaman öncü oldular. Radyo amatörlerinin yaptığı denemelerin sonuçları hükümetlerce izlenerek frekans tahsisleri yenileniyor kısa dalga resmi, özel ve ticari kullanıma açılıyordu.

Amerika Birleşik Devletleri Pearl Harbour saldırısıyla başlayan Japon savaşında orduyu 25 bin Radyo Amatörüyle takviye ederek üstünlük sağladı.Radyo Amatörlüğünün Sivil Savunma ve afet haberleşmesindeki önemi neticesinde devletler çıkardıkları kanunlarla Radyo Amatörlerine çalışma olanağı yaratma yarısına girdiler. Türkiye 1937 yılında kabul ettiği 3222 sayılı “Telsiz Kanunu” ile telsiz haberleşmesi konusunda ilk düzenlemeyi yaptı ancak telsiz haberleşmesini izne bağlaması ve izin konusunda oldukça katı olması radyo amatörlüğünün gelişmesine sekte vurdu.

Ülkemizde ilk amatör telsiz çalışmasını 1936'da Askeri Rüştiye öğrencisi Nijat ORKUŞ yapmıştır ancak çalışmalarına yasa nedeniyle devam edememiştir.1983 yılında 3222 sayılı yasanın yerine 2813 sayılı yasanın" kabulü ile telsiz haberleşmesinin önünü açıldı ve Radyo Amatörlüğü serbest bırakıldı. Yasada "amatör telsizcilik" kavramı yer aldı ve Meclis komisyonunda “bu haberleşme servisinin olağanüstü hallerde sağladığı önemli hizmet” ifadesi kullanıldı.

Bu zaman içinde yabancı ülkelerde hükümetlerce desteklenen radyo amatörleri artık dünya yörüngesine uydular yerleştirir hale geldiler.

3222 sayılı kanunun kısıtları nedeniyle teknolojik gelişmeler yapılamamış ve telsiz imalatına yönelik çalışmalar oldukça sınırlı kalmıştır. Türkiye’nin 1983 yılına kadar kaybettiği zaman Kıbrıs Harekâtı sırasında kendini gösterdi.Uygulanan ambargo nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin haberleşme teçhizatı teminini zorlaştı. Bu da ileri teknolojiyi yakından izleyerek Türk Silahlı Kuvvetleri'nin elektronik cihaz ve sistem gereksinimlerinde dışa bağımlılığı en aza indirerek karşılayacak olan ASELSAN'ın kurulmasına vesile oldu.

İSTANBUL DENİZ FENERLERİ HAVADA


Tarihçesi Osmanlı Devletine dek uzanan pek çok tarihi ve ilginç özelliği barındıran Türk Deniz Fenerleri'nden ve diğer teknik özellikleri sebebi ile diğer deniz fenerlerinde istasyon kurarak dünya ile haberleşme çalışmasını ilk defa 1999 yılında İzmir Karaburun Deniz Feneri'nden TA3YJ Mine Aydoğmuş ve Trabzon Yoroz Burnu Feneri'nden TA7KB ANARAD Anadolu Radyo Amatörleri Derneği yapmıştır.

İstanbullu bir grup radyo amatörünün oluşturduğu “TCSWAT Turkish Special Wireless Activity Team” ilk defa 2004 yılı Ağustos ayında Uluslararası Deniz Fenerleri Haftasonu kapsamında önümüzdeki sene 150. yaşını kutlamak üzere; ışık süzmesi sebebi ile dünyanın ikinci büyük ,tarihi Şile Deniz Feneri'nden çalışma düzenledi. Daha sonra Terkos Karaburun, Antalya Gelidonya ve Yeşilköy Deniz Fenerleri'ne kurulan amatör telsiz istasyonları ile Amerika’dan Endonezya’ya, Finlandiya’dan Güney Afrika’ya kadar hemen hemen dünyanın en uzak noktalarından yabancı istasyonlar ile haberleşme yaptı. 

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün oluruyla AKUT DXpeditionTeam - TC SWAT işbirliği ile “İstanbul Lighthouses On The Air” başlığı altında İstanbul Boğazı çevresinde tarihi özelliği bulunan altı feneri içeren bir seri çalışma düzenlendi. Yurt dışında bu konuya özel ilgi gösteren, koleksiyoncu, meraklı bir kitle olması nedeniyle Türk Deniz Fenerleri'nin tanıtımına yönelik olarak Aralık 2008’de Terkos Karaburun Feneri'nden başlayan aktivite Ocak ayında Şile ve Anadolu fenerleri,Şubat ayında Ahırkapı Feneri,Mart ayında Rumeli-Türkeli Feneri'nde devam etti.

Meraklılarına sıradaki çalışma 4–5 Nisan 2009 tarihinde Fenerbahçe Feneri'nde yapılacak!

Beş deniz fenerinden altmış üç ayrı ülkeden üç bin dörtyüzün üzerinde radyo amatörü ile yapılan görüşmelerde tarihi değerlerimiz tanıtıldı, uluslararası dostluklar kuruldu.Özellikle bu çalışmaları yakından takip eden, her yeni çalışmada telsiz frekanslarından selamlaşılan altmışın üzerinde yabancı radyo amatöründen bir grup bile oluşmuş durumda.

DENİZ FENERLERİNDEN YAPILAN ÇALIŞMALARIN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

AKUT DXpedition Team, profesyonel iş hayatlarının yanı sıra, AKUT Arama Kurtarma Derneği'nde gönüllü olarak, yardıma ihtiyacı olan herkesin yardımına koşan; esas misyonlar radyo amatörlüğü olmasa da amatörlük hobilerini düzgün bir oluşum altında yapabilmek amacıyla bir araya gelmiş,esas amaçları DXpedition olan bir grup radyo amatöründen oluşmakta. TCSWAT ise esas meslekleri üniversite öğretim görevlisinden mimara, tıp doktorundan sivil savunma amirine dek farklılık gösteren radyo amatörlerinden oluşmakta. 

Afet haberleşmesine meraklı olan bu gruplar bir kaç sene önce özellikle bir afet anında ihtiyaç duyabilecekleri teknikleri geliştirmek üzere zaman zaman arazide çalışmalar yapmaya başladı. Bu teknikler arasında ilk akla gelenler, arazide anten kurmak, seyyar enerji kaynaklarıyla çalışmak gibi konulardı. Deniz fenerlerinden çalışma yapılırken hem tertemiz havada hoş bir ortamda haftasonu tatili geçirilirken hem de afet haberleşmesine yönelik bu becerilerin pekiştirilmesi sağlanmakta. Bundan güzel de bir tatbiki sistem bulunamazdı hemen hemen her hafta sonu önceliklerini değiştiren bu kişiler cihaz başına gecerek değişik koşullara uyum sağlayarak çalışmalarını yapmaktalar…

Bir dernek ya da benzeri yapılanma olmaksızın radyo amatörlüğüne gönül vermiş tüm katılımcılara kapılar açık tutulmakta. Ekip içinde tam anlamıyla yatay bir hiyerarşi olduğundan çalışmalarda tüm katılımcılar -imece usulü- elbirliğiyle hareket etmekte ve hedeflerine en iyi şekilde en kısa zamanda buluşmakta.

İleriki yıllarda dünyanın en eski deniz feneri olarak sayılan antik Patara kentindeki fener gibi pek çok fener grubun “havaya çıkarmayı” amaçladığı fenerler arasında. AKUT Dxpedition Team ve TCSWAT deniz fenerlerimizi yurt dışında tanıtmaya var güçleri ile çabalarken bizlere de bu kıymetlerimizi  hatırlatmaya çalışıyorlar..

Haziran ayında Brezilya'da yapılacak bir çalışmaya davet eden ekip bu çalışma için de hazırlıklarına devam etmekte ve gidiş programını hazırlamakta.


Grupların çalışmaları ile ilgili daha fazla bilgi ve görseli aşağıdaki web sayfalarından ve linklerden alabilirsiniz.

www.ta0u.com
www.tcswat.org.tr
www.akut.org.tr

'Radyo amatörü' ne demektir?


"Hiç bir maddi ve siyasi çıkar gözetmeksizin ve milli güvenlik gereklerine mutlaka bağlı kalmak şartıyla sadece kişisel istek ve çaba ile radyo tekniği alanında kendisini yetiştirmek amacıyla çalışan gerçek kişiler" (7 Nisan 1983 gün ve 2813 sayılı Telsiz Kanunu Madde 12)

Radyo amatörü ne yapar?

■ Her türlü acil durum ve doğal afet haberleşmesine hazırlanır,
■ Olağanüstü hal, afetler ve Acil durumlarda kazandığı deneyim ile bilgi birikimlerini ve telsiz istasyonunu Sivil Savunmanın hizmetine sunar.
■ Radyo Amatörlüğünün gelişmesi için çalışır,
■ Radyo Amatörlüğünün gelişmesi, yaygınlaşması, birlikteliğin ve beraberliğin süre gelmesi için etkinlikler, yarışmalar düzenler katılır,
■ Haberleşme tekniği ve elektronik tekniği alanında sürekli kendini yetiştirir,
■ Haberleşme için Telsiz istasyonu kurar, test eder, dener ve çalıştırır,
■ Kurduğu telsiz istasyonu sayesinde diğer ülkelere ülkesini tanıtır,
■ Olağanüstü hal, afetler ve Acil durumlarda ne yapılaması gerektiğinle ilgili çalışmalar yapar ve organizasyonlar düzenler,
■ Diğer zamanlarda acil hal haberleşmesini sağlayacak sistemleri geliştirir, haberleşme ağaları kurar ve bu ağaları çalışır halde, aktif olmasını sağlar,

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000