ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
Ercan-İstanbul seferini yapan Atlasjet Havayolları'nın, World Focus Havayolları'ndan ekibiyle birlikte kiraladığı MD83 tipi KK1011 sefer sayılı uçağı, uçağı havalandıktan sonra kaçırıp Antalya Havalimanı'na indirten hava korsanları Filistin asıllı Mısır uyruklu Mümin Abdülaziz Cuma Talikh ile Şanlıurfalı Mehmet Raşat Özlü, savcılıkta 16 sayfalık ifade verdi. El Kaide ile Suudi Arabistan'daki cezaevinde tanıştığını belirten Talikh, burada sempatizan olduğunu ve hiç eyleme katılmadığını söyledi. Suudi Arabistan'daki gizli El Kaide örgütünün kampında eğitim aldığını belirten Talikh, uçağı kaçırdığı bomba süsü verilmiş oyun hamurunu Ercan Havalimanı'ndan aldığını ve tuvalette elektrik kablosu, iki pil ve led ile bomba süsü verdiğini söyledi. Talikh, “X-Ray cihazından bunlar ayrı ayrı geçti ve kimsenin bunların birleşince ne olabileceği gibi bir düşüncesi yoktu'' dedi.

Lefkoşa-İstanbul seferini yapan Atlasjet uçağını 18 Ağustos Cumartesi günü kaçırıp Antalya Havalimanı'na indirten ve 5 saat süren ikna çabalarının ardından teslim olan hava korsanları 33 yaşındaki Mümin Abdülaziz Cuma Talikh ile 27 yaşındaki Mehmet Raşat Özlü, Antalya Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde 4 gün süren sorgularının ardından dün adliyeye sevk edildi. Sorgulamaların ardından tutuklanarak Antalya E Tipi Kapalı Cezaevi'ne konulan iki hava korsanı, Cumhuriyet Savcısı Sabri Yılmaz’a 3'er saatte toplam 16 sayfa ifade verdiler.

Mahkeme sorguları ise 3.5 süren zanlılar, TCK'nın 223/3 (Hava ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma), CMK'nın 314/2 (Silahlı terör örgütüne üye olma) ve TCK'nın 109/2 (Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) maddelerinden yargılandı. Tutuklanan Mümin Abdülaziz Cuma Talikh'in Cumhuriyet Savcısı tarafından sağlıklı bilgi alınamadığı gerekçesiyle yeniden sorgulanacağı öğrenildi. Özlü ve Talikh'in polis sorgulamalarından sonra oldukça yorgun olduğunun gözlendiği ve mahkemedeki sorgu sırasında da oldukça zorlandığı bildirildi.

Talikh dün savcılıkta verdiği ifadesine çocukluğu ile başladı. Filistinli bir baba ile Mısırlı bir annenin 3 çocuğundan birisi olduğunu anlatan Mümin Abdülaziz Cuma Talikh, Türkçe'de isminin ‘İslama inanan’ anlamındaki Mümin olduğunu söyledi. Babasının işi ve Filistin'deki çatışma ortamı nedeniyle ailesinin Libya'da yaşadığını ve kendisinin de Libya'da doğduğunu belirten Talikh, “2 yaşıma geldiğimde ailemin kararı ile Suudi Arabistan'a taşındık. Burada ülkeye çalışmaya gelen yabancı statüsündeydik. Çocukluğumu ve gençliğimi burada yaşadım'' dedi.

VÜCUTÇU OLACAKMIŞ

Hava korsanı Talikh, savcılığa ve mahkemeye verdiği ifadesinde vücut geliştirme de şampiyon olmak istediğini ancak bunun hapisle son bulduğunu belirterek şunları söyledi:

“Ben spor yapmayı seviyorum ve profesyonel sporcu olmak için hazırlanıyordum. Vücut geliştirme sporunu yapıyordum. Yaklaşık 2.5- 3 yıl kadar önce Riyad'da vücut geliştiren bir arkadaşım, davet edildiği bir gösteriye katıldı. Ben de izleyici olarak orada bulunuyordum. Bu olaylar sokakta gerçekleşiyordu. Tam bu sırada hükümet aleyhine olan bir grup gösteri yapmaya başladı ve bizim vücut gösterisi yapanların yanına doğru geldi. Bir anda ortalık karıştı. Suudi polisi benim de aralarında bulunduğum bir grubu gözaltına aldı. Hükümet aleyhine gösteri yaptığımı zannettiler ama ben böyle bir şey yapmamıştım. Orada 4 ay boyunca beni hapiste tuttular ve hakim karşısına çıkarmadılar. 4 ay hiçbir suçum olmadan Suudi cezaevinde kaldım. Kimseye derdimi anlatamadım. 4 ayın sonunda mahkemeye çıkardılar da benim tesadüfen orada olduğumu anlattım ve cezaevinden çıktım.''

EL KAİDE İLE TANIŞMA

Hava korsanı Talikh, El Kaide örgütü üyesi militanları ile cezaevinde tanıştığını söyledi. Kaldığı cezaevinde çok sayıda El Kaide örgütü üyesi olduğunu belirten Mümin Abdülaziz Cuma Talikh, şunları kaydetti:

“Beni onların yanına koydular. Aylarca onlar sahip çıktılar bana. Onlar ile oturdum, kalktım, namaz kıldım ve onlar tarafından eğitildim. El Kaide örgütünün misyonunu anlattılar. Zaten hepimiz müslümandık. Ben de onlarla birlikte olmak için söz verdim. Cezaevinden çıktıktan sonra cezaevindeki El Kaideci arkadaşların yönlendirmesi ile Suudi Arabistan'daki gizli El Kaide örgütünün eğitim kampına gittim. Burada sıkı bir eğitimden geçtik. Ayrıca ben bomba yapımı ve silah eğitimi aldım. Aylarca bu kampta eğitildik. Daha sonra kamptan çıktım ve kardeşim Mahmut Talikh'in bulunduğu Kıbrıs'a geçtim. Burada beklemedeydim. Örgüt herhangi bir görev verdiği anda eyleme geçecektim. Ancak herhangi bir görev vermediler. Bu arada kardeşim ile aynı üniversitede öğrenim gören Mehmet Reşat Özlü ile tanıştım. Bize inandı. Kıbrıs'tan sıkılmıştım. O da sıkılmıştı ve biz El Kaide örgütüne katılıp, Tahran'a gitme kararı aldık.''

TUVALETTE BOMBA YAPTIM

“Ancak tarifeli bir uçak bulamadık. İnternet'ten araştırdık, İngiltere'den bile aradık ama Tahran'a direkt giden uçak yoktu. Biz de İstanbul'a gidip, buradan Tahran'a gitmeye karar verdik. Uçağa binmek üzere Ercan Havalimanı'na geldiğimde, anında karar değiştirdim ve çocuklar için hediyelik eşya satan reyondan oyun hamuru aldım. İki küçük elektrik kablosu ve iki pil ve led (küçük ışıklar) aldım. X-Ray cihazından bunlar ayrı ayrı geçti ve kimsenin bunların birleşince ne olabileceği gibi bir düşüncesi yoktu. Tuvalete gittim ve kısa sürede hazırlayıp çıktım. Elimde gerçeğini aratmayan sahte bir C-4 bombası vardı. Bir anlık kararla başladım ve uygulayarak uçağı kaçırdım. Tahran'da bize yardım edeceklerdi. Kimin edeceğini orada öğrenecektik. Zaten bağlantılar vardır. Oradan Afganistan'a, ardından Taliban kardeşlerimizin yardımı ile El Kaide örgütünün ön saflarında yer alacaktık. Tüm bu olanlardan sonra Filistin halkının dostu olan Müslüman Türkleri üzdüğüm için pişmanım.''

URFALI MEHMET'İN İFADESİ

Sevgilisinden ayrıldığı için depresif günler geçiren ve bir an önce Kıbrıs'tan çıkmak isteyen Mehmet Reşat Özlü ise “Kıbrıs'ta biz en alttaydık. Herkesin bol parası var ve kumarhaneler dolup taşıyor. İyice bunalmıştım ve Mümin abi ‘Hadi El Kaideye katılalım’ deyince düşünmeden ‘Olur’ dedim ve katıldım. Sonra uçakta söyledi bana ‘Uçağı kaçıralım’ diye. Yine ‘Olur’ dedim ve o ne dediyse yaptım. Ben çok pişmanım böyle bir olaya karıştığım için. Herkesten özür diliyorum'' diye ifade verdi.

ÖZLÜ'YE MADDİ YARDIM

Özlü’nün ekonomik durumunun kötü olduğunu, öğrenim hayatının da başarılı geçmediğini ve KKTC’de inşaat işlerinde çalıştığını bildiren yetkililer, Talikh’in bu durum karşısında, ‘kollama ve yardım’ amacıyla, Özlü’yle geçen ay Girne’de taşındıkları evin kirasını ve depozitosunu ödediğinin belirlendiğini bildirdi. Özlü’nün savcılıktaki ifadesine göre, Filistin uyruklu Talikh’in, Girne’de sadece kaldıkları ev ve internet kafe arasında geçen bir yaşantıya ve anti sosyal bir kişiliğe sahip olduğu da ortaya çıktı.

GOOGLE EARTH'TE İNCELEME

Uçak kaçırma eyleminin yönlendiricisinin Talikh olduğu, iki hava korsanının, eylemi, olayın gerçekleştiği 18 Ağustos'tan 5 gün önce planladıkları öğrenildi. Talikh’in, uçağın kaçırılma noktasını önce Hollanda olarak düşündüğü, ardından da ‘ABD ve İsrail’in etkisinde kalmayacak ülke olarak İran’ı belirlediği ve uçağı Tahran’a indirmeyi planladığı’ belirtildi. Uçak kaçırma fikrinin doğmasıyla, Talikh’in internetteki Google Earth’teki uydu fotoğraflarından Tahran-Lefkoşa ve Lefkoşa- İstanbul arasındaki mesafeleri incelediği de tespit edildi.

KARŞINIZDA UTANIYORUM

Talikh’in KKTC’de de güvenlik görevlisi olarak işe başladığı ve iki gün sonra ayrıldığı yönünde bilgilere ulaşılırken, Talikh’in çalışmamasına karşın kaynağı belirlenmeyen paralarla yaşamını sürdürdüğü belirlendi. Lise mezunu olan Talikh’in, ifadelerinde Filistin halkını çok sevdiği, teslim olmalarıyla sonuçlanan uçak kaçırma eylemini, ‘kararlılıkla’ planladığı ve gerçekleştirme hedefini ortaya koyduğu belirtildi. Mümin Abdülaziz Cuma Talikh’in, ifadesinde, Filistin halkına destek veren Türkiye’yi, uçak kaçırma eylemlerinin hiçbir şekilde hedefi görmediklerini söylediği, hatta uçakları araştırırken Türk Hava Yolları uçağını özellikle hedef haline getirmekten kaçındıklarını ve Türk uçağı olduğunu bilmedikleri özel hava yolu şirketi Atlasjet’i tercih ettiklerini ifade ettiği öğrenildi. Talikh ve Özlü’nün ifadelerinde, Türkiye sınırlarında sona eren eylemleri için her ikisinin de ‘pişmanlık’ duyduklarını söyledikleri öğrenilirken, Talikh’in, Cumhuriyet Savcısı Sabri Yılmaz’a, “Türk Savcısının karşısına şüpheli olarak çıkmaktan utanıyorum'' dediği bildirildi.

HİÇ NAMAZ KILMADILAR

Antalya Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde 4 gün boyunca iki ayrı 7 metrekarelik hücrelerde tutulan Mümin Abdülaziz Cuma Talikh ve Mehmet Reşat Özlü'nün hiç namaz kılmadıkları öğrenildi. Sigara tiryakisi olan Özlü'nün zaman zaman polislerden sigara istediği belirtildi. Her gün duş alan iki hava korsanından Talikh, mahkemeye çıkmadan önce uçaktan alınan valizinden aldığı tişört ve pantolonunu değiştirdi, Özlü ise kıyafetlerini değiştirmek istemedi. Savcılık, Mümin Abdülaziz Cuma Talikh'in kimliğinin gerçek olup olmadığını araştırıyor. Antalya Cumhuriyet Savcılığı, İnterpol'e yazarak Mümin Abdülaziz Cuma Talikh'in pasaportta yazan kişi olup olmadığını tespit etmeye çalışıyor.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000