Son bir ayda 30’dan fazla kadın öldürüldü!

Kadın cinayetlerini önlemek için alınması gereken önlemleri uzmanlar HABERTURK.COM'a değerlendirdi

06 Eylül 2010 Pazartesi, 12:40:05
Son bir ayda 30’dan fazla kadın öldürüldü! Sonra Oku

ECE GÖKSEDEF / HABERTURK.COM

Eşini öldürüp ardından intihar eden, kendisiyle artık birlikte olmak istemeyen eski eşi veya sevgilisini 'ya benim ol ya hiç olma' düşüncesiyle öldüren, kadının 'yanlış' hareketi karşısında kendini tutamayıp cinayet işleyen ve 'haksız tahrik indirimi' alan erkekler... Hepsinin cinayetleri aslında planlı, hepsinin fiilleri hem toplumsal hem de hukuksal olarak meşru bir zemine oturtulabiliyor. Peki, bu cinayetlere kurban edilen kadınların hatası ne?

Kadınların hatası 'kadın' olmak. Her zaman sınırlarını bilmesi gereken bu cinsiyete ait limitleri, normları aşmaya çalışmak. Toplumun yüklediği görevleri layıkıyla yerine getiremeyen bu kadınlara, toplumun 'erk'leri olan erkekler haddini bildiriyor, düzen hiç şaşmıyor. İranlı Sakine’ye devlet eliyle verilen ölüm cezası tüm dünyadan tepkiler alırken; Türkiye’deki kadınlara da aynı ceza, devletin önlem almaktan ve müeyyide uygulamaktan kaçınan tutumu sebebiyle, kocalar veya babalar tarafından veriliyor.

Sadece son bir ayda gelen haberler, durumun ciddiyetini ve biran önce önlem almanın gerekliliğini ortaya koyuyor. Boşanmak isteyen eşine kızınca içinde bulundukları otomobili denize sürüp tüm ailesini öldürmeye çalışan A.S; birlikte yaşadığı kadına kızınca hem onu hem de kadının ailesinden 3 kişiyi öldüren M.Ş; ‘nişanlandığını bilmediği’ kız kardeşini erkeklerle geziyor diye öldüren H.Y; yemeği iftara yetiştiremeyen karısını 11 yerinden bıçaklayarak öldüren R.D ve bunun gibi daha birçok haber geldi son birkaç haftadır…  

Kadın cinayetlerinin sayısının durmadan arttığı bugünlerde, konuyla ilgili alınması gereken önlemleri uzmanlara sorduk.

ERKEK ÇOCUKLARIN EĞİTİM ALMASI GEREKİYOR
Prof. Nilüfer Narlı
Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı

Kadın cinayetlerine karşı kanunların yaptırımı için daha fazla çaba sarfetmek gerekiyor.  Şuanda kadına karşı şiddeti önlemek için kanunlar var; ama yaptırımlar yetersiz.  Diğer sorun ise, Türkiye’de kadına karşı şiddetin bir sorun olmadığı düşünen bir mentalite var. Türkiye’de kadına karşı şiddetin bir sorun olmadığı anlayışının değişmesi için daha fazla eğitim gerekiyor. Eğitimden bahsettiğim yetişkin eğitimi, örgün eğitimi değil burada. Eğitimi çocukların ailede alması gerekiyor, kadına karşı şiddetin yanlış olduğunun öğretilmesi gerekiyor çocuklara. Özellikle erkek çocukların eğitim alması gerekiyor liselerde ortaokullarda. Bunlar gerekli; kanunların yaptırımları, toplumdaki anlayış ve eğitim.

DEVLET YASAL GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRİRSE ARKASI GELİR
Hülya Gülbahar
Avukat, eski KA-DER Yönetim Kurulu Başkanı

Gerçekten bu iş için ciddi bütçe oluşturulmalı. Bütün bakanlıklar elele vererek, kadın cinayetlerini önleme programı oluşturmalı. Gelen, intihar etmek zorunda bırakılan kadınlar için Kadın Sığınakları, Danışma Merkezleri, kadınlara iş ve barınma olanağı sağlanması da içinde olmak üzere ciddi ve yeterli bir bütçe ayrılmalı bu konuya. Tabi hepsinden önce ‘kadınlar ve erkekler farklıdır, Türk toplumu muhafazakardır, kadın kadınlığı bilsin; erkek erkekliğini bilsin’ zihniyetinden vazgeçmesi lazım devletin.

Devletin görevi, yerleşmiş cinsiyetçi rol kalıplarını değiştirmektir. Bir kere Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Ayrımcılığın Tavsiyesi Sözleşmesi ‘Türkiye’de de yasa hükmündedir’. Devletlere hiçbir dini inancı, geleneği, göreneği, örf ve adeti bahane etmeksizin kadınlara yönelik ayrımcılığı tavsiyesi görevi vermektedir. Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Şiddetin Tavsiye Edilmesine Dair Bildiri, devletlere kadına karşı şiddetle mücadelede hükümet bütçesinden ciddi bir pay ayırma görevi vermektedir. Devlet bu yasal görevleri yerine getirse arkası zaten gelir.

Türkiye’de sığınaklar yetmiyor. 50 tane oldu deniyor ama aynı anda aktif olarak çalışan 50 adet sığınak bulmanız imkansız. 1000’lerce sığınak gerekiyor Türkiye’ye. Kamuya ait sığınakların bir bölümü, sokakta kalan kadınlar da dahil amaçları dışında kullanılıyor. Belediyelerin danışma merkezleri de belediyenin zihniyetine göre kullanılıyor. 3 yıl süren tadilatlara alınıyor mesela, en son İstanbul’da Fatih Belediyesi’nin sığınma evi tadilattaydı, açıldı mı bilmiyorum. Kars Belediyesi’nin mesela muhteşem bir binası var, yeterli harika bir bina tahsis edildi ama şuanda danışma merkezi hizmeti verilmiyor. Kadınların başvurabileceği bir yer yok bir kere, kadın nereye gidecek? Sorunlarını paylaşacağı, sohbet edeceği hiçbir yer yok.

YASALAR ERKEĞİ TOLERE EDİYOR
Ali Bulaç
Gazeteci, Yazar

Bu kadın cinayetleri maalesef her gün biraz daha artıyor. Sadece Türkiye’de değil, batı dünyasında da kıskançlığa dayalı, veyahut anlaşmazlığa dayalı bu tür olaylar cinayetle sonuçlanıyor. Bunun özellikle altını çizmek lazım.
 
Yeterli önlem alınmıyor. Bunun sebebi de yasalar buna göre düzenlenmiş değil, erkeği tolere ediyor bu kadın cinayetlerinde. Cezai müeyyideleri sağlama almak, ağırlaştırmak lazım. Toplumu daha duyarlı hale getirmek lazım. Özellikle bizim gibi toplumlarda kanaat liderlerinin, din adamlarının bu konuda çalışması, toplumu bilgilendirmesi lazım. Ne olursa olsun kıskançlıktan dolayı, itaatsizlikten dolayı bir insanı, bir kadını öldürmek çok ağır bir suçtur. Bunun topluma anlatılması lazım. Üstelik artık malesef meydanlarda, herkesin gözü önünde yapılıyor. Devletin müeyyideleri artırması, din adamlarının toplumu bilgilendirmesi icap eder. Tabi diğer STK’lara ve medyaya da burada büyük görevler düşüyor.

Yaşam Haberleri

Tüm Yaşam Haberleri