'En çok istismar 0-4 yaş arasında'
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürü Murat Koçak, Çocuk İstismarını Önleme Sempozyumu öncesinde HT PAZAR'ın sorularını yanıtladı
HT PAZAR / NUR TOPRAKOĞLU
19 Kasım’ın Dünya Çocuk İstismarını Önleme Günü olduğunu biliyor muydunuz? Ülkemizde cinsel istismar mağduru çocukların yüzde 83’ünün kız olduğunu biliyor muydunuz? Peki istismar açısından en çok risk taşıyan yaş grubunun 0-4 arası olduğunu biliyor muydunuz? İşte tüm bu acı gerçeklerle yüzleşip taşın altına elini koyan isimlerden biri İstanbul Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürü Murat Koçak, 18-19 Kasım’da, kamu kuruluşları, akademik çevreler ve sivil toplumun biraraya geleceği Çocuk İstismarını Önleme Sempozyumu öncesinde HT Pazar’ın sorularını yanıtladı. Konuyla ilgili yakında olacaklara dair haberler verdi...
Çocuk istismarı Türkiye’de sık rastlanan bir durum mu?
Az değil. Başka ülkelerde yapılan mağdur araştırma anketleri var. Sadece polis verilerine değil hastane verilerine de bakıyorlar. Çeşitli kurumlarda kayıtlar tutuluyor ve bunlar bir elde toplanıp analiz ediliyor. O ülkelerde de çocuk istismarı suçları ve aile içi istismar çok yüksek. Neticede insan aynı insan.
Toplum bu konuda ikiyüzlü mü?
İnsanlar bu tür hadiselere arkasını dönüyor gibi. İkiyüzlülükten değil de kendimize yakıştıramıyoruz.
‘GERÇEK SAYILARI BİLMİYORUZ’
Buz dağının ne kadarıyla yüzleşmiş durumdayız?
Evet, buz dağı. Gerçek sayıları bilmiyoruz.
Daha ne kadar karanlıkta kalacak bu durum?
Bu konuda müracaat da olmuyor. İnsanlar oturdukları mahallede hangi çocuk ailesinden dayak yiyor, işkence görüyor biliyor. Cinsel istismar konularını bilmeleri zor ama fiziksel şiddet olaylarını biliyorlar. Ama çoğu zaman bildirmiyorlar. Annedir, babadır dövebilir gibi düşünülüyor. Onun da bir ölçüsü var. Kimse çocuğunu terbiye etmek için kolunu kırmaz.
Üvey annesinin öldürdüğü küçük Abdülkadir olayında da aynı şey yaşandı değil mi?
Bütün mahalle biliyormuş ama polise şikâyet yok. Bu tür suçların açığa çıkması çok önemli. Mücadelede geri kalmamızın bir nedeni de bu tür suçların açığa çıkmaması. Rehber öğretmenlerin, doktor ve hemşirelerin duyarlılığını artırmak lazım. Çocuk İstismarını Önleme Sempozyumu’na bu kurumların görevlilerini çağırdık.
Sıklıkla karşılaştığınız örnekler neler?
Dünyadan akademik çalışmalar 0-4 yaş arasının en çok risk taşıyan grup olduğunu gösteriyor. Yine istismardan dolayı en çok ölüm yaşanan yaş grubu da 0-4. Türk Ceza Kanunu’nda cinsel istismarın tanımı var ama çocuk istismarının tanımı yok. Akademisyenler çocuk istismarını iki şekilde tanımlıyor: Çocuğun üzerinde otorite sahibi olan kişilerin çocuğun ruhsal ve fiziksel gelişimini etkileyecek kötü davranışlarda bulunması, birincisi. Diğeri; yetişkinlerin, çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimini engelleyecek kötü muamelede bulunması. Dört çeşit istismar üzerinde duruluyor:
1- İhmal (Çocuk aç, çıplak bırakılıyor. Yalnız olduğunu, dünyada kimsenin yardım etmeyeceğini öğreniyor.)
2- Duygusal istismar (Çocuk sürekli aşağılanıyor, korkutuluyor. En yaygın ve en az şikâyet konusu olan istismar türü.)
3- Fiziksel şiddet (Dayak atma, işkence)
4- Cinsel istismar
Siz hangi aşamada devreye giriyorusuz?
Suç varsa devreye giriyoruz. İhmal ve şiddet de Ceza Kanunu’nda yer alıyor.
Çocuklar kendini korumak için nelere dikkat etmeli?
Çocukları bilgilendirirken istismar kelimesini kullanmıyoruz. Aynı yüzme öğretirken “boğulursun” denmemesi gibi.
Peki bu eğitimler ilköğretim okullarında mı yapılıyor?
Geçen yıl pek çok ilköğretim okuluna gidildi. Bu sene biraz daha büyük organizasyonlar yapmayı düşünüyoruz.
‘ZENGİN AİLELER ORTAYA ÇIKMADAN ÇÖZÜYOR’
Suça itilen çocuklar genelde istismar kurbanı mıdır?
Her istismara uğrayan çocuk suçlu olacak diye bir şey yok. Ama araştırmalar çocukluklarında istismara uğrayanların dört türlü davranış geliştirdiğini gösteriyor: Mağdur olmaya devam ediyor, istismarcı oluyor, bağımlı oluyor, suça yöneliyor. Bunların çoğunlukla mala karşı suçlara yöneldikleri söyleniyor.
Neden hırsızlık gibi bir davranış gelişiyor?
Psikolojiyle alakalı olabilir. Suçu izah ederken psikolojik ve biyolojik faktörler de devreye giriyor. Ama en önemlisi sosyal etkiler. İstismara uğrayan çocukların hayatında kayıp hadiseleriyle ilgili bir bağlantı var. Ev güvenli değilse, çocuk dışarıyı daha güvenli buluyor. İhmal ediliyorsa, aç bırakılıyorsa karınını sokakta doyuruyor. Sokakta suç ve bağımlılık yapan maddeyle karşılaşıyorlar. Çocukları korumada çocuk istismarını önlemek ve madde bağımlılığıyla mücadele çok önemli. Bu konuda bazı projelerimiz var, yakında hayata geçireceğiz.
Nedir onlar?
Projelerin uygulanabilmesi için hiçbir bilgi veremeyiz.
'AMACIMIZ KAMUOYUNU BİLİNÇLENDİRMEK'
Sempozyumdan beklentiniz ne?
BM’nin kabul ettiği 19 Kasım Dünya Çocuk İstismarını Önleme Günü’nde çeşitli ülkelerde etkinlikler yapılıyor. Konu kamuoyunun gündeminde tutuluyor. Amacımız, çocuk istismarının önlenmesi için insanların bilinçlenmesi. Çocukların öğrenmesi gereken şeyler, ailelerin ve kurumların kendi başlarına yapabilecekleri şeyler var. Devletin bu konuda politikaları eksikse dikkatin bu yöne çekilmesi gerek. Kamu çalışanlarının istismarı öğrendiklerinde ne yapacaklarını anlatan klavuz kitap hazırlamak istiyoruz.
Devletin eksikleri neler?
Bu sorunların ortaya çıkması için sempozyumu düzenliyoruz.
'MAĞDUR ÇOCUK YAŞADIKLARINI OYUN SIRASINDA ANLATIYOR'
39 ilçede bulunan çocuk büro amirliklerinde süreç şöyle işliyor:
Mağdur çocukla psikoloğumuz görüşüyor. Çocuğun psikolojik yönden değerlendirme raporunu hazırlıyor. Psikolog da ifadede bulunuyor. İfade kameraya kaydediliyor. Tek bir kopya hazırlanıyor, bu CD savcılığa gönderiliyor. Burada amaç çocuğun ifadesinin defalarca alınmaması. Çocuklar bu süreçte çok yıpranıyor. Artık çocukların ifadesi karakolda değil, Çocuk Büro’da alınıyor. Çocuğun ifade vermesi uzun bir süreç, psikolog oyuncaklarla çocuğu ifade verebilecek hale getiriyor. Çocuk yaşadıklarını oyun sırasında anlatıyor.
YARGITAY'IN N.Ç. KARARI
Prof. Dr. Gökhan Oral (İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı)
“Yargıtay’dan çıkan kararın kendisini görebilmiş değiliz. Yargıtay açıklamasında dosya Ceza Genel Kurulu’na gidecek diyor. Eğer Yargıtay’ın kararı bu yöndeyse üzerine konuşulacak çok şey olacak. Ancak burada çok tatsız bir şey daha ortaya çıktı, çocuk istismarının da istimar edildiğini gördük. Hakikaten eleştirilecek, istismara çanak tutan bir karar olabilir ama bunu tartışma biçimiyle siz çocuğu istismar ediyorsunuz. Pedofilinin dini, dili, sosyal ekonomik seviyesi, siyasi kimliği filan yoktur. Toplumun refleksinin bu zeminden başlaması gerekir. Konunun benim için en anlamlı yeri budur.”