"Sesinizi duyuyor, sizinle üşüyoruz"
Van'da yaşanan depremin yaralarının sarılmasına çalışılırken, deprem yüzünden okulları yıkılıp çadırlarda eğitim gören Vanlı çocuklara Bursa Polisi elini uzattı
Uğur USLUBAŞ / BURSA (AHT)
Çocukların tek tek adresini belirleyen polis, 600 çocuğun Bursa'daki yaşıtları ile mektup arkadaşlığı kurmasını sağladı. 315 çocuk ve gence de kırtasiye yardımı yapıldı. Mektuplardaki ifadeler duygulandırdı.
Bursa Emniyeti Çocuk Şube Müdürlüğü, örnek bir projeyi hayata geçirdi. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Büro Amirliği'nde görev yapan Psikolog Nesibe Aydın, Kızılay aracılığıyla geçtiğimiz aylarda Van'a giderek depremzede çocuklarla görüştü. 10 gün süren görüşmelerin ardından, çocukların ihtiyaçlarının karşılanması, kendilerini yalnız hissetmemeleri ve ülke genelinde bulunan yaşıtlarının onların acılarını paylaştıklarını gösterebilmek amacıyla kampanya başlatıldı.
Çocuk Şube Müdürlüğü'nün başlattığı kampanya ile Van'da Mevlana evlerinde kalan 6-20 yaş aralığındaki çocuk ve gençler için harekete geçildi. Bu kapsamda, Bursa'da bulunan 14 lise ve ilköğretim okulu ile görüşülerek bu çocuklar için mektup arkadaşları belirlendi. Mektup yazan çocuklar, Vanlı yaşıtlarının acılarını hafifletebilmek amacıyla duygu ve düşüncelerini içtenlikle dile getirdi. Hazırlanan 600 mektup ile birlikte, kalem, defter, silgi, not defteri, kalemtıraş, kalemlik gibi yaklaşık 20 parçadan oluşan toplam 315 çocuğa verilecek kırtasiye malzemesi toplandı. Ayrıca sınavlara hazırlık kitapları bulunmayan lise öğrencileri için hazırlık kitapları temin edildi. Toplam 10 kolilik yardım paketi, 600 mektupla birlikte Mevlana evleri ve çadırlarda kalan depremzede öğrencilere verilmek üzere Van'a gönderildi. Böylelikle, zor şartlarda eğitim gören depremzede öğrencilerin karne sevincine, Bursalı arkadaşlarından gelen mektupların eşlik etmesi sağlandı.
"SİZ SOKAKTA YATARKEN, BİZ SICAK YATAĞIMIZDA ÜŞÜYORUZ"
Gönderilen mektuplar arasında duygu dolu yazılar dikkat çekti. 10. sınıf öğrencilerinden Fatmanur Uygun'un bir ilköğretim öğrencisine "Küçüğüm" başlığı ile yazdığı mektup yürek burkuyor. "Biliyorum ki çok kötü günler geçirdiniz, geçiriyorsunuz da" diye başlayan mektup, şu ifadelerle devam ediyor: "Sen daha hayata acemiyken kaldıramayacağın ağır yük gelir üzerine, keşke senin üzerindeki ağırlığı hafifleteceğim gücüm olsaydı. İnan bir saniye bile düşünmezdim. Ama sen ne olursa olsun o umudunu, sevincini, hayalini kırma, bitirme, acı günün elbet geçecek."
"Siz sokakta yatarken, biz sıcak yatağımızda üşüyoruz, çünkü hep sizi düşünüyoruz" diyen Uygun'un şu sözleri ise duyarsız büyüklere örnek olacak nitelikte: "Şunu asla unutma ki dünya da yıkılsa bizler her zaman senin yanında olacağız. Gücüm yettikçe, kolum uzandıkça omzunda olacak elim."










