"İçimde muhafazakâr bir taraf var"

Rüştü Reçber'in eşi Işıl Reçber, Helin Avşar'a konuştu

31 Mart 2013 Pazar, 04:15:32Güncelleme: 16:41:26
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Rüştü Reçber'in eşi Işıl Reçber, Helin Avşar'a konuştu Sonra Oku

Helin Avşar - HT PAZAR

Yağmurlu bir İstanbul gününde Boğaz kenarında buluştuk Işıl Reçber'le... Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın eski kalecisi Rüştü ile uzun yıllardır devam eden evliliklerinin sırrını merak edip duruyordum ne zamandır. Üstelik iki de çocukları var. Bir de Işıl top modelleri kıskandıracak kadar güzel... 

 Galeri için tıklayınız...

Seni İzmirli sanıyordum, Antepliymişsin...
Antep ve Arnavut karışımıyım. Anne tarafım Arnavut. Antalya'da büyüdüm.
Antep'in yemekleri meşhurdur. Nasıl bu kadar zayıf kalabiliyorsun?
Yemeklerini yiyorum ama "Yapabiliyorum" dersem yalan. Yöresel yemekler çok zor. Bana ağır geliyor.
Rüştü'yle Antalya'da mı tanıştınız?
Evet. Bir ayağımız İstanbul'daydı... 

'FLÖRTE ÇOK YATKIN DEĞİLDİM'
Çok gençmişsiniz tanıştığınızda...

Bir arkadaş ortamında tesadüfen, 17 yaşındayken tanıştım.
İlk görüşte aşk mı yoksa tanıdıkça mı ilerledi?
O dönem okula odaklanmıştım. Yaşımda küçük olduğu için flörte çok yatkın değildim.
Ailen katı mıydı?
Değildi ama ben biraz zordum. Bu yüzden hayatıma birinin girmesi de kolay olmadı. Çok küçük olduğum için aklımın ucundan bile geçmiyordu. Rüştü'yle tanıştığım dönemde, Antalya'da herkes birbirini tanırdı. Şimdi çok kozmopolit bir şehir oldu. Dıştan ne kadar modern gözüksem de içimde muhafazakâr bir taraf var. Bu yüzden arkadaş ilişkilerim çok kolay olmaz. Özel hayatımda çok dikkatliyim. Rüştü'yle tesadüfen tanıştığımızda sadece tanışıklıktı, aşk diye bir şey olmadı benim için.
O zaman Rüştü Antalyaspor'da mı oynuyordu?
Arkadaşım, Rüştü'yü "Antalyaspor'un kalecisiydi, Fenerbahçe'ye imza attı. Tanırsın belki" diye tanıttı. "Hayır tanımıyorum. Çok memnum oldum. Tebrik ediyorum" dedim ve vedalaştık. Okuldan çıkmıştım, tam sınav dönemiydi. Rüştü daha sonra, beni ilk gördüğünde "Evleneceğim kız" diye düşündüğünü söyledi. Ben de tanıdıktan sonra âşık oldum. Beni ikna edinceye kadar, 2 sene çok çaba sarfetti. 
Başarılı sporcuların etrafında güzel kızların olduğunu biliyoruz. Hiç kıskanmadın mı?
O zamanlar "Futbolcu" dediğinizde çapkın, gece âlemini seven bir intiba vardı. Ben de öyle düşünüyordum. Amacı gezmekse, "Neden bu kadar ısrar ediyor" diye düşündüm ve sordum. Bana öyle bir cevap verdi ki, kaldım. "2 senedir senden umut verici bir hareket görmediğim halde çaba sarf ediyorsam, amacım ne olabilir? Sana âşık oldum, ciddi düşünüyorum. Lütfen fırsat ver" dedi. Evime her gün kırmızı gül gönderdi. Evde değilsek terasa atarlardı gülleri.
Türk filmi gibi... 
Hikâyemiz roman olabilir. Sınavda başarılı olduğumda hemen bir notla tebrik gelirdi. Okulun basket takımındaydım. Bir seferinde bacağımı kırmıştım, ertesi akşam çiçekle geçmiş olsun diledi. Her şeyimden haberi vardı.

'RÜYA MI ŞOK MU?'
Ailen ya da arkadaşların "Futbolcudan eş olmaz" dedi mi?
Rüştü'yle flört etmeye başlamıştık. Üçüncü görüşmemizde "Seni buradaki eski kaptanımın ailesiyle tanıştıracağım. Bu zamana kadar kimseye âşık olmadım. Seni çok merak ediyorlar" dedi. Akşam eve gittiğimde çok güzel bir masa, çiçekler, iki yüzük vardı. "Neler oluyor" diye sorduğumda eski takım kaptanı Adnan Ağabey "Elini uzat" dedi. Yüzüğün birini bana, diğerini de Rüştü'ye taktı, kurdeleyi ortasından kesti.
Rüya gibi...
Rüya mı şok mu? Biz birbirine çok bağlı bir aileyiz. Çok büyük bir sülalemiz var. Bu zamana kadar ailede böyle şey olmamış. Aklımdan aileme ne cevap vereceğimi geçiriyordum o an.
Futbolcu olmasından mı yoksa gerçekten karakterinden mi etkilendin?
Futbolculuğunun etkisi olmadı. İnsanlar beni şu an ki yaşantımla tanıyor ama bir de geçmişim var. Dört dörtlük bir aileden geldiğim için uçarı şeylere heves eden, bir an önce evlenmek isteyen bir tip değildim.
Evde annenin mi sözü geçerdi babanın mı?
Tabii ki babamın sözü geçerdi ama annem de çok baskın bir karakterdi. Eğitimci bir annenin kızıyım. En ufak bir hatamda doğrusunu gösterirdi.

'İZİN VERMEZLERSE KAÇACAĞIMI SÖYLEMEMİ İSTEDİ'
Rüştü'ye dönelim istersen.

Sözlendikten sonra tatillerinde Antalya'ya geliyordu. Basın da merak etmeye başladı. Gizlice takip edip habersiz çekmişler. Bir gazetenin arka sayfasınDa "Rüştü'nün gizli nişanlısı" diye haberimiz çıktı. Ailem de bu haberle olanları öğrendi.
Ailenden saklıyor muydun?
Sakladım. Çünkü söylemek kolay değildi. Haber yayınlandıktan sonra ailemin karşısına çıktım. Olayların çok çabuk geliştiğini, Rüştü'yü sevdiğimi söyledim. Annem çok tepki gösterdi. Rüştü'nün beni üzmesinden korkuyordu. Aramızdaki yaş farkını da sorun olarak görüyordu. Babam bana çok güvenirdi, annemi o sakinleştirmiş. Onlardan Rüştü'yü tanımalarını istedim. Rüştü de haber çıktıktan sonra günde otuz kere arayıp baskı yapıyordu. Ailemle konuşmamı, izin vermezlerse kaçacağımı söylememi istiyordu. Sonra tanıştılar, kararlı olduğumuzu gördüler. 
Komik bir sürü hatıranız vardır sizin...
Çok zordum. Yanıma yaklaşamazlardı. Rüştü'yle aramızda ufacık bir şey olduğunda küserdim. Aileler tanıştıktan sonra nişanı resmileştirdik, 6 ay sonra da evlendik. Kızımın da böyle bir şey yaşamasını çok istiyorum. 
Günümüzde evlilikleri ayakta tutmak çok zor. Özellikle de bir futbolcunun eşi için daha zor.
Dışarıdan modern görünsem de ciddi muhafazakâr yargılarım var. Modernlik sadece giyimkuşamla olmuyor. İnsanın birtakım değer yargıları olması gerekiyor. Benimkiler hep aynı kaldı. Eşimle en uyuşan yanımızda buydu. Modern olmak için bazı şeyleri feda etmek doğru değil. Bir yanlışlık ya da değişiklik gördüğüm zaman kıskançlık ve tahammül edememe devreye girer.
Çok hoş bir kadınsın. Rüştü seni kıskanmıyor mu?
O yapı olarak benden biraz daha kıskanç. Evde Rüştü'nün "Hayır" dediği hiçbir şey gerçekleşmez. Ama evin koordinatörü benim. Rüştü bilir ki ben onu 40 kere düşünmüşümdür, o yüzden kabul eder. Düşüncelerime saygı gösterir.

'BOŞ DURAN BİRİ DEĞİLİM'
"Futbolcu eşi" dendiğinde aklıma ilk gelen isim seninki...
Bunun için çaba sarf etmedim. Boş duran biri değilim. Yaptıklarımın etkisi var. İki çocuk büyütüyorum. Yardım kuruluşları için çalışıyorum. Sosyal hayatım var, kitap okurum, kendime dikkat ederim, spor yaparım, iki yabancı dil biliyorum. İnsanlar bunları görüyor ki bana saygı gösteriyor. Diğer futbolcu eşlerinden önde olmak gibi bir çabam yok.
Takım yenildiğinde Rüştü'yü nasıl hayata döndürüyorsun?
Rüştü duruşuyla tüm Türkiye'nin tanıdığı biri. Yenildiklerinde psikolojisinin çok bozulduğu oldu. Böyle zamanlarda Rüştü içine kapanırdı. Biz de onu anlardık. Çocuklarla konuşup durumu anlatırdım. Çocuklar onun için antidepresan. Zaten kısa bir sürede toparlanır. Çok ciddi bir maçta başarısız sonuç alıp sadece idmanlara gitmek için dışarıya çıktığını biliyorum. Biz de onunla evde kalırdık.
Kimi zaman eşinle dışarı çıkmak istiyorsundur ama onun ertesi gün maçı olabilir.
Bayramlarda, yılbaşında, herkesin ailece tatil yapıp gezdiği zamanlarda ondan ayrı olduğumuzu çok bilirim.
Oğlun futbolcu olmak istiyor mu?
Evet, hem de çok. Çok yetenekli. Çocuk anne karnında maçla büyüdü. Hayatı maç. Salonumda iki kale var. Her gün 3-4 kere maç yapıyorlar.

'Tek bir dostum var'

Yeni futbolcu gelinlerimiz var biliyorsun! Onları nasıl değerlendiriyorsun?
Onlar bana göre biraz daha tecrübeli. Ben çok küçük yaşta evlendim, hemen anne oldum. Ciddi sorumlulukları olan bir eşi kaldırmak benim için kolay değildi. Çok güçlü bir karakter ve altyapı istiyordu. Allah'tan bende vardı. Şimdikilere baktığımda daha tecrübeliler.
Daha mı kolay işleri?
Evet. Çünkü flört ettikleri dönemde zorlukları ve kolaylıkları görme şansları oluyor. Benim öyle bir şansım olmadı. Gerçi ben çok doğru yaptığımı düşünüyorum.
Sanatçıdan dost olmaz derler. Futbolcu eşlerinden dost olur mu?
Evlendiğim günden beri uzun vadede devam eden tek bir dostum var. Dışarıdan izlediğimde kendi aralarında güzel dostlukları olduğunu görüyorum ama ne derece gerçek bilemem.

'Belki ileride bir sürprizim olur'

Modayla ilgili bir şey yapıyor musun ya da yapacak mısın?
Bu bana hep soruluyor. Modayı çok seviyorum. Benim için bir tutku ama bunu modayla ilgili bir şeyler yapmak için kullanmıyorum. Sadece keyif aldığım için yapıyorum. Stilimi tanıtmak, insanlara "Siz de ister misiniz" diye sormak gibi bir derdim yok, ama belki ileride bir sürprizim olur.
Uyguladığın özel bir diyet var mı? Hangi sporları yapıyorsun?
Uzun zamandır bir altyapım var. 8 senedir pilates yapıyorum. Arada Uzakdoğu sporları da yapıyorum. Yediğime çok dikkat ediyorum ama her şeyden az yerim. Gece hayatım yok, içki ve sigara kullanmıyorum. Bunların hepsi etkili. Dengeli besleniyorum. Çok fazla kırmızı et tüketmemeye çalışıyorum. Sabahları her gün aç karna maydanoz suyu içerim.
Yüzün için kullandığın ürünler var mı?
Bunu sorduklarında hep "Ne kadar az ürün kullanırsınız o kadar iyi bir cildiniz olur" diyorum. Şu an günlük olarak kullandığım bir nemlemdiricim var. Yaz kış güneş koruyucu kullanıyorum. Cilt bakımına karşıyım. Ne zaman cilt bakımı yaptırsam, cildim daha kötü olmuştur. Doğal ürünler daha güzel. Asla makyajla uyumam. At kılından yapılmış özel bir fırçam var. Vücudumu onunla fırçalıyorum.

'Anne baba olduktan sonra çok hassaslaştık'

"Rüştü, Bir Dilek Tut Derneği'nin yüzü oldu. Ailece derneğe bağlı olarak çalışıyoruz. Zaten uluslararası bir dernek. Çaba Derneği için de çalışıyoruz. Anne baba olduktan sonra çok hassaslaştık. Sosyal çevremizde derneğin elçileri olarak kim ne yapabilir onu sağlamaya uğraşıyoruz. Bir çocuğun bile dileğinin gerçekleşmesi çok önemli. Geçen sene oynadığımız tiyatro oyunuyla madde bağımlısı çocuklara rehabilitasyon merkezi yaptık. Bu seneki oyunumuzdan sonra da Florya'da bir çocuk ve gençlik merkezi yaptık."