Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Memleketin en kadim ikiyüzlülüklerinden biri de gençlerine davranışı.

        İster “Gençliğe hitabe” yanından bakın, ister “kitabe” yönlerinden.

        Bir yandan, ezberden “Hitabe” okuyanlar, idam sehpasından işkenceye, baskıdan zulme, hapisten imhaya kadar “gençliği çok sevdi”…

        Bir yandan da, onlarla hesaplaştığını söyleyenler, “itiraz” eden gördüler mi içeri tıktı, harcadı… gençliklerini tahrip ediyor.

        ***

        Gençleri asan” askeri darbecinin, gencecik çocukları kolayca öldürebilen, darbenin yolunu açabilmek için birbirine kırdırtan darbecinin kendisine sağladığı “Anayasal koruma imtiyazı”nı kaldırmayı düşüneceksiniz…

        Hoş, yıllardır adım bile atmamış kimse ya…

        Olsun, böyle bir açılım, demokrasi, hukuk gayreti içinde görüneceksiniz…

        Bir yandan da başka itirazcı çocukların canına okuyacaksınız.

        ***

        Bu nasıl bir “geçlik ülkesi”dir ki…

        Nasıl bir “gençlik ilkesi”dir ki…

        Tekel işçilerine destek verdiler” diye 24 genci liseden atmayı şahsiyetli, haysiyetli bir iş bilir; bunu Milli Eğitim zanneder…

        Bir bakıma cesur, dayanışmacı, kendince dünyayla, ülkesiyle ilgili çocukları hemen kazımak için her daim bu kadar cevval olur…

        Onları koyun yapmak için de, biraz itirazı oldu mu kurban etmek için de bu kadar keskin olur…

        İnsanlar özgürlüğü, farklı olabilmeyi, cesareti, bir başkasıyla dayanışmayı, hak bilmeyi, hak savunmayı, her manada uyuşmamayı gençken öğrenmeyecek, yaşamayacak da; bir gün başbakan olmayı mı bekleyecek!

        Herhangi bir otoriter, despot, had bildiren, tehdit eden, can yakan sistem veya odaktan özünde ne farkı var böyle bir demokrasi iddiasının!

        ***

        Arızi” veya “arıza” deseniz, o kadar değil.

        Aynı gün, iki üniversite öğrencisi de tutuklandı. Sebep, Başbakan’ın “Roman açılımı” gününde, orada, “Parasız eğitim istiyoruz, alacağız” diye pankart açıp slogan atmış olmaları.

        Bu bir toplumsal talep değil mi?

        Bu demokratlığın, bu hukuk devleti arzusunun, bu açılım gayretinin kapsama alanına bazı toplumsal talepler giremiyor mu?

        Paralı eğitim almak” serbest iken, “parasız eğitim istemek” bu kadar suç mu!

        Her itiraz eden genci kafadan “terörist” sayan, ister cumhuriyetçi ister demokrat, ama her halükarda “sert devlet” zihniyetlerinin “terör sorunu” hiç biter mi!

        ***

        Sistemde sistemli sorun var.

        İnsan ve hak korumaktan ziyade; tehdide, rehine almaya, rehin tutmaya, köleleştirmeye yatkın bir sistem bu.

        İktidar ve güç” olan herkes adeta bu tedrisattan geçiyor, bu “milli eğitim”den diploma alıyor.

        Başbakan burada çalışan Ermeniler’i rehine gibi görebilirken, patronlara gazeteci kovma telkini yaparken; Genelkurmay Başkanı gazetecileri hapse attıracak suç duyurusunda bulunmakla tehdit ediyor.

        Habercilik yaptılar diye, kimi gazeteci “hedef göstermek”le yargılanabiliyor.

        Kendi camiası veya cemaati için hukuk talep eden pek çoklarının dünyasında da rüyasında da “ötekiler” için hakiki hukuka pek yer yok işte!

        Bazen ötekileri de hoş görür gibi yapıyorlar…

        Onlar üstün ya, en fazla hoş görebiliyorlar! Bir de kızdılar mı!..

        Parmak hep havada!

        Diğer Yazılar