• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Umur Talu

Umur Talu

[javascript protected email address]

Anayasa madde 10: Herkes kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, zümreye imtiyaz tanınamaz

09 Nisan 2010 Cuma, 16:12:44

“İMTİYAZLAR”ı, mesela 12 Eylül paşasının Anayasa korumasını kaldırmakla yükümlü milletvekilleri ise kendi “dokunulmazlıkları”na dokunmuyor.

Düşünce ifadesi, gösteri vesaire başka şey; adi suç başka şey oysa. Cumhuriyet kavramı temelinde en önemli toplumsal, hukuki, ekonomik ilkeler “kanun önünde eşitlik, fırsat eşitliği” ile “imtiyaz ve zümre egemenliği olmaması” iken, bizim cumhuriyet baş aşağı duruyor. Bu duruşta üst rütbeliler tam esas duruş sergiliyor.

HERKES GİBİ
Kimimiz bu duruşu doğru, gerekli bulabilir. Ama bırakın demokratik ilkeleri, “cumhuriyet ilkesi” eşitlik ve adalet duygusu çiğneniyor. Sarsıntıların sebebi de bu:

General olunca yargılanamaz diye bir düşünce mevcut! Elbet herkes gibi, haksız suçlamaya, gereksiz tutukluluğa, delilsiz yargılamaya maruz kalmamalı. Ama herkes gibi.

Şimdi haksızlıktan yakınan kaç kişi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bile insan haklarına aykırı bulduğu halde, alttaki askerlerin bir subayın iki dudağı arasında, yargısız, 21 gün “oda hapsi”ne kolayca mahkûm edilmesini “haksız” buldu! Başka insanların başına gelenleri saymıyorum.

NE İLGİSİ VAR?
Bakın ordu içinde, Askeri Yargı’da bile nasıl? (Ayrıntıyla aktaranlar da yargı mensubu olmuş subaylar!) Anayasa Mahkemesi bir yıl önce bir hüküm iptal etti. Askeri mahkemelerde hâkim dışında “bir subay”ın bulunmasını. Ama gerekçe 7 Ekim tarihli; bir yıl sonra uygulama kararı da alındı ve durum yıllardan beri olduğu gibi hâlâ geçerli: Diyelim ki “emre itaatsizlik suçu” söz konusu:

1. Sanık generalse: Mahkeme 3 askeri hâkim ve 2 general ya da amiralden oluşuyor.

2. Sanık subay veya astsubaysa: 2 askeri hâkim ve bir subay üyeden oluşuyor.

3. Sanık uzman çavuş, uzman onbaşı, erbaş veya erse: 1 askeri hâkim karara yetiyor! Bunun cumhuriyetin adalet özü olan “kanun önünde eşitlik” ile ne ilgisi var! Bize durmadan cumhuriyet anlatanlar niye hiç bunu anlatmıyor?

KİM YAPACAK?
Anayasa Mahkemesi “Anayasa’ya aykırı” buldu; tamam. Askeri mahkemede yıllarca ve hâlâ “Anayasa’ya aykırı” yargılama yapıldığını tescil etti. Geçenlerde “askeri hâkim ve savcıların sicil amirinin birlikteki komutanı olması”nı da Anayasa’ya aykırı buldu. Ama yıllardır ve hâlâ uygulanan bu. Hale bakın! Şimdi “düzenleme” gerekiyor. Kim yapacak? Karargâh ile Askeri Adalet İşleri Başkanlığı. Karargâhta çalışmasını kim yürütecek? Genelkurmay Adli Müşaviri.

Kim? Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu. Askeri Adalet İşleri Başkanı kim? Delil karartmakla suçlanıp tutuklanması istenen ve serbest bırakılan Albay Neşet Uncu. Onları önyargıyla suçlayamam elbette. Ama “döner sistem”e bakın. Yumurta tavuktan, tavuk yumurtadan.

General ile albayın süresinin uzatılması, terfii, sicili de “komutan” elinde!

ALL INCLUSIVE
Kanun zaten, “askeri hâkim kanunda ve aşağıda belirtilenden başka resmi, özel görev alamaz” deyip istisna sıralıyor; hâkimi, savcıyı sözde “bağımsız vicdanı, bağımsız yargısı, yargı güvencesi” yle derdest edip... Komutanın emrine sokuyor! Mahkeme heyetinin tatbikat, manevraya alınması dahil; komutana belli suçlarda danışmanlık yapmak dahil.

UYGUN MU ŞİMDİ?
Vesveseyle velvele edeceklere şunu söyleyeyim: Elbet hepsi değil; ama bağımlılık, imtiyaz ve kanun önünde eşitsizlik düzeninden, cumhuriyetin böyle yaralanmasından rahatsızlar başında, hukuka inançlı kimi askeri yargı mensubu var. General, subay! Kimi maddeyi Anayasa Mahkemesi’ne götüren de onlar! Başlıktaki madde şöyle bitiyor:

“Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadır.”

utalu@htgazete.com.tr


Diğer Yazıları

Haklanan halklar!

  • Yayın Tarihi: 06/02/12 10:23
  • [javascript protected email address]
Halklar bir kez daha "İmitasyon Soğuk Savaş"ın sıcak hevesleri içinde boğuluyor. İyi kalpli ABD ve kankaları... İyi kalpli Rusya ve Çin! "Tarihin kaçınılmaz seyri"nden "Tarihin sonu" palavrasına kadar umut pompalanmıştı... Şimdi artık aşırı "ideolojik"...
Devamını Oku

Katliam, katliamdır!

  • Yayın Tarihi: 05/02/12 11:43
  • [javascript protected email address]
Suriye artık sadece "kendi halkını katleden" bir bomba olmaktan çıkıyor... Adım adım "Bölgesel bir Müslüman iç savaşı" modeli olarak kanla büyüyor. Giderek daha fazla oranda; "Devlet şiddeti, Esad katliamı"nın adı "Alevi" olarak...
Devamını Oku

Bırakın nesil dağınık kalsın!

  • Yayın Tarihi: 04/02/12 12:31
  • [javascript protected email address]
Hiçbir şey yetiştirmeyin. Nesil filan yetiştirmeye hiç kalkmayın. Bugün siz, yarın başkası; sadece hak, hukuk, özgürlük, imkân adalet sağlamaya uğraşsın... Herkes kendini kendi aklında ve vicdanında yetiştirsin! Belirli zamanda çocukların, gençlerin...
Devamını Oku

Oster gel, oster gelme; netice aynı!

  • Yayın Tarihi: 03/02/12 10:26
  • [javascript protected email address]
Sayın Paul Auster; nazar etme ne olur, sen gelsen de gelmesen de aynı şey olur! 100 gazeteciyi gerekçe yapmışsın; bugün doğum günün ya, sana daha Malatya'sını söyleyeyim. Malatya'da yayınevi basıp gırtlak kesenleri değil; onlar daha mahkum olmadı, henüz...
Devamını Oku

Sonunda aynı yerde!

  • Yayın Tarihi: 01/02/12 13:10
  • [javascript protected email address]
Emin Çölaşan... Mehmet Altan...Aynı fikirde olmaları mümkün değil ama "sonunda aynı yerden" bildiriyorlar!İkisi de "iktidar sansürü; oto sansür; iktidar gölgesinde gazeteci kovulması" üstüne benzer şeyler anlatıyor.Altan zaten "yandaş medya"daydı...
Devamını Oku
Tüm Yazıları