Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bahçelievler Çalışlar Caddesi’ndeki altyapı çalışmaları bitmek bilmiyor. Sözde bir kilometrelik alan iki ay içinde kazılacaktı. Proje başlayalı tam 53 gün oldu, henüz 100-150 metrelik alanda kazılar bitirildi. Esnaf, isyan bayrağını çekti

        GEÇTİĞİMİZ günlerde, Bahçelievler İzzettin Çalışlar Caddesi’nde Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı altyapı çalışmasının ortalığı nasıl birbirine kattığını çarpıcı fotoğraflar eşliğinde kamuoyunun dikkatine sunmuştuk. Trafiğin nasıl allak bullak olduğunu göstermiştik. Ne diyordu çevre sakinleri? “Önce cadde tamamen kapatıldı, ardından bir şerit trafiğe açıldı. Ancak çalışmalar çok yavaş ilerliyor, proje bir türlü tamamlanamıyor. Günün her saatinde keşmekeş yaşanıyor. Evimizden çıkmamız bile yarım saati buluyor” diye isyan ediyorlardı. Ne gariptir ki halkın bu feryatlarına karşın yetkililerden konuyla ilgili çıt çıkmadı.

        YAVAŞ İLERLİYOR

        ‘Sorunların çözülmesi için ne gibi önlemler alınacak? Çalışma ne zaman bitirilecek?’ gibi sorular yanıtsız kaldı. Yetkililer sustu, ancak Bahçelievler sakinlerinin söyleyecek daha çok sözü vardı. Bu curcuna ortamının tam ortasında kalan ve canından bezen vatandaşlar, isyan seslerini daha da yükseltti.

        Son günlerde bölgeden mesaj üstüne mesaj geliyor. Başta esnaf olmak üzere tüm semt sakinleri, projede bir arpa boyu yol alınamamasını eleştiriyor.

        Gelin, Acil Şikayet Hattı’na başvuran bir esnafa kulak verelim, yaşadıkları zorlukları daha iyi anlayalım...

        “Büyükşehir, tam 53 gün önce burada çalışma başlattı. Çalışlar Caddesi’nin girişindeki köprüden Haznedar’a kadar bir kilometrelik güzergahın altyapı sisteminin değiştirileceği, iki ay içinde de projenin tamamlanacağı açıklandı. Ne var ki aradan geçen bunca zamana rağmen ancak 100- 150 metrelik bölüm tamamlanabildi. Proje çok yavaş ilerliyor. Bu arada yolun bir tarafı kullanılamıyor. Bahçelievler’den Bakırköy istikametine gidiş trafiğe kapalı. Bakırköy’den Bahçelievler’e dönüş açık ama burada da trafik yoğunluğu akıl almaz boyutlara ulaşıyor. Yolun büyük bir kısmında halihazırda bir çalışma yok, ne zaman başlanacağı da bilinmiyor. Burası, şehrin en merkezi yerlerinden biri. Zaten trafiği yoğun olan bir bölge. Bitmek bilmeyen çalışmalar, trafiği iyiden iyiye içinden çıkılmaz bir noktaya sürükledi.”

        YOLLAR ARAPSAÇINA DÖNDÜ

        Bölge halkı, okulların açılmasıyla birlikte ortalığın allak bullak olduğunu anlatıyor: “Servis araçları da trafiğe katıldı. Sabah ve akşam saatlerinde burada öyle bir curcuna yaşanıyor ki sinir olmamak mümkün değil. Cadde üzerinde çok sayıda dükkan bulunuyor. Yolun bir tarafı trafiğe kapalı olduğundan bu dükkanların sahipleri de iş yapamıyor. Arapsaçına dönen trafiğe girmek istemeyen yayalar da buradan geçmeyince biz iş yapamıyoruz.

        Günlerdir siftah yapmayan esnaf var. Bize, projenin çabucak sonlandırılacağı söylenmişti. Fakat tam 53 gündür çile çekiyoruz. Üstelik kazı sırasında elektrik hatları da zarar görüyor, sürekli elektrik kesintileri yaşanıyor. Madem burada bir altyapı değişikliğine gidilecekti, yaz başında okullar kapanır kapanmaz başlasaydı da okullar tekrar açılana kadar tamamlansaydı, kimse bu işkenceyi çekmeseydi. Bu kadar plansızlık, programsızlık olur mu!”

        Minibüsler sokaklara dalıyor

        ÇALIŞMALAR başladı başlayalı, İzzettin Çalışlar Caddesi civarında minibüs terörü yaşanıyor. Bahçelievler’den Bakırköy’e gidecek olan minibüsler Çalışlar’dan geçemeyince ara sokaklara dalıyor. Araç geçişinin yasak olduğu sokaklara dalan minibüsçüler, bir de sürat yapınca kaza riski artıyor. Okulların açılmasıyla birlikte bu risk daha da artmış durumda. Okula gidip gelen öğrenciler ara sokaklardan yürüyor. Hızla ilerleyen minibüslerin arasından karşıya geçiyor. Bahçelievler halkı, minibüsçülerin çocukları ezmesinden korkuyor.

        Taksiler Taksim’i birbirine katıyor

        Akşam saatlerinde ve hafta sonları Taksim Meydanı’nda taksi istilası yaşanıyor, adım atacak yer kalmıyor

        TAKSİM’deki taksi istilasını kaç kez yazdık hatırlamıyoruz bile... Özellikle hafta sonları ve akşam saatlerinde taksilerin meydana sıra sıra dizildiğini, müşteri bulmak için sürekli bölgede turladıklarını, trafik yoğunluğunu kat be kat artırdıklarını söylemekten dilimizde tüy bitti. Ancak denetim hak getire!

        BUNUN ADI CURCUNA

        Eh, hal böyle olunca da taksiciler koca meydanı işgal etmeye devam ediyor. Bu fotoğraf, geçtiğimiz cumartesi günü saat 01.00’de Taksim’de çekildi. Gerçi bu fotoğrafa bakınca, istilanın boyutları ayan beyan ortaya çıkıyor ama biz yine de bu keşmekeşin ortasında kalan bir vatandaşı dinleyelim bakalım neler anlatıyor... “Hafta sonları, Taksim’deki eğlence mekanları çok kalabalık oluyor.

        Taksiciler de bu mekanlardan çıkan müşterileri kapabilmek için birbirleriyle yarışıyor. Kimisi meydanda bekliyor.

        Duracak yer bulamayanlar ise tur atıp duruyor. Tabii civarda boş boş dolaşan taksiler de müthiş bir trafik yoğunluğuna neden oluyor. Cumartesi ve pazar günleri bırakın özel aracımızla Taksim’den geçebilmeyi, yürüyecek yer bulamıyoruz. Bu hengamede karşıdan karşıya geçemiyoruz.

        İyi ama trafik ekipleri yolda dakikalar boyunca bekleyen, meydanın çevresinde tur atan taksicilere neden müdahale etmiyor, bu taksi karmaşasına neden son vermiyor? Akşam saatlerinde ve hafta sonlarında mutlaka bölge denetlenmeli.”

        Biz yazdık, yetkililer çözdü, millet rahatladı

        HEP kentin sorunlarından bahsedecek değiliz ya, biraz da olumlu gelişmelere değinelim. Örneğin çözüme kavuşturulan problemlere... İlk durağımız Kadıköy... Bu sayfaların takipçileri bilir... Çarşı durağının delik deşik yollarını defalarca sütunlarımıza taşımıştık. İETT durağındaki asfaltın çukurlarla dolu olduğunu, iki damla yağmur düşse ortalığın göle döndüğünü, milletin bekleyecek yer bulamadığını birbirinden ilginç fotoğraflarla ortaya koymuştuk. Yetkililere seslenip, ‘Nedir bu insanların çektiği çile. Şurayı asfaltlamak, yaşanan perişanlığa son vermek bu kadar mı zor’ demiştik. Nihayet kenti yönetenler bu sesi duydu, durağın asfaltı bir güzel yenilendi. Her gün bu durakta otobüs bekleyen vatandaşlar da rahat bir nefes aldı. Gelelim ikinci adresimize, Eminönü’ne... Yine bildiğiniz üzere birkaç kez Eminönü Meydanı’ndaki sinsi tehlikeyi gündeme getirmiştik. Yaya yolunun orta yerinde duran koca bir elektrik kablosunun her an birini çarpabileceğini yazmıştık. Sonunda yetkililer kabloyu çıkardı. Yetkililere duyarlılıklarından ötürü teşekkür ediyor ve şunu da söylemeden geçemiyoruz: Eliniz değmişken bir de şuraya zemin döşemesi yapsanız...

        Şu postalar bir elimize geçebilse!

        Kentteki posta dağıtım sıkıntısı devam ediyor. Mektuplar iki hafta sonra ulaşıyor

        KENTTEKİ posta ulaşım problemini sık sık gündeme getiriyoruz. Postacıların bazı semtlere haftalar boyunca uğramadığı yönündeki şikayetleri ilgili makamların dikkatine sunuyoruz. Hatırlayacaksınızdır mutlaka, geçtiğimiz günlerde yaptığımız haberleri... Küçükçekmece, Güngören, Üsküdar ve Bağcılar’dan gelen şikayetleri... Vatandaşlar, ‘Mektuplarımız, önemli evraklarımız elimize ulaşmıyor.

        TAŞERON İDDİASI

        Büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalıyoruz’ diyordu. Bu serzenişlerin ardından yetkililer ‘Araştırma başlattık, olayı soruşturuyoruz’ dese de şikayetlerin ardı arkası kesilmiyordu. İstanbulluların yakınmaları üzerine konuyla ilgili bir açıklama yapan Basın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası ise, soruna farklı bir yaklaşım getiriyordu. Sendika yetkilileri, posta dağıtımındaki problemlerini hem personel eksikliğine hem de taşeron firmalara bağlıyordu. Anlaşılan posta dağıtımındaki sorunların çözülmesi için gerekli adımlar atılmadı, tedbirler alınmadı. Zira Acil Şikayet Hattı’na hâlâ benzer eleştiriler geliyor. Örnek mi! İşte Üsküdarlı bir okuyucumuzun gönderdiği mesaj...

        ‘ARAŞTIRDIM AMA...’

        “7 Eylül tarihinde, Beyoğlu Postanesi’nden tarafıma çok önemli bir evrak postalandı. Bu evraka göre ödeme yapacaktım. Ancak bekle bekle evrak gelmez... Baktım ki postanın geleceği yok, araştırmaya başladım. Buna rağmen bir sonuç alamadım. Beklediğim posta, ancak ayın 20’sinde elime ulaşabildi. Yani Beyoğlu’ndan Üsküdar’a gönderilen posta 13 gün sonra elime geçmiş oldu. Tabii ben ödemeyi geciktirdim. Şehir içindeki postalar bile bu kadar gecikiyorsa, kimbilir şehirlerarasına mektup göndersek ne olur! Hem de bu devirde, teknoloji çağında...”

        Şehir eşkıyaları bu sefer de otoyolda

        ÇOK değil, geçen hafta, ‘Şehir eşkıyaları Fatih’te’ başlıklı haberimizi sizlerle paylaşmıştık. Fındıkzade’de, gündüz vakti, 17 yaşındaki bir gencin yolunu kesen ne idüğü belirsiz bir tip, genci kolundan tutup sürüklemiş, cep telefonunu gasp etmiş, bıçakla tehdit etmişti. İşin tuhafı yolun orta yerinde cereyan eden bu olaya kimse de müdahale etmemişti.

        Dün, Acil Şikayet Hattı’na gelen bir mesaj, bu şehir eşkıyalarının iyice zıvanadan çıktığını ispat ediyordu. Bir okuyucumuz, otoyolda başından geçenleri bakın nasıl anlatıyordu:

        “Çekmeköy’de oturuyorum. 22 Eylül sabahı, saat 08.00 civarında, özel aracımla köprü yoluna doğru ilerliyordum. Yanımda eşim de bulunuyordu. Bağlantı yolunda yoğun bir trafik vardı. Herkes gibi ben de adım adım gidiyordum. Bu arada hemen yanımda, şehirlerarası bir otobüs bulunuyordu. Önüme geçmek istedi. Ben de hemen yol veremedim. Şoföre ‘Bir dakika’ diye işaret ettim ve ardından yol verdim. Fakat hiç beklenmedik bir şey oldu. Şoförün muavini araçtan aşağıya indi. Hışımla yanıma geldi, üzerime yürüdü. Bağırıp çağırmaya, küfretmeye başladı. Ben de hemen camı kapattım, kapıları kilitledim. Cam açık olsa bana saldıracak, darp edecekti. Camlar kapalı olduğundan bir şey yapamadı ve öfkeyle dönüp gitti. Ben de biraz ilerdeki karakola gidip şikayetçi oldum. Bu insanlar yol kesip millete saldırma, küfretme cesaretini nereden buluyor? Burası dağ başı mı? Şehrin orta yerinde, otoyolda insanların üstüne yürüyorlar, fırsat bulabilse beni dövecek, yaralayacaktı. Bu şehirde Allah’a emanet yaşıyoruz.”

        Ortaköy’ün yolları deli eder insanı...

        BİRKAÇ gün önce, Ortaköy Ambarlıdere Yolu Sokak’taki iki tehlikeyi sayfalarımıza taşımıştık. Kaldırımın üzerinde unutulan elektrik yüklü kablolar, yoldan gelip geçenlerin can güvenliğini tehdit ediyordu. Çevre sakinlerinin anlattığına bakılırsa, bu kablolar uzunca bir süredir de yaya yolunun orta yerinde duruyordu.

        YOL DALGA DALGA

        Haberimizin ardından Acil Şikayet Hattı’nı arayan bölge halkı ise, ‘Tek derdimiz kablolar değil ki, yollarımız da berbat’ dedi ve bakın neler neler anlattı: “Asfalt öylesine bozuk ki, yol dalga dalga olmuş durumda. Bazı yerlerde çukurlar, bazı yerlerde ise tümsekler oluşmuş. Yer yer asfaltta yarılmalar var. Bu yüzden de yoldan hızla geçen araçlar zarar görüyor. Özellikle akşam saatlerinde sürücüler durumu fark edemiyor, çukura düşen araçlar savruluyor. Yağmur yağdığında ise durum daha da vahim bir hale geliyor. Bu çukurlar su birikintileriyle doluyor ve iyiden iyi fark edilmez oluyorlar. Yoldan geçen araçlar su birikintilerinden geçerken etrafa su sıçrıyor, kaldırımda yürüyenlerin üstü sırılsıklam oluyor. Sözde burası kentin en nezih semtlerinden biri. Daha yollarımız bile yapılmıyor. Koca bir yaz geçti, kimse asfaltın haliyle ilgilenmedi. Kışın çukurlar daha da artacak, rezillik diz boyuna çıkacak. Bizim payımıza da işkence çekmek düşecek.”

        Avcılar’daki arızanın nedeni bulunamıyor

        ACİL Şikayet Hattı sayfalarını takip edenler, Avcılar Cumhuriyet Caddesi’ndeki elektrik kâbusuna aşinadır. Zira sorunu birkaç kez gündeme getirmiştik. Bölgede, neredeyse her gün elektrik kesintisi yaşandığını, BEDAŞ yetkililerinin yolları kazıp müdahale etmeye çalıştığını, fakat nedendir bilinmez soruna köklü bir çözümbulunamadığını dile getirmiştik.

        HEP AYNI SORUN

        Konunun birinci derecedemuhatabı olan yetkililerden herhangi bir açıklama gelmiyor. Ama Cumhuriyet Caddesi sakinlerinden, ‘Kesintiler sürüyor’mesajları almaya devamediyoruz. İşte o mesajlardan biri... “Her hafta birkaç gün elektrik kesiliyor. Görevliler gelip kazı çalışması yapıyor, geçici bir şekilde sorun çözülüyor, ama iki gün sonra yine aynı problem. Aylardır sorunun asıl kaynağı bir türlü bulunamıyor. Üstelik BEDAŞ yetkililerinden doğru düzgün bir açıklama bile alamıyoruz. Mademsiz çözemiyorsunuz, bırakın da kendi imkanlarımızla yapalımdiyoruz ama o da olmuyor. Yaz boyunca elektriksiz kaldık. Buzdolapları, klimalar çalışamadı. Şimdi kış geliyor. Kısa bir süre sonra kombiler yanacak. Daha doğrusu bu gidişle yanamayacak. Soğukta tir tir titreyeceğiz.”

        Bostancı’dan günlük olağan kaza manzarası

        BOSTANCI Dr. Kemal Akgüder Caddesi üzerinde bulunan ve dört yolun kesiştiği kavşağın ne denli tehlikeli olduğunu, burada kazasız gün geçmediğini yazmadığımız tek bir gün dahi yok. Fakat yetkililer, kavşağa bir trafik ışığını çok görüyor. Sinyalizasyon yapılmadığı için de her gün birkaç kaza yaşanıyor. Herkes aynı anda kavşağa girmeye çalışınca, sürücüler yan yollardan gelen araçları göremeyince kaza kaçınılmaz oluyor.

        ÖLÜMLÜ KAZA OLMUŞTU

        Son kaza da önceki gün meydana geldi. İki araç çarpıştı. Neyse ki sadece araçlar zarar gördü, kimsenin canı yanmadı. Ancak ilgililerin bu ilgisizliği sürdükçe burada bir facia yaşanması an meselesi. İşte semt sakinleri de tam da bundan endişe ediyor. Söz, Bostancı halkında... “Bırakın her günü, neredeyse her saat başında bir kaza meydana geliyor. Geçen yıl bir kişi burada can verdi. Fakat bu can kaybı bile yetkilileri harekete geçirmeye yetmedi. Şuraya bir sinayalizasyon yapılsa hiç sorun kalmayacak. Ama sanki yetkililer buraya trafik ışığı yapmamak için yemin etmiş. İnanılır gibi değil.”

        Bu kez çok ucuz atlatıldı

        GÜNLERDİR Ulus Okul Yolu Sokak’taki tehdide dair haberler yapıyoruz. Bir ilköğretim okulunun bulunduğu sokaktan geçen koca koca kamyonların ve otobüslerin öğrencilerin can güvenliğini riske attığını yazıp çiziyoruz. Hatırlarsanız dün, yokuş aşağı hızla inen bir kamyonun çarptığı ve hurdaya çevirdiği aracın görüntülerini sütunlarımıza aktarmıştık. Öğrencilerin kelle koltukta okula gidip geldiğinin altını çizmiştik. Meğer biz bu satırları yazarken bölgede bir kaza meydana gelmiş. Bir kamyon, okulun hemen önündeki demir parmaklıklara çarpmış. Neyse ki o anda yolda öğrenci yokmuş. Eğer o kamyon okulun çıkış saatinde kontrolden çıksaydı ve korkuluklara çarpsaydı neler olurdu, düşünmek bile istemiyoruz. Buradan bir kez daha uyarıyoruz: Felakete ramak var!

        Diğer Yazılar