Arka sokaklarda neler oluyor?
Çağlayan'daki çalışmalar nedeniyle araçlar ara sokaklara yönlendirildi, böylece de ortalık karıştı. Daracık sokaklar, araç yoğunluğunu kaldıramıyor, üstelik sağlı sollu parklanma var, kıpırdayacak yer yok. Bu curcuna trafik ekiplerinin umurunda değil.
Bilindiği üzere, Çağlayan Meydanı'nın yayalaştırılması için çalışmalar başlatıldı. Bu nedenle de bölgedeki birçok yol trafiğe kapalı. Meydana araç girişi yasak. Tabii tüm bağlantı yollarına da... Sürücüler, alternatif güzergâhlara yönlendiriliyor. Ne var ki bu alternatif yolların büyük kısmı, yerleşim birimlerinin orta yerinden geçiyor. Hal böyle olunca da mahalle ve sokak aralarında trafik karışıyor. Özellikle de Gürsel Mahallesi ve Yurt Sokak'ta...
Proje başladı başlayalı, bölgedeki ara sokakların otoyoldan farkı kalmadı. Zaten daracık olan yollar tıklım tıklım. Üstüne üstlük toplu ulaşım araçları da sokak aralarından geçiyor. Koca koca otobüsler dar alanlarda manevra yaparken trafik iyiden iyiye arapsaçına dönüyor. Durun...
Daha bitmedi... Bir de kaldırımların ve yol kenarlarının otoparka dönüşmesi var ki curcunayı kat be kat artırıyor.
KÖRDÜĞÜME DÖNDÜ
İşte Çağlayan'ın arka sokaklarında tablo böylesine vahim. Tahmin edeceğiniz üzere bu kaosun orta yerinde kalan çevre sakinleri de tepkili. Trafik ekiplerinin denetim yapmamasına, park ihlalinin önlenememesine, keşmekeşin her geçen gün daha da çekilmez bir hale gelmesine... Ya esnaf! Onlar kelimenin tam anlamıyla isyanda... Nasıl isyan etmesinler! Dükkanların önü bile araba dolu.
Yayalar geçecek yer bulamıyor, kimse iş yapamıyor, mal sevkıyatı bile çok zor... Günlerdir, bölge esnafından bu konuda yoğun şikayetler alıyoruz. Gelin sözü, bölge esnafı adına mücadele başlatan, Çağlayan'daki düğümün çözülmesi için çaba gösteren Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği (KOBİDER) Başkanı Nurettin Özgenç'e bırakalım. Bakalım esnaf nasıl bir çıkmazın içinde... "Alternatif olarak belirlenen yollar çok yetersiz. İki şeritli yoldan binlerce araç geçmeye başladı. Doğal olarak da trafik kilitlendi. Örneğin, Şişli yönünden gelen araçlar, Yurt Sokak'a girmek zorunda. İyi ama bu sokak, bu yoğunluğu kaldırmaz ki! Aynı şekilde, Çağlayan'dan Gürsel Mahallesi'ne giden yol da dar olmasına rağmen bölge trafiğinin can damarı haline geldi. Üstelik bazı yollarda da şerit daraltılması oldu.
Bu yeni düzenlemeler nedeniyle trafiğin yoğunlaşması zaten kaçınılmazdı. Ama bir de hatalı parklanma olunca bölge panayır yerine döndü. Yol kenarlarında sağlı sollu parklanma var. Yoldan geçen araçlara sadece tek şerit kalıyor.
Otomobil, otobüs ve kamyonlar da o bir şeritten geçmeye çalışıyor. Tabii büyük araçların geçişi öyle kolay olmuyor. En az birkaç manevra yapıyorlar. Bu sürede de trafik tamamen duruyor. Gel de çık işin içinden! Denetim deseniz hak getire! Sürücülerin araçlarını yol kenarlarına, yaya yollarına park etmesini önleyecek tek bir trafik ekibi yok. Kontrol olmayınca, sürücüler de aracını olur olmaz yerlere bırakıp ortadan kayboluyor. Sadece sürücüler değil, yayalar da çile çekiyor."
"MAL SEVKIYATI YAPAMIYORUZ"
Özgenç, bölgede adım atacak yer kalmadığını anlatıyor... "Yayalar nereden yürüyeceğini şaşırmış durumda. Zaman zaman kaldırımlar bile araçlarla doluyor. Millet dükkanlara giremiyor. Dükkanına mal getirmeye çalışan esnaf zor durumda kalıyor. Yurt sokak, alüminyumcuların bulunduğu bir yer. Dolayısıyla mal sevkıyatının da çok yoğun olduğu bir bölge. Ancak sağlı sollu parklanma yüzünden esnaf, dükkanına getirdiği malı kamyondan indiremiyor. Düzensizlik böylesine almış başını giderken kimsenin bu sıkıntıyla ilgilenmemesi akıl alır gibi değil. Çağlayan projesi elbette ki kent için çok önemli. Ancak çalışmalar devam ederken Çağlayan'da neler olup bittiğiyle kimse ilgilenmiyor. Sürekli denetim şart. Çalışmanın altı ay süreceği söyleniyor. Bu kış çok zor geçecek."
Ulaşımda engel o kadar çok ki!
Engelliler, ulaşımda büyük sıkıntılar çekmeye devam ediyor. Verilen sözler lafta kalıyor.
Engelli vatandaşlarımızın ulaşımda yaşadığı zorluklara defalarca değindik. Yüksek kaldırımlara çıkamayan, asansörsüz üstgeçitleri kullanamayan, rampası olmayan toplu ulaşım araçlarına binemeyen engellilerin isyanını, feryadını yansıttık.
Yetkililer ise her haberimizin ardından aynı şeyleri söyledi. 'Yeni düzenlemeler yaparak engellilerin ulaşım kalitesini artıracağız' deyip durdular. Gelin görün ki hiçbir şey değişmedi. Örnek mi istiyorsunuz?
ENGELLİLERİN İŞİ ÇOK ZOR
Alın size metrobüsler... Çoğu durakta yürüyen merdiven yok. Bazılarında asarsör var ama çalışmıyor. Özellikle tekerlekli sandalye kullanan engelliler, yardım almadan metrobüs duraklarına ulaşamıyor. Hadi zor bela durağa gittiler diyelim, metrobüse binmeleri de çok zor.
Güya yeni alınan tüm araçlar engellilere uygun olacaktı, ama metrobüslerin çoğunda rampa açılmıyor. Üstgeçitler, kaldırımlar deseniz daha da beter. Anlayacağınız engellilerin işi zor. Dün, bir engelli vatandaşımızdan, yine bir isyan mesajı aldık. Okuyucumuz şöyle diyordu:
HANİ ALÇAK TABANLI OLACAKLARDI!
"Yeni alınacak tüm otobüslerin engellilere uygun olacağı, bundan böyle tekerlekli sandalye kullananların hiçbir zorlukla karşılaşmayacağı söyleniyordu. Evet... Yeni otobüsler alındı ama bizim açımızdan değişen bir şey olmadı. Mesela halk otobüsleri... Her gün halk otobüsleriyle seyahat ediyorum. Ama görüyorum ki tüm yeni otobüsler de basamaklı. Hani rampalar? Dediğimiz zaman ise cevap alamıyoruz. 2010 yılındayız ve bu şehirde yaklaşık 2 milyon engelli yaşıyor ama kenti yönetenler 2 milyon engelliyi yok sayıyor. Sanki biz hiç yokmuşuz gibi tüm düzenlemeler engelsizler için yapılıyor.
Soruyoruz yetkililere... Şu anda hizmet veren binlerce otobüsün kaçı alçak tabanlı? Kimseden yardım almadan, kendi başımıza otobüse binemeyecek miyiz?"
Kaldırımdaki tuzak sakat bırakır
Ataköy Adnan Kahveci Bulvarı'ndaki kaldırımda öyle bir çukur var ki Allah kimseyi düşürmesin...
Burası Ataköy, Adnan Kahveci Bulvarı... Tren yolunun hemen üstündeki kaldırım... Görmüş olduğunuz gibi yaya yolu tuzaklarla dolu. Kaldırımda, art arda çok sayıda çukur bulunuyor. Hem de ne çukur! Düşeni sakat bırakacak cinsten... Üstelik bu çukurların etrafı da demirlerle çevrili. Allah saklasın birinin ayağı takılıp düşse, bir yerlerini bu demirlere vursa hiç şansı yok.
GÖRMÜYORLAR
Peki bu çukurlar neyin nesi? Neden kapatılmıyor? İşte çevre sakinleri de nicedir bu soruların yanıtını merak ediyor. Gelin görün ki yetkililerden çıt çıkmıyor. Onlar da çareyi Acil Şikayet Hattı aracılığıyla seslerini duyurmakta buluyor ve bakın neler neler anlatıyor... "Kaldırım son derece işlek. Özellikle de okula gidip gelen çocuklar yoğun olarak bu yolu kullanıyor. Öğrencilerin en küçük bir dikkatsizlik sonucu bu çukurlara düşmesi işten bile değil. Akşam saatlerinde zaten bölge karanlık oluyor. Kaldırımda aydınlatma yok. Dolayısıyla çukurları fark etmek de çok zor. Bu çukurları kim açtı, neden açtı bilmiyoruz. Tek bildiğimiz şey, birinin canının fena halde yanacağı... İyi ama bizim gördüğümüz tehlikeyi yetkililer neden görmüyor? Neden şu çukurlar kapatılmıyor? Birinin başına bir kaza gelmeden, düşüp yaralanmadan kimse harekete geçmez mi? Bizde insan hayatı bu kadar ucuz mu?"
Otobüslerin sefer sayıları artmadı azaldı
Geçtiğimiz haftalarda, Mecidiyeköy-Cebeci Mahallesi otobüslerinin sefer sayılarının yetersiz olduğunu, bölge halkının yollarda heba olduğunu yazmış, vatandaşların eleştirilerine yer vermiştik.
Ne diyordu çevre sakinleri, kısaca hatırlayalım... "36 M otobüsleri, 20 dakikada bir sefere çıkıyor, tabii sefer aralığının bu kadar fazla olması da sorunları beraberinde getiriyor. Duraklar hıncahınç doluyor.
Otobüse binmek için mücadele vermemiz gerekiyor. Zaten ilk durakta tıklım tıkış olan otobüse ara duraklardan binmek ise mümkün olmuyor. Nefes almanın bile zor olduğu otobüslerde yolculuk yapmaktan bıktık, usandık. Ek seferler istiyoruz.. "
YANILMIŞIZ!
Bu serzenişlerinin ardından bu hatta ek seferler konulacağını düşünmüştük. Meğer fena halde yanılmışız. Dün, Acil Şikayet Hatttı'na öyle bir mesaj geldi ki şaştık kaldık. Bölge sakinleri, hattın sefer sayılarının artırılacağına daha da azaltıldığını söylüyordu. Gelin sözü daha fazla uzatmadan Cebeci Mahallesi halkına bırakalım. Zira söyleyecek çok sözleri var...
İKİ KAT MASRAF
"Biz çözüm beklerken durum daha karmaşık bir hale geldi. Artık körüklü İETT otobüsleri sadece iki sefer yapıyor. 06.00-06.15 ile 08.159.10 arasında İETT otobüsleri sefere çıkıyor. Diğer zaman diliminde ise halk otobüsleri hizmet veriyor. Halk otobüslerinin sayısı 5'ten 7'ye yükseldi ama İETT otobüsleri azaldığı için durum daha da kötü bir hale geldi.
Körüklü otobüsler daha çok yolcu alıyor. Ancak halk otobüsleri az sayıda yolcuyla hareket ediyor. Bu güzergah, özellikle sabah ve akşam saatlerinde çok yoğun. İşe giden binlerce kişi duraklarda dakikalarca bekliyor.
Otobüs beklemekten bıkıp usananlar da tramvaya yöneliyor. Ancak tramvaya bindiğimiz zaman aktarma yapmak zorunda kalıyoruz. Bu da yol masrafının iki katına çıkması demek... "
İETT zammına bir tepki de öğrenciden...
İstanbulluların son zamanlardaki en büyük sıkıntısı İETT zammı... Yaşlısı genci, emeklisi öğrencisi bu zamla ilgili şikayetlerini Acil Şikayet Hattı'na iletiyor. Yüzde onluk zamma ilk isyan öğretmenlerden gelmişti hatırlayacağınız üzere... Öğretmenlere uygulanan indirimin statüsünün değiştirilmesi ve zammın yüzde 30 oranında yansıması büyük tepki çekmişti. Öğretmenlerin ardından yaşlılar feryat etmişti.
"SARSILDIK"
"Öğretenler gibi bizim de indirim kategorimiz değişti. Bize de yüzde 30 zam yapıldı. Üstelik aktarmada bu oran yüzde 100'e çıkıyor. Eskiden aktarma için 21 kuruş ödüyorduk, şimdi ise 45 kuruş ödüyoruz. En az öğretmenler kadar mağdur durumdayız"
diye... Zamma son tepki de öğrencilerden geldi. Oturdukları semtlerden uzak yerlerde okuyan ve toplu taşıma araçlarıyla okullarına giden öğrenciler aktarma ücretlerinden şikayetçi. Arnavutköy, Taşoluk, Boğazköy ve İmrahor'da oturan öğrenciler bu zamla bütçelerinin sarsıldığını söylüyor. İşte bir öğrencinin anlattıkları...
'ZOR DURUMDAYIZ'
"Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa, Fatih ve Mecidiyeköy'e gitmek için zaten aktarma yapmak zorunda kalıyoruz.
Çünkü otobüsler Cebeci Mahallesine kadar gidiyor. Buradan tekrar otobüslere biniyoruz. Bir de otobüslere zam yapıldı, aktarma ücreti arttı, iyice zor durumda kaldık."