Acil denetim şart
Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin acil servisinin önünde minibüs işgali devam ediyor. Yola sıra sıra dizilen minibüsler yüzünden ambulanslar geçecek yer bulamıyor.
Geçtiğimiz aylarda, Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin önündeki minibüs istilasını gündeme getirmiştik hatırlayacağınız üzere... Acil Servis'in önünün korsan minibüs durağı haline getirildiğini, acile giriş çıkışlarda karmaşa yaşandığını göstermiştik. Kenti yönetenlerin, bu akıl almaz duruma hemen el koyacağını umut etmiştik.
Meğer fena halde yanılmışız. Meğer yetkililer bu hayati sorunu hiç ama hiç umursamamış. Ajans Habertürk muhabiri Turan Arslanoğlu'nun önceki gün getirdiği haber, acil önündeki kargaşanın iyice zıvanadan çıktığının göstergesi niteliğindeydi.
Görüyorsunuz işte... Minibüsler, acilin tam önüne sıra sıra dizilmiş. Acile giriş tamamen kapatılmış, bir keşmekeştir almış başını gitmiş...
SANİYELER BİLE ÖNEMLİ
Peki ambulanslar, bu curcunanın içinde ne yapıyor? Acile nasıl giriyor?
Tahmin edeceğiniz gibi hasta taşıyan ambulansların, yolcu bekleyen minibüslerin arasından geçmesi çok zor oluyor. Minibüsler ambulanslara yol verirken dakikalar geçiyor.
Malumunuz... Acil hastalar için saniyeler bile çok değerli... Burada kaybedilen zamanın da insan yaşamı için önemi büyük... İşte bu nedenledir ki hasta yakınları, acil önündeki minibüs işgaline tepkili. Aslında, bu manzaraya müdahale etmeyen yetkililere desek daha doğru olacak. Zira denetimin esamisi okunmuyor. Trafik ekipleri nedendir bilinmez bu kaosu görmüyor. Eh, hal böyle olduğundan hasta yakınlarıyla minibüsçüler arasında kavga gürültü eksik olmuyor. Anlayacağınız vatandaş bir yandan hastasıyla diğer yandan da işgalci minibüsçülerle uğraşıyor. Ne diyelim, bu ayıp da bize yeter...
Paso krizi yeniden patlak verdi
Geçen yıl öğrenci ve öğretmenler aylarca pasolarını alamamışlardı. Bu yıl da aynı kriz yaşanıyor. Açık öğretim öğrencileri iki buçuk aydır mağdur.
Geçtiğimiz aylarda uzunca bir süre indirimli pasoları dağıtılmayan öğrencilerin isyanını yazmıştık. Hatırlarsınız Eylül 2009'da paso başvurusu yapan öğrenciler Mayıs 2010'a kadar beklemek zorunda kalmıştı. Bu süre içerisinde pasosu olanlar ellerindeki pasoları kullanmaya devam etmiş, fakat ilk defa paso başvurusu yapan öğretmen ve öğrenciler ise toplu taşıma araçlarında tam bilet parası ödemek zorunda kalmış, bütçeleri sarsılmıştı. Bu girizgahtan anlayacağınız gibi konumuz yine pasolar. Zira paso kabusu geri döndü... Bu yıl da paso almak için eylül ayında başvuru yapan öğretmen ve öğrenciler, aradan geçen yaklaşık 2.5 aylık süre içersinde pasolarını alamadı. Tabii Acil Şikayet Hattı da öğretmen ve öğrencilerin isyan mesajlarıyla doldu.
İETT'Yİ ARADIM AMA...
İşte o mesajlardan biri... Eylül ayında Açıköğretim Fakültesi'ne kayıt yaptırırken, aynı anda İETT İndirimli Paso başvurusu da yapan okuyucumuz hâlâ pasosunun eline geçmediğinden şikayetçi. Sözü daha fazla uzatmadan okuyucumuza bırakalım...
"Eylülde Açık Öğretim Fakültesi Aksaray Bürosu'na paso başvurusunda bulundum. 1 ay sonra pasoların teslim edileceğini söylediler. Ancak hâlâ paso elime ulaşmadı. AÖF Aksaray Bürosu'nu aradığım zaman sorunun İETT'den kaynaklandığı söylediler. Hemen İETT Genel Müdürlüğü'nü aradım. Onlar da pasoların hazır olduğunu ve AÖF Büro yetkililerince teslim alınmadığını ifade etti. İki kurum arasında yaşanan düzensizlikten bizler mağdur duruma düşüyoruz. Günde 4 kez AKBİL basıyorum. Aylık yol masrafım ciddi rakamlara ulaşıyor."
Artık rögardan pis sular çıkmıyor
Önceki gün, Ataşehir Kayışdağı Mahallesi, Çiğdem Sokak'ta bulunan rögardan kanalizasyon sularının fışkırdığını göstermiştik. Rögardan pis sular çıkıyor, çocuklar da burada oyun oynuyordu. Çevre sakinleri de doğal olarak çocuklarının sağlığından endişe ediyordu. Haberimizin ardından konunun muhatabı İSKİ'den cevap geldi.
SORUN GİDERİLDİ
Yetkililer aynen şöyle diyordu: "Ekiplerimizce Çiğdem Sokak'ın atıksu hattı incelenmiş, kameralı robot sistemi ile sokağın atıksu altyapısı taranmıştır. Tarama işleminde atıksu hattına, atıksu bacasından büyük bir taşın atıldığı, bu nedenle de sokağın atıksu hattının o noktada kısmen tıkandığı tespit edilmiştir. Ekiplerimizce yapılan çalışma ile hat yeniden çalışır hale getirilmiş ve Çiğdem Sokak'ta 7 metrelik hattın iyileştirmesi yapılmıştır. Bu vesile ile İstanbullara şehrimizin atıksu hatlarına atılan katı maddelerin taşkınlara neden olabildiğini hatırlatıyor, olası arızalar halinde 7 gün 24 saat hizmet veren Alo 185 servisimize bildirmelerini önemle rica ediyoruz." İSKİ yetkililerinin uyarıları çok önemli, umarız vatandaşlar da duyarlı olur.
Kaldırımlardan ne istediniz!
Kentin kaldırım sorunlarına değinmediğimiz tek bir gün bile yok. Bazı cadde ve sokaklarda kaldırım hiç yok, bazılarında kırık dökük, bazılarında da işgal altında. Hal böyle olduğundan, İstanbullular kaldırımları kullanamıyor, yol kenarından ilerliyor. Acil Şikayet Hattı'na bu konuda gelen mesajların haddi hesabı yok. İşte o mesajlardan biri daha...
BİR KİŞİ ZOR YÜRÜYOR
"Üsküdar Murat Reis Mahallesi Silahtar Bahçe Sokak'ta oturuyorum. Bu sokakta doğru düzgün bir kaldırım bulunmuyor. Eskiden geniş bir yaya yolu vardı ama bir süre önce yeni bir düzenleme yapıldı. Kaldırım çok daraltıldı. Öyle ki bir kişi zor yürüyor. Bu nedenle yayalar araçların ortasından geçmek zorunda kalıyor. Feci bir kaza yaşanması an meselesi."
Kaza olmaması mucize olur!
Bu kentte sadece yapılaşma değil yollar da çarpık. İşte size çok çarpıcı bir örnek... Bu fotoğraf Ümraniye Dudullu Şahinler Caddesi'nde çekildi.
Gördüğünüz gibi iki şeritli yol, aniden yarım şerit daralıyor. Sağ şeritten ilerleyen sürücülerin karşısına birden kaldırım çıkıyor. Tabii bu durum da kazalara davetiye çıkartıyor. Bakın bu fotoğrafı çekip bize ulaştıran okuyucumuz, sürücülerin karşı karşıya kaldığı riski nasıl anlatıyor...
ÇOK TEHLİKELİ
"Yolu gördüğüm an şaşkınlıktan kalakaldım. Böyle bir şeyin olabileceği aklıma gelmezdi. Şahinler Caddesi'nin en işlek noktasında iki şeritli olan caddenin bir şeridi elekrik direği nedeniyle birden kapanıyor.
Bu yol, bölgenin yabancısı olan ve hızla gelen sürücüler için ölümlü kazalara neden olacak kadar tehlikeli. Üstelik yolun bu tarafında aydınlatma da bulunmuyor. Geceleri bu yol daha da tehlikeli olur.
Karanlıkta sürücülerin kaldırıma ve elektrik direğine çarpması işten bile değil. Birinin canı yanmadan yetkililer harekete geçse de bu tehlike sona erse ne olur!"
KISACA
• Boğazköy'de nüfus artıyor ama ulaşım yerinde sayıyor
Bahçeşehir Boğazköy'de yaşıyorum. Bölgeye gelen belediye ve halk otobüslerinin sefer sayıları yetersiz. Nüfus hızla artıyor ama ulaşım yerinde sayıyor. Otobüsler tıklım tıklım dolu oluyor. Kelimenin tam anlamıyla eziyet çekiyoruz. Ancak tüm başvurularımıza rağmen sefer sayıları bir türlü artırılmıyor. Bir diğer sorunumuz ise, otobüs şoförlerinin ve özellikler bilet satan görevlilerin yolculara karşı çok kaba davranışlar sergilemesi. Bir şey sorduğumuz anda bir dayak yemediğimiz kalıyor. Bu otobüsleri denetleyen bir merci yok mu acaba? H. A
• Dolmuşlar ara sokaklara dalıp tehlike yaratıyor
Kadıköy-Bostancı ve Bostancı-Taksim dolmuşlarından şikayetçiyim. Her seferde fazladan bir yolcu alıyorlar. Ben hızlı ve konforlu bir yolculuk yapmak için otobüs yerine dolmuşları tercih ediyorum. Bunun için daha fazla ulaşım ücreti ödüyorum. Ancak dolmuşlarda da tıklım tıkış yolculuk yapıyorum. En küçük bir şikayetimizde, 'Beğenmiyorsanız binmeyin' diyorlar. Ayrıca bu hattaki dolmuş şoförleri, hafta sonlarında trafiğin tıkalı olduğunu görünce güzergahlarını değiştiriyor, ara sokaklara dalıyor. Ancak girdikleri sokaklarda trafik hangi yönden akıyor umurlarında bile değil. Hiç tereddüt etmeden ters yola giriyorlar, trafiği birbirine katıyorlar. M.K.