Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Hepsini mi?

        Yok canım!

        Nasıl olsun istersiniz?

        Diyelim ki “ulusalcı, bağımsızlıkçı, anti emperyalist”siniz…

        Şah deviren, Bin Ali deviren, Mübarek devirene ne dersiniz?

        Diyelim ki, “muhafazakâr, anti-ABD”siniz…

        Nikaragua gibileri hoşunuza gider miydi?

        Rusya, Çin, Küba… Başında nedir, nereye kadar “halk ayaklanması”, ne kadar meşrudur?

        Tersine; Doğu Bloku’nu çökertenler, bir solcu için devrim midir?

        Endonezya’da ne olmuştu, hatırlayanınız var mı? Kaç bin kişi “komünist” diye ABD’nin bilediği kılıçlarla kesilmişti? Türkiye Müslümanları; kılıcın mı, kının mı, kanın mı yanındaydı?

        Şimdi Tunus, Mısır “dikta” mı sallayıp deviriyor… Yoksa “dinci” mi oluyor?

        Diyelim, laik, ulusalcı, anti-emperyalistiz; ABD’ye sallıyoruz… “ABD, İsrail ve kanka dikta karşıtı” halk hareketleri nedir bizim için?

        Diyelim, muhafazakâr, anti-emperyalistiz; ABD’ye sallıyoruz… “ABD ve İsrail karşıtı” sosyalist bir halk ayaklanmasının manası ne olacak?

        Neden “ulusalcı anti-emperyalistlerimiz” bir ülkede, halkın “anti-emperyalist” ayaklanmasını önce “din”le tartıyor…

        Neden “muhafazakâr anti-emperyalistlerimiz” bir ülkede “anti-emperyalist” çizginin sosyalistini TÜSİAD’a filan şikayet ediyor?

        Neden “ulusalcı, militarist, bağımsızlıkçı” kimi sivil ve askeri şahsiyet İsrail’e çok hassas? İktidarı “ABD uşaklığı, BOP eşbaşkanlığı” ile suçlarken neden, İsrail ve ABD’li kankalarıyla aynı paralelde, oradan beslenen bir muhaliflikten sıyrılamıyor; Hamas ve Lübnan Hizbullah’ı kafadan “İslamcı terörist” sayıyor?

        Neden “muhafazakâr, demokrat, liberal” kimi şahsiyet, özünde “halk ayaklanması” fikrinden hiç hoşlanmıyor; bazı “ayaklananlar” dikta ve paryalık ilişkilerini sarsarken neden tereddüt ediyorlar?

        ***

        Batı’nın paçasından neden bu kadar ikiyüzlülük akıyor?

        Neden, Afganistan’a, Irak’a yüz binlerce insan katlederek istila ve işgalle “demokrasi” götürmekten bahsedilirken…

        Demokrasi”yi bizzat kendi seçimiyle, öyle ya da böyle, uygulayan Filistinliden, Lübnanlıdan hemen nefret ediyorlar?

        Tunus ya da Mısır’da ayaklananların “demokratik talepleri” neden bu kadar korkutuyor?

        Neden Batılılar, Doğulular; cumhuriyetçiler, demokratlar; ulusalcılar, milliyetçiler, muhafazakârlar; bir güç olduğunu düşünen her kimse…

        Halkın, insanların korkularını kaybetmesinden ürküyor…

        Eğer o halk kendileri yahut kafalarındaki gibi değilse!

        Mangalda kül bırakmayan herkes; diktaya, dayatmaya, despota karşı değil mi?

        Cumhuriyet veya demokrasi idealleri “halkın kendi kendini… kendisi için” gibi teranelere sahip değil mi?

        Bir halk kendisi için, öyle böyle, ayaklandığında neden hemen kimlik kontrolü yapıyor zihnimiz?

        Ezilenler, öyle böyle, başkaldırdığında neden ezenin bizden olup olmadığına bakıyor; çok cumhuriyetçi, epey demokrat, bazen halkçı, bazen hakçı yüreklerimiz?

        Neden halklar, alttakiler, itilmişler, ezilmişler, ruhu çalınmış ve emeği gasp edilmişler, haysiyetiyle oynanmış ve aşağılanmışlar, inkâr edilmişler yüreğimizde tutarlı titreşimler yaratmıyor… neden başkaldırılarında kafadan ayrım yapıyoruz?

        Neden, ezilenler…

        Başka ezilenlerden nefret edebiliyor önce?

        Neden, ezilenler…

        Başka ezilenlerin korkuyu atıp başkaldırmasından nefret ediyor hemen!

        Davutpaşa

        Tam 3 yıl oldu. Maytap atölyesi 5 katlı binayı uçurdu. 20 kişi öldü.

        Kayıt dışı, insanlık dışı “piyasa” ve “köle emeği” düzeninde, kamyondan yola saçılan işçiler, devlet çiftliğinde dereye dökülen süt kızlar, atölyede fazla mesaiye kilitliyken yanan kadınlar, arsız şirketin servis aracında sulara kapılanlar, madendeki “güzel ölümler” gibi.

        Bir Umut” Derneği Davutpaşa’da inadına park yapıyor. Bir dava yürütülüyor. Devlet ve hükümet orada sanık Hocam. Çünkü, 20 ölü kendi kendine ölmedi!

        Diğer Yazılar