Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Aralarında ABD, İngiltere, Japonya ve Türkiye’nin de olduğu 8 ülke merkez bankası önümüzdeki 3 gün içinde faiz kararı verecek. Faizi düşürmesi beklenen merkez bankası yok. Ya pas geçecek ya da artırım yönünde bir karar verecek.

        2008’de başlayıp 12 yıl devam ettikten sonra küresel salgınla ikinci tur gerileyen faizler tarihin en düşük düzeylerine indi. Uzun süren bol para düşük faiz trendinin ardından faizlerin düşmemesi ve gelişmekte olan ülkelerde artırım aşamasına gelmesi önemli.

        DIŞARIDA FAİZLER ENFLASYONLA ÇIKIYOR

        -Faizlerin dip seviyeden yükselişe geçmesi enflasyon korkusundan kaynaklanıyor. Ortada henüz küresel çapta başkaldırmış bir enflasyon yok. Ama hızla yükselen emtia fiyatları var.

        -Dahası ABD’nin 1.9 trilyon dolarlık yardım paketi, küresel ekonominin yüzde 3.5 daralmadan aşılamalara bağlı olarak yüzde 5.5 büyümeye dönmesi bekleniyor. ABD’de harcama paketlerine yenileri eklenecek.

        -Doğal biçimde enflasyon beklentileri de 2008 sonrasının en yüksek düzeyine çıktı. Buna paralel dünyanın baz olarak aldığı ABD 10 yıllık tahvil faizleri 2.5 ayda 70 baz puan artışla yüzde 1.60’ın üzerine çıktı.

        -ABD’de temel faizin 1 puan artışı gelişmekte olan ülkelere 2-3 puanlık artış olarak yansıyor.

        REKLAM

        Nitekim Türkiye’deki 10 yıllık tahvil faizleri son 2.5 ayda 1.9 puanlık artış kaydetti.

        -Başta ABD olmak üzere küresel enflasyonun seyrine bağlı olarak faizlerde düşüşün durduğu hatta yükselişe geçme aşamasına girdiğini söylenebilir. Bunan sonrasını merkez bankalarının yapacakları yanında enflasyondaki artışın kalıcı olup olmayacağı belirleyecek.

        İÇERİDE ENFLASYON DA FAİZLER DE YÜKSEK

        -Bizim Merkez Bankası da perşembe günü faiz kararını böyle bir küresel ortamda verecek.

        -TCMB karar verirken elbette yurtiçi ortamı dikkate alacak, enflasyonun ve ekonominin durumuna bakacak.

        -Şubat ayı ile birlikte yıllık enflasyon yüzde 15.61’e yükseldi. Politika faizi yüzde 17. Aradaki fark 1.39 puana kadar indi.

        -Dahası çekirdek enflasyonlar daha yüksek ve tarım üretici fiyatı yüzde 21.32, Üretici Fiyatları yüzde 27.09’da. Dışarıdan da enflasyon ithal ediyoruz.

        -Ekonominin genelinde bir canlılık var. Pek çok insan buna itiraz edebilir. Mesela konut piyasasında işler iyi gitmiyor, hatta geriliyor. Bu piyasada alıcı ve satıcılar isterler ki, faizler düşsün.

        -Nitekim son aylarda hızlanan faiz artışlarına paralel şubat ayı konut satışları yüzde 31.6 azaldı. Azalmanın çok büyük kısmı ipotekli satışların yüzde 66.5 gerilemesinden kaynaklandı.

        #resim#826650#

        -Çünkü konut kredi faizleri şubat ayında yüzde 17-18 düzeylerinde ve kullanıcılar için cazip değildi. Ocak ayında da benzer durum vardı. Sonuçta iki aylık dönemde ipotekli satışlar yüzde 70.5 geriledi ve toplam satışlar da yüzde 34.7 düştü. Konut piyasası çok durgun, hatta gerileme içinde.

        ŞUBAT DA EKONOMİDE CANLI GEÇTİ

        REKLAM

        -Ama otomobil satışları tam gaz gidiyor, iç tüketim canlı. Nitekim dün açıklanan şubat ayı Bütçe verileri vergi gelirlerinde güçlü bir artışı koydu. Şubatta vergi gelirleri yüzde 37.2 arttı.

        -Alt kalemlerde dahilde alınan KDV yüzde 51.6 gibi çok yüksek oranda arttı. İthalde alınan KDV de yüzde 52.6 artarken, özel tüketim vergisi yüzde 18.4, damga vergisi yüzde 23, harçlar yüzde 40.7 büyüdü.

        -Bu vergilerin hepsi dolaylı vergiler ve tüketime dayalı. Geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 4.5’lik büyüme vardı. Yani baz etkisi kaynaklı bir artış değil.

        -Yılın iki aylık döneminde ise dahilde alınan KDV artışı yüzde 40.9, özel tüketim vergisi yüzde 21.6, ithalde alınan KDV yüzde 47.8 büyüdü.

        -Ekonominin durgun hatta küçülen sektörleri yanında canlanan, büyüyen sektörleri var ki, bu vergiler tahakkuk ediyor ve ödeniyor.

        EMTİA FİYATININ %31 ARTIŞI NEYE YOL AÇAR?

        -Altın ithalatının hız kesmesine ve düşmesine karşılık toplam ithalat şubatta yüzde 8 ile artmaya devam ediyor.

        -İthalatın dörtte üçü ise emtiadan, yani hammadde, ara malından oluşuyor. Her yıl ortalama 166 milyar dolar hammadde ithal ediyoruz. Emtia fiyatları da son 6 ayda küresel çapta ve dolar bazında yüzde 31 arttı. Son bir yıldaki artış da yüzde 46 oldu. Enerji, tarım ürünleri, metal ve değerli metaller dahil.

        -Dünün ve bugünün ham maddesi yarının nihai ürünü olacak, fiyat artışları da bütün malların içine girecek ve maliyetleri artıracak.

        -Üzerine pandemi yılında tedarik zincirlerindeki aksamalar, taşımalardaki zorluklar, spekülasyon ve manipülasyonlar da dahil olacak.

        -Dünyada enflasyon yükselirken, bizde ne ve nasıl olup da azalacağını ise Merkez Bankası ile hükümetin yaptıkları ve yapacakları belirleyecek.

        Diğer Yazılar