Savaşın acı yüzü stagflasyon mu?
Rusya’nın Ukrayna’ya gireceği ilanının üzerinden bir hafta geçti. 22 Şubat’ta Putin’in açıklamaları sonrası askeri operasyon başladı. Ukrayna ciddi bir direniş gösteriyor. ABD ve Avrupa ile dünyanın büyük çoğunluğu Rusya’nın karşısında yer alarak şimdiye kadar görülmemiş ekonomik yaptırımları yürürlüğe soktular.
Rusya Merkez Bankası’nın rezervlerini dondurdular, bankaları uluslararası ödemeler sisteminden çıkardılar, küresel finansal piyasalara ulaşımını kestiler.
DOĞRUDAN YATIRIMLARI GERİ ÇEKME KARARI
➔ Daha önemlisi uluslararası şirketler Rusya’dan doğrudan yatırımlarını çekmeye başladı. Bunlar arasında dev petrol üretim ve arama şirketleri var. Hatta uluslararası şirketlerin teknolojik katılımı olmadan bazı sahalardan petrol çıkarılamayacağı belirtiliyor.
➔ Önce Avrupa, sonra ABD hava sahasını Rusya’ya kapattı. Türkiye de Karadeniz’in kapısı olan boğazlardan geçişi Montrö Anlaşması çerçevesinde savaş gemilerine kapattı.
➔ AB silah satın alarak Ukrayna’ya gönderme kararı aldı. Almanya hem Kuzey Akım 2 doğalgaz boru hattını askıya aldı hem de Rusya doğalgazına bağımlılığını azaltmak için iki LNG istasyonu kurma kararı aldı.
➔ Ukrayna’ya iki önemli silah yardımı yapan Almanya ayrıca kendi savunma harcamalarını 100 milyar Euro artırma kararı aldı. Şimdiye kadar en ciddi yaptırımların ve önlemlerin Almanya’dan geldiğini görüyoruz.
İŞİN CİDDİYE GECİKMEYLE ANLAŞILDI
➔ Rusya ekonomik yaptırımlar karşısında politika faiz oranını %8.5’ten 20’ye çıkardı. Ülkeden sermaye çıkışlarını ciddi biçimde sınırladı. Ülke dışına borç verme ve yanında nakit çıkarma tutarına 10 bin dolar sınırı koydu.
➔ Sonuçta para birimi Ruble yüzde bir haftada yüzde 22 değer yitirdi. Hisse senetleri borsası bir günde yüzde 45.5’e varan değer kaybının ardından tatil edildi. Ülke risk priminin göstergesi 5 yıllık CDS oranı yıl başında 126.63 düzeyinden 22 Şubat’ta yüzde 312.94’e çıktı, 1 Mart’ta yüzde 1558.75 ile tavana vurdu.
➔ Küresel piyasaların tepkisi ise önce bardağın dolu tarafını görmek veya fiyatlama yapmamak eğiliminde oldu. Sonra imdada savaşan tarafların görüşeceği haberi yetişti. İlk tur görüşmelerden somut sonuç çıkmadı. Şimdi ikincisi bekleniyor.
➔ Ama Batı’nın yaptırımların dozunu tavana vurdurması ve Rusya ile Ukrayna’nın küresel tedarik zincirindeki öneminin daha iyi anlaşılmasının etkisiyle küresel piyasalar işin ciddiyetini anlamaya başladı. Geç de olsa jeton düştü. Emtiadan başlayarak fiyatlama davranışları değişti.
BİR DE İRAN ETKİSİ OLMASA UÇACAK MIYDI?
➔ Petrol ve doğalgaz savaşa en hassas emtia. Ardından özellikle savaşan iki ülkenin dünya arzındaki önemine paralel gıda geliyor. Sonra da alüminyum, paladyum, nikel ve gübre ile elbette diğerleri.
➔ Bu nedenle bütün emtia fiyatları yükselişte. Emtia endekslerinden CRB son haftada yüzde 5.1, yıl başından beri yüzde 21 arttı. Bloomberg Emtia Endeksi de bir haftada yüzde 5.1 ve yılbaşından beri yüzde 20 artı kaydetti.
➔ Dünya için en önemli emtia petroldür. Brent petrolün varil fiyatı aralık ayı başında 66 dolardan yıl sonunda 78 dolara çıktı. Ocak sonunda 90 dolara çıkan petrol fiyatları 22 Şubat’ta 96 dolardı. Bugün ise 112 doları gördü. Artış son 1 haftada yüzde 17, yılbaşından bu yana yüzde 44 ve son bir yılda yüzde 72 düzeyinde gerçekleşti.
➔ Üretimin ve hayatın temel enerjisi olarak petrol fiyatlarındaki bu tırmanış elbette enflasyonist baskıları artırıyor. Bu nedenle stratejik rezervler satışa çıkarıldı. Ama nafile çünkü dünyanın bir günlük petrol tüketimini dahi karşılamıyor. İran’ı oyunun içine katmak ve petrol arzını artırmak beklentisi belki de fiyatların uçup gitmesini önlüyor.
FİYAT ARTIŞI DOĞALGAZDA ÇOK DAHA YÜKSEK
➔ Avrupa doğalgaz fiyatının göstergesi TTF Gaz son haftada yüzde 53, yılbaşına göre yüzde 73 yükseldi. Doğalgaz devi ülkeye yaptırım uygulamak böyle bir şey. Bedeli yüksek.
➔ Ancak belirtelim ki, Ukrayna krizi baş göstermeden önce doğalgaz fiyatları tırmanışa geçmişti. Bunun etkisiyle fiyatlar son bir yıllık artışı yüzde 667 ile rekor düzeyde yükseldi.
➔ Bu arada belirtelim ki, yine kömüre yüklenme söz konusu ve bu nedenle kömür fiyatlarındaki bir haftalık artış da yüzde 27.5’i buldu. Kömürün son bir yıllık artışı yüzde 244’ü buldu.
BUĞDAY 14 YILIN REKORUNDA
➔ Yine temel bir emtia olan buğdayda fiyatlar çok sert yükseliyor. Bugün 1021.38 dolardan işlem gören buğday fiyatları son haftada yüzde 21, yıl sonuna göre yüzde 32.5 ve son bir yılda yüzde 55 arttı. Ukrayna ve Rusya ikilisi dünya buğday ihracatının yaklaşık üçte birini karşılıyor.
➔ Büyük ölçüde Karadeniz’deki limanlardan yapılan buğday ihracatı güvenlik endişeleriyle artık yapılamıyor. Limanların ablukaya alınması durumu daha ağırlaştırabilir. İki ülke benzer şekilde mısır piyasasında etkili ve bu nedenle mısır fiyatları bir haftada yüzde 7.3, yılbaşına göre yüzde 22, son bir yılda yüzde 35 arttı.
➔ Buğday fiyatı 14 yılın ardından yeniden 1.000 üzerine çıktı. En son 28 Mart 2008’de 1022 dolardan işlem gören buğday fiyatları 2013 yılında yaşanan büyük kuraklığa rağmen bugünkü fiyat düzeyinin altında kalmıştı.
KRİZ VE BÜYÜK BUHRAN OLMASIN DA
➔ Gıda, enerji ve emtia fiyatlarındaki tırmanış dünyayı savaşın acı yüzüyle yüzleştirmeye başladı. Daha bunun finansal piyasalardaki yüzleşmesi olacak. Küresel enflasyonu sıçratıcı etkisini yaşayacağız.
➔ Büyümeyi düşürücü etkisi kesin de, durgunluk veya resesyon düzeyinde olmasa iyi olacak. Olursa durgunluk ile yüksek enflasyon çakışacak ve dünya stagflasyonu görecek. Küresel tahvil piyasalarında son günlerdeki fiyatlamalar bu yönde gerçekleşmeye başladı.
➔ 2020’li yıllar giderek 1970’lere daha çok benzemeye başladı. Şoklar art arda geliyor. Önce pandemi, sonra enerji ve enflasyon, şimdi de savaş şoku.
-Geriye ekonomide stagflasyonu yaşamak kalıyor. Bu muhtemel bir senaryo ve kötünün iyisi.
-Kötü senaryo ise dünya ekonomisinin krize girmesi veya büyük buhrana yakalanması olacak. Olacaklardan tümüyle kaçınmak mümkün değil ama kötünün iyisine talip olmak ve bunu gerçekleştirmek dünyayı yönetenlerin becerisine bağlı.