Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Geçtiğimiz Pazar günü, internette dolaşan “Türkiye’nin İsrail tohumuna bağımlılığı ve taşıdığı tehlikeler” üzerine yazılmış bir yazıyı esas alarak “Türk Tarımı ne kadar milli?” başlıklı bir yazı yazmıştım.

        O gün öğle saatlerinde Tarım Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler’den bir telefon aldım.

        “Görevli” olduğunu söyleyen birisi, beni resmen “fırçalıyor”du.

        Tarım Bakanlığı’nda 115 bin kişi çalıştığını yazmışsınız, o kadar değil. İsrail’den tohum alırken ne kadar mal sattığımızı biliyor musunuz?

        Ve daha bir sürü eleştiri...

        Cevap veriyorum;

        O yazı, içeriğinde de belirtildiği gibi altında imzası olan bir yazı. Rakamlarda veya yazı içeriğinde yanlışlıklar varsa, bir yetkili imzasıyla bir açıklama gönderin, özür de dileyerek düzelteyim.

        Mail adresinizi alayım...

        Okuduğunuz yazının altında var...

        Bakanlıktan hala bir “açıklama-düzeltme” yok...

        Anlaşılan o ki; niyet “düzeltme-bilgilendirme” değil, terbiye etme, sindirme...

        Salı akşam üzeri bir telefon daha;

        Ben yazınızda ismimi kullandığınız Güliz Çelik... Ancak alıntı yaptığınız yazı bana ait değil. İki yıl önce benim ismim kullanılarak yazılmış ve hala internette dolaşıyor.

        Devlet memuru olduğum için de, her alıntı sonrası sıkıntılar yaşıyorum. Keşke alıntı yapmadan önce bir telefon etseydiniz?

        Peki sizin adınızı o yazıyı kim yazmış?

        Bilmiyorum.

        Yazının altındaki telefon numarası size mi ait?

        Evet... Onu da yazmışlar. Ama yazıyı google’den kaldırtmak üzere harekete geçtim.

        O halde bir açıklama gönderin, daha fazla baskıya maruz kalmamanız için yer vereyim.

        “Veterinerin yazacağı şeyler değil...”

        Beklenen açıklama yaklaşık bir saat sonra geldi.

        Veteriner Hekim Güliz Çelik diyor ki;

        “Tarım Politikamız ne kadar milli?” başlıklı yazıda yer alan bilgiler bana ait değildir. Bu yazı bir mail olarak bana ulaşmış ve tarafımdan forward edilmiştir. Kesinlikle isnat edilen e-posta tarafımdan hazırlanmamış ve yazılmamıştır. Nitekim yazı içeriği incelendiğinde, bir ziraat mühendisi tarafından kaleme alınmış olması daha uygundur. O yazının içerdiği konularda bilgi sahibi değilim...

        Bana ait olmayan bu yazı, internette pek çok blokta benim imzamla yer almaktadır. Tüm blok yöneticilerini mail yolu ile bilgilendirmeye çalıştıysam da, başarılı olamadım.”

        Tüm bu açıklamalardan sonra, bana zarar veren ve kontrolsüzce yayılan “İsrail Tohumları” ile ilgili yazının sitenizden geri çekilmesini ve bana ait olmadığını açıklayan bu yazının da sözkonusu sitenizde yayımlanarak insanların bilgilendirilmesini rica ediyorum. Böylece bir yanlışı düzelteceğimize inanıyorum.”

        Belli ki; Güliz Hanım, söz konusu yazıdan her alıntı yapıldığında, kendisinin de bir elemanı olduğu Tarım Bakanlığı yöneticilerinden baskı alıyor. Bundan da son derece rahatsız.

        Mağduriyetine katkıda bulunmamak adına, ilgili arkadaşlardan Habertürk İhternet Sitesi’nden yazıyı kaldırmalarını rica ettim, açıklamasını da kısmen böyle...

        İçerikteki gerçeklere bakabilmek...

        Oysa Tarım Bakanlığı yetkilileri, yazı sahibi olduğuna inandıkları o memura baskı yerine, yazıdaki rakamlara takılıp kalmak yerine, yazıyı tekrar okumalı, bazı doğruların gereğini yerine getirmek üzere çaba harcamalılar.

        Bu ülke hepimizin ve Türkiye’de bir “İsrail tohumu gerçeği” de gün gibi ortada.

        Vaktiyle Türkiye şartlarına en uygun, üstün kaliteli pamuk ırkı tohumu, dünyanın en dayanıklı, en lezzetli kirazlarından “Salihli kirazı”, Türk mühendislerinin eseridir.

        Gerekli altyapı ve destek sağlanırsa, İrail veya başka ülkelere avuç avuç dolar vererek aldığımız tohumlar kendi ülkemizde neden üretilmesin.

        Lütfen olaya bir de bu yönden bakın da ülkemize faydanız olsun.

        Diğer Yazılar