Son Dakika
02.11.2017 - 09:46 | Güncelleme:

Ya bir de artmasaydı

 

EYLÜL ayı dış ticaret verileri açıklanınca, “müjdeli haber” her yerde.

Türkiye’nin ihracatı artmış.

Ne güzel. Bravo ihracatçılarımıza.

Peki bu duruma sevinelim mi?

Rakamları vereyim, sevinme faslına sonra gelelim.

Evet, haber doğru ama hakiki bir sayıya erişmek için biraz daha farklı bakmak, biraz oranlama yapmak lazım.

İhracatımız ilk 9 ayda yüzde 10.5 artış göstermiş.

Ama dış ticaret dediğin iki taraflı.

Bir de ithalat denilen musibet var.

O da artmış.

Ne kadar?

Yüzde 15.5.

Yani ithalatımız daha fazla artmış.

Daha da yani, 2016 Eylül ayında yüzde 71.3 olan “İhracatın ithalatı karşılama oranı”, 2017 yılının aynı döneminde yüzde 59.3’e düşmüş.

İşin özeti.

Dış ticaret açığımız yüzde 27.9 oranında artmış. Yine de sevinmek lazım.

Allah muhafaza ya bir de ihracatımız artmasaydı!

**************

ÖNCE ANKET SONRA İSTİFA

AK Parti’nin kendisine ait belediyelerde başlattığı “başkan kıyımı” ile ilgili iddialar, tahminler bugünlerde toto gibi.

Herkes bir şeyler söylüyor.

Madem öyle, ben de geçen gün Ankara’ya yaptığım kısa seyahatte kulağıma çalınanları söyleyeyim.

Söylenen o ki, AK Parti yönetimi, il ve ilçeler dahil 30 belediye başkanının daha istifasını istemiş veya isteyecekmiş.

Doğru mudur bilmiyorum.

Bence bir anket yaptırıp son istifa taleplerinin seçmende nasıl bir karşılık bulduğunu görmeden böyle bir adım atmazlar.

Bu adım kafalarında hazır olsa bile.

**************

ANLAYAMAZSIN FATİH

ÇOK şükür az sayıda kalan dostlarımızdan biri Rusya.

Ama öğrendiğimiz kadarıyla Rusya, Suriye’deki çözüm arayışlarının bir parçası olarak görülen “Astana sürecine” ve Astana toplantılarına PKK/PYD’yi dahil etmek istiyormuş.

Bunu da Türkiye’nin, “Böyle bir öneriyi kabul etmeyeceğimizi Rusya’ya açıkça ifade ettik” demesinden öğreniyoruz.

Zaman zaman “aydınlatılma ihtiyacı” duyduğumu yazıyorum ya bu köşede.

Yine çok rica edeceğim, biri beni aydınlatsın.

Biz ABD ile PKK/ PYD’ye destek verdiği için “kavgalıyız”.

Fakat Türkiye’nin yaptığı resmi açıklamadan anladığım kadarıyla Rusya da PKK/PYD ile gayet iyi durumda olmalı ki, bu teröristleri Astana masasına oturtmak istiyor.

Peki bu durumda biz Rusya’yla nasıl “iyi” olabiliyoruz?

“Anladıysam Arap olayım” diyeceğim ama ırkçılık olur.

Yine de biri bana anlatırsa sevinirim.

**************

İNANDIRICI MI? 

SONUÇLARINA inanıp inanmamak serbest, Gezici araştırma şirketi bir araştırma yayınladı.

Rakamları hayli iddialı.

Detaya girmeden kabaca oranlar şöyle:

AK Parti: Yüzde 43.8

İYİ Parti: Yüzde 19.5

CHP: Yüzde 18.5

MHP: Yüzde 8.8

HDP: Yüzde 7

Bu anket eğer doğruya yakın bir sonuç içeriyorsa, İYİ Parti’nin en fazla AK Parti’ye yaradığını söylemem mümkün.

Çünkü belli ki, İYİ Parti özellikle sahillerde CHP’nin oyunu “çalacak”.

AK Parti’den de ciddi bir oy gidecek ama sonuçta çok önemli değil.

Çünkü bu sonuçlara göre AK Parti Orta Anadolu’da tulum çıkaracak.

HDP de baraj altı kaldığı için AK Parti, Doğu ve Güneydoğu’da şimdikinden çok çok fazla milletvekilliği kazanacak.

Durumun böyle olabileceğini daha önce yazdığım için çok şaşırmadım.

Ama yine de bu kadarına inanmak pek kolay değil.

İYİ Parti’nin bu kadar kısa sürede “duyulmuş” olması bile pek inandırıcı gelmiyor bana.

**************

CADILAR BAHANE EĞLENCE ŞAHANE 

HALLOWEEN ya da Cadılar Bayramı artık Türkiye’de de, özellikle İstanbul başta “belirli” bölgelerde de kutlanır oldu.

Daha önce bu konuda, “Yahu bu bizim milli bayramımız oldu galiba” demiş biri olarak durumdan pek şikâyetçi olmamam gerektiğini hissediyorum.

Çünkü Türkiye’de gençler ve çocuklar bu bayramı “Batılı manada” kutlamıyorlar.

“Batılı mana” dediğim şu.

Bu aslında bir Kelt bayramı.

Hasat döneminin bitmesi ve kışın gelmesiyle ilgili bir kutlama.

Aslında kökü daha derinlere, Noel ağacı gibi Sümer’e kadar götürülebilir.

Ya da Hades’in yeraltına dönüşüne.

Yaşamın yeraltına geçiş töreni ya da kutlaması olarak görülebilir.

Bir nevi “Ölüler Bayramı” gibi, Ruhlar Bayramı gibi.

Ya da Hıdrellez’in tam tersi gibi.

Ama sokakta şeker toplayan, kapılara yumurta atan çocuklar için bunların hiçbir anlamı yok.

Onlar havalar iyice soğumadan önce sokakta hep birlikte son bir kez eğlenme peşindeler.

Bu eğlenceyi çok görmemek lazım.

**************

ÇİRKİNLİK

GALİBA Müjdat Gezen demiş ki: “Atatürk’e saldıranların yüzde 90’ı çirkin.”

Zannetmiyorum.

Sadece bize “çirkin geliyorlar”.

Daha doğrusu “ruhlarındaki kötülük ve çirkinliği” görüyoruz biz.

Yoksa mesela Tuğçe Kazaz’a sadece fotoğrafına bakarak kim çirkin diyebilir!

Tabii sevgili Gezen “O kalan yüzde 10’a giriyor” da diyebilir.

**************

Çok hoşuma giden bir Instagram paylaşımı.

**************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sosyal medya teröristleri, doğrunun küfür ve hakaretle eğriye dönmediğini anladığı zaman.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 03:19
    Sence abd ve rusya ile ikisi birden kavgaya gucci yetermi turkiyenin. Türkiyenin rusya ile ittifak tercihini bozması turkiyenin lehine mi aleyhine mi, rusya abd kadar ikiyüzlü.gözükmüyor diğer taraftan
  • Misafir 03 Kasım 2017 Cuma 00:08
    Çikmadi.
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 22:47
    yine döktürmüşsün ama boş:thumbsdown:
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 22:31
    Ah Atatürk ah senin adını kimler kendi çıkarları için kullanır oldu bir kalkıpta görsen...! mandacısı düzenbazı avantacı vatan haini hep senin adından ekmek yerler
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 22:16
    SN.TUĞÇE KAZAZ'IN BAKIŞLARI GÜZEL DEĞİL.GÖZLERİNİN İÇİ GÜLMÜYOR.
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 20:52
    italattan haber versene Altaylı...
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 20:30
    turkiye rusyanin kizlari icin degil ulke cikarlari icin "dost" yani yillarin gazetecisisin biri bana anlatsin diyorsun?
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 20:20
    Bizi abd ve rusya arasinda capraza alan israil stratejisine olabilecek en iyi hamle rusya nin korkuları üzerine gitmek ve turan birliğinin askeri manada birliği nin saglanmasina yönelik silah üretim ve paylasimini azami seviyeye çıkarmak
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 20:12
    İsrail pyd piyonunu rusyaya verdi,amerikanin elinde ise yaramayinca, sonuçta amerikanin ortadoğu politikası israil in politikası olduğu için kayıp ve kazanç eşit
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 19:24
    “Tabiat bir şey vermez, her şeyi kazanmak lazımdır. Kazanmanın tabii kanunlarını arayacak olursak, yalnız tek bir esas görünür: Çalışmak… Bundan başka çare yoktur. İnsan, tabii olarak, şahsına sahiptir; bu hassa, insanı bütün dünyaya sahip kılabilir. Yani insan, zekâsı, sanatı, iradesi sayesinde bütün unsurlara boyun eğdirebilir. Bu, bize çalışmanın yüksek kıymetini, ahlaki vasfını ve her şeyden mukaddes olan bir hakkı, çalışmak hakkını gösterir. Tembellik, bütün fenalıkların anasıdır. İnsan, çalıştığı için, eli altında veyahut kafasının içinde eserini büyümekte ve yükselmekte gördüğü zaman ne büyük zevk duyar! Çünkü neticesiz uğraşmak, çalışma sayılmaz. Hiçbir şey yapmamak veyahut neticesiz, manasız şeyler yapmak, çalışma kanununa karşı büyük kabahattir. Bu eser, ister çiftçinin hasadı, ister mimarın evi veyahut heykeltıraşın heykeli, ister bir âlimin veya bir sanatkârın keşfi, kitabı olsun; zevk birdir. Bu zevk, bütün zahmetleri, saban arkasında dökülen terleri, sanatkârın, fikir adamının bazen pek elemli olan yorgunluklarını derhal unutturur.” “Bu hayat müsabakasında diğerleri, kabiliyetleri itibarıyla sizi geçebilirler. Bir muvaffakiyet elinizden kaçabilir. Bundan dolayı onlara kızmayınız ve elinizden geleni yapmışsanız, kendi kendinize de kızmayınız. Asıl mühim olan muvaffakiyet değil, gayrettir. İnsanın elinde olan ve onu memnun eden ancak gayrettir.” -Atatürk'ün Bütün Eserleri 23.Cilt/66-68.Sayfalar Kaynak: Kur'an Penceresinden Kurtuluş Savaşına Bir Bakış -Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 19:22
    Gazi Paşa, Selanik’te, bir gazeteye yazdığı yazı hakkında fikirlerini soran Cemal Paşa’ya görüşlerini anlatırken adeta asırlara ders verircesine şunları söylemiştir: “Birtakım kuş beyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz. Bunun hiçbir kıymeti ve önemi yoktur. Siz, içinde bulunduğumuz vaziyeti değerlendiriniz. Ve evvela kabul ediniz ki biraz feragat sahibi olmak lazımdır. Eğer şunun bunun teveccühünden kuvvet almaya tenezzül ederseniz, bugününüzü bilmem, fakat geleceğiniz çürük olur. Çünkü bizim henüz hakikatle hiç temasa gelmemiş geniş muhitlerimiz vardır. Bu muhitlerde henüz acemkari hayaller ile dolu olanlar çoktur. Büyüklük odur ki hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için hakiki ülkü ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen bunda mukavemeti yok eden kişi olacaksın. Önüne sonsuz engeller yığacaklardır, kendini büyük değil, küçük, zayıf, vasıtasız, hiç kabul ederek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın. Ondan sonra sana bu yüksek adam derlerse, bunu diyenlere de güleceksin!” -Atatürk'ün Bütün Eserleri 3.Cilt/29.Sayfa
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 19:22
    “Kuvvet, ordudur. Ordunun hayat ve saadet kaynağı, bağımsızlığı takdir eden milletin, kuvvetin lüzumuna olan vicdani imanıdır. İngilizler, milletimizi bağımsızlıktan mahrum etmek için, pek tabii, evvela onu ordudan mahrum etmek çaresine giriştiler… Sonra, kumandanlarımıza ve subaylarımıza taarruz ve tecavüze başladılar. Askerlik izzeti nefsini yok etmeye gayret ettiler.” “Her halde, ordu, düşmanlarımızın birinci taarruz hedefi oldu. Orduyu mutlaka imha etmek, subayları mahvetmek, aşağılamak lazımdır. Buna da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta engeller ve müşkülat kalmaz. Düşmanlarımız herkesten evvel subayları öldürdüler; onları aşağılar ve hor görürler… Subayın yaşamak için bir çaresi vardır: Şerefini korumak. Düşmanlarımızın kast ettiği ise o şerefi ayaklar altına almaktır.” -Atatürk'ün Bütün Eserleri 9.Cilt/112-113.Sayfalar
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 19:18
    Müdafaai Hukuk’un yarattığı kurtuluş ve aydınlanma mücadelesinin hedef aldığı emperyalizm-kapitalizm ikili zulmünün kanlı çehresi Atatürk tarafından 3 Mart 1922’de şöyle tanıtılmıştır: “İstilacı, saldırgan olan devletler yerküreyi kendilerinin malikânesi kabul etmekte ve insanlığı kendi hırslarını tatmin için çalışmaya mahkûm esirler saymaktadırlar. Onlar, ilan ettikleri insani ve adaletkarane esasları, kabule değer gördükleri için değil, senelerden beri tahakküm zinciri altında tuttukları insanlık kütlesini büsbütün silahlardan tecrit etmek ve daha kolay esaret altında tutmaya devam etmek için bir aldatma vasıtası kabul etmektedirler. Buna diğer bir saik daha vardır: Birbirlerini aldatarak biri diğerinden fazla menfaat koparmak. Hilekârlıkta yekdiğeriyle müsabaka etmektedirler. Bunlar sırf kendi hırslarını tatmin için çalışmaktadır. Bunların gayesi, insaniyetin iyiliğine yönelik olmadığı gibi, bilhakis, zulüm, baskı olduğu için, onları lanetle anmakta kendimizi haklı görüyoruz. Bunlar kudret ve kuvvet mevkiinde bulundukça mazlumlara merhamet ve şefkat göstermelerine imkân yoktur. Böyle bir şeye inanmak büyük bir gaflettir. Bu kuvvetleri maddi, manevi silahlarından tecrit edeceğimiz zaman ancak böyle bir hareket beklenebilir. Batı ancak bu kuvvet karşısında silahını teslime mecbur kalacak ve bu gayri insani muamelelerine, zulüm ve zorbalığına nihayet verecektir. Bunun husule gelmesi çok zamana bağlı değildir.” -Atatürk'ün Bütün Eserleri 12.Cilt/299-300.Sayfalar
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 19:16
    27 Mart 1930 günü sabahı, doğmakta olan güneşe bakmaktadır. Yanındakilere, edebiyat ve felsefe tarihine de altın harflerle yazılabilecek şu muhteşem sözleri söyler: “Doğudan şimdi doğacak olan güneşe bakınız. Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan bütün Doğu milletlerinin de uyanışlarını öyle görüyorum. Bağımsızlık ve hürriyetine kavuşacak daha çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşları şüphesiz ki ilerlemeye ve refaha yönelik olarak vuku bulacaktır. Bu milletler bütün güçlüklere rağmen engelleri yenecekler ve kendilerini bekleyen geleceğe ulaşacaklardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı geçecektir. Size bu sözleri söyleyen Cumhurreisi değil, sadece Türk milletinin bir ferdi olarak Mustafa Kemal’dir. Bu hususa bilhassa nazarı dikkatinizi çekerim.” -Atatürk'ün Bütün Eserleri 26.Cilt/144.Sayfa
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 19:15
    “Büyük bir cesaretle söylüyorum ki, dünyanın bugünkü genel şartlarına ve asrın, insanların kafasında yapmış olduğu bugünkü değişikliklere göre, bütün İslam âleminin şimdiye kadar vehmedildiği gibi bir noktadan sevk ve idaresine maddi imkân yoktur ve olamaz. Bunu bu kadar kuvvetli söyleyebilmek için çok şey bilmeye, çok şey düşünmeye, çok şey hatırlamaya hacet yoktur. Çünkü ‘bu olmamıştır ve olamayacaktır’ dediğim zaman bu benim ifadem değildir, tarihin ifadesidir, vakaların ve hadiselerin ifadesidir; en nihayet ilmin, aklın, mantığın ifadesidir. Arkadaşlar, bin üç yüz şu kadar seneden beri bu teori, nerede ve ne vakit tatbik kabiliyeti bulabilmiştir?” “Bir Osmanlı devleti vardı. O da en nihayet yok olmaya mahkûm oldu. Ne için? Çünkü millet kendi hayatıyla ve kendi eviyle hiçbir vakit meşgul olmadı; daima hayali birtakım hedeflere karşı sürüklendi ve kendi kendini sürükledi, en nihayet bu hal ve vaziyete düştü.” “Hepsinin iradesine sahip olanın iradesi, umumun iradesi yerine geçer. Dolayısıyla bütün görüşleri bir noktada özetlemek lazım gelirse, mahv ve yok olduğunu, sefil olduğunu gördüğümüz bu toplumların, mahv ve yok olma sebepleri, kendi iradelerine sahip olmamış bulunmalarıdır. İradenin başkaları tarafından gasp edilmiş olması veya başkalarına terk edilmiş ve bırakılmış olmasıdır. Bir toplum, bir devlet müessesesi, bu hatadan yakasını kurtarmaksızın, ne şekilde tesis olunursa olunsun, her halde netice itibarıyla felakete mahkûmdur. Biliyorsunuz ki, Osmanlı devleti saltanat devresini, haşmetini, debdebesini yaşadıktan sonra düşmeye başladı.” -Atatürk'ün Bütün Eserleri 15.Cilt/57-60.Sayfalar
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 19:14
    “Osmanlı devletinin, devlet siyaseti olarak, millet siyaseti olarak, halk siyaseti olarak, belli, açık bir siyaseti mevcut değildi. Devletin başına geçen hükümdarlar, kendi arzularına, heveslerine göre bir nevi siyaset icat ederlerdi ve o siyasetin peşinden bütün milleti sürükler, götürürlerdi.” “Bütün Müslümanların bir noktada birleşmesi ve hep beraber çalışarak kuvvetli olması, mesut olması, muhakkak arzu edilir. Fakat dünyada elde edilemez olan hedeflere yürümek, insanları çok aldatmıştır, çok aldatır. İnsanlar parlak olan siyasetlere doğru mutlaka yürümek ve oraya ulaşmak ister. Çünkü parlak olan şeyler caziptir. Bu dediğim nokta da parlaktır, caziptir. Fakat hayat hayallere dayanamaz; hayat maddiyata dayanır. Herhangi bir millet hayatını muhafaza için, hayat vasıtalarını elde etmek ve düzenlemek için adım attığı zaman seçtiği hedef hayali olursa elbette muvaffak olamaz. Bu, asırların ve asırlarca yaşamakta olan insanların, belki çok acı, çok kanlı hadiseler ile ve belki çok büyük felaketlerle bulmuş olduğu bir neticedir.” -Atatürk'ün Bütün Eserleri 15.Cilt/57-60.Sayfalar
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 19:13
    “Bizim çok korktuğumuz ve daima korkmakla hayatımızı kurtaracağımız bir şey vardır ki, herhangi bir şahsın, herhangi bir heyetin dahi istibdadı altında kalmaktır. Çünkü efendiler, şahıslar gibi meclisler de müstebit olur. Ve meclislerin istibdadı, şahısların istibdadından daha tehlikelidir. Dolayısı ile uzun müddet iktidara sahip olmak üzere toplantı halinde kalacak olan mebuslar, yavaş yavaş kendilerini seçen milletin arzusundan, emellerinden, hislerinden ve fikirlerinden uzak kalır, arada bir ayrılık olur. Bir gün bakarsınız ki, millet başka türlü çalışıyor, milli emeller başkadır.” -Atatürk'ün Bütün Eserleri 15.Cilt/76-83.Sayfalar
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 19:12
    “Biz, keyfi hareket etmeyiz. Müstebit asla değiliz. Hayatımız, bütün faaliyetimiz memleket işlerinde keyfi ve müstebitçe hareket edenlere karşı mücadele ile geçmiştir.” “Bizim; akıl, mantık, zekâ ile hareket etmek şiarımızdır. Bütün hayatımızı dolduran vakalar, bu hakikatin delilidirler.” “Memleket ve millet işlerinde, şahıslarıyla, fiilleriyle, fikirleriyle zararlı olmak vaziyetine düşenlere karşı zaman zaman sertleştiğimiz vakidir. Milleti hakiki kurtuluş yolunda yürümekten mene çalışmak isteyenlere şiddetli ve amansız olmak eğilimindeyiz! Toplumsal nizamımızı bilerek veya bilmeyerek ihlal edici kimselere müsaadekar olamayız! Bunlar doğrudur. Bizden bu hususlarda sükûnet ve tarafsızlık talep edenleri tatmin edemiyorsak, bunun sebebi, memleket ve millet menfaatini her şeyin üstünde gördüğümüzdendir.” -Atatürk'ün Bütün Eserleri 17.Cilt/149.Sayfa
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 19:11
    “İki Mustafa Kemal vardır; biri karşınızda oturan ben; et ve kemik, fani Mustafa Kemal. İkinci bir Mustafa Kemal var onu ‘ben’ kelimesiyle ifade edemem. O, ben değil, bizdir. O, burada oturan sizler, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve yeni mefküre için uğraşan aydın ve mücahit bir zümredir. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüs ettiklerim, onların hasret duyduklarını tatmin içindir. O Mustafa Kemal bütün bir aydın ve mücahit zümrenin temsilcisidir. Fani olmayan, yaşaması ve muvaffak olması mukadder olan Mustafa Kemal odur.” -Atatürk'ün Bütün Eserleri 17.Cilt/255.Sayfa “Hayatın felsefesi, tarihin garip tecellisi şudur ki, her iyi, her güzel, her faydalı şey karşısında onu imha edecek bir kuvvet belirir. Bizim lisanımızda buna irtica derler.” -Atatürk'ün Bütün Eserleri 14.Cilt/339.Sayfa
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 19:10
    “Sizden olan bir şahsa sizden fazla ehemmiyet atfetmek, her şeyi milletin bir ferdinin şahsiyetinde toplamak, geçmişe, bugüne, geleceğe bütün bu devirlere ait bir toplum meselesinin açıklanmasını ve ortaya konulmasını, bu yüksek topluluğun mütevazı bir şahsiyetinden beklemek, elbette ki layık değildir; elbette ki lazım değildir.” “Memleket ve milletin hayat ve geleceğine olan muhabbet ve hürmetimden dolayı huzurunuzda bir hakikat noktasını izaha mecburum. Vatandaşınız olan herhangi bir şahsı istediğiniz gibi sevebilirsiniz; kardeşiniz gibi, arkadaşınız gibi, babanız gibi, evladınız gibi, sevgiliniz gibi sevebilirsiniz. Fakat bu sevgi sizi, milli mevcudiyetinizi, bütün muhabbetlerinize rağmen, herhangi bir şahsa, herhangi bir sevdiğinize vermeye sevk etmemelidir. Bunun aksine hareket kadar büyük hata olamaz. Bir millet için, bir millet varlığı, bir millet şerefi ve haysiyeti, bir millet büyüklüğü için bu kadar hata olamaz. Ben, mensup olduğum büyük milletimin böyle bir hatayı artık işlemeyeceği hakkında tam bir itimada sahip olmakla müsterihim ve iftihar ediyorum.” -Atatürk'ün Bütün Eserleri 17.Cilt/45.Sayfa
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 17:23
    müjdat gezenin bi doğru lafına rastgelmedim. ya hu bu ülkede kim kimi seviyorsa sevsin. zorla sevdirmeye kalkışmak asıl hata. ben de müjdat gezeni hiç sevmiyorum. helede komedi anlayışı sanat tarzı para verip oyununa gitmem.halbuki batı tarzı sanat tarzı hoşuma gittiği ve takip ettiğim halde gezen çok kırı tarzı. eskiden tv de trt zamanında onun bölümü geçsin diye beklerdim.
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 15:14
    Sevgili Fatih abicim eline diline yüreğine sağlık. Günde en az 20 kere habertürk uygulamasını açarım yeni bir haber varmı diye ama ilk gözüm sizin yazınızı arıyor.Maalesef kalmadı sizin gibi hem her alanda bilgili hem de dobra konuşacak insanlar. Ayrıca bilmediğiniz konularda da atıp tutmak yerine beni bilgilendirin demeniz de inanın sizi bir kat daha sevmemı sağlıyor. Allah işinizde kolaylıklar versin sevgiler saygılar
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 14:42
    tuğçe kazaz güzel mi?
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 14:42
    ayyy insanları güzel çirkin diye yargılayan kişi müjdat gezen ise yandık bittik kül olduk,yıllardır türkiyede hiçbirşey yapamamış kendince büyük sanatçı boş konuşan adamın önde gideni,yanlış anlamayın atatürk ile ilgisi yok konunun sadece kendini kaf dağında görüp insanları küçümseyenlere sözüm,müjdat abi konuşması gereken son insanlardan biri bu memlekette
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 13:59
    Dün iyiydi,bügün berbat.
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 12:45
    ya o oy oranlarına inanıyormusun ? insanları manipüle etmemek gerek
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 12:40
    İhracat artmadı...Euro Dolar paritesi yılbasından beri % 10,51 arttı bu etkiyi düşürün % 0 kalır
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 11:57
    İlk alınacak İlçe belediyelerinin başında Güngören geliyor. ok kötü hizmetleri var.
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 11:44
    Rusya zaman zaman pyd ye yanaşıyor. Bu onları desteklediğinden değil Abd ile olan birlikteliklerinin arasını açmak olarak düşünüyorum.Devletler arası münasebetlerde ebedi dostluk yada düşmanlık yoktur. Küslükte yoktur. Her millet çıkarları neyi gerektiriyorasa o yönde kürek çekiyor.
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 11:39
    İthalatta en büyük kalem, malumunuz otomobiller Fatih bey. Hani sizin sürekli gönüllü reklamını yaptığınız ithal otomobiller. Bu çuvaldızı size hediye etmek istedim.
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 11:36
    ATATÜRKÇÜ OLANLARIN DA DİLLERİ SÖYLEMLERİ 0 ÇİRKİN
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 09:36
    Günaydın Sayın Fatih ALTAYLI; ABD'de fetö lideri var, Rusya'nın elinde sadece Pyd-pkk fark burda ABD ile ilişkileri bozan ana unsur pkk değil.
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 09:34
    HDP NİN BARAJ ALTINDA KALACAĞINI SANMAK FAZLA HAYALCİLİK
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 09:33
    tabi tabi hallowen sacmalıgı sadece birer eglence kusura bakmayın ama herşeyden önce kültürün yerli ve milli olması şart!
  • Misafir 02 Kasım 2017 Perşembe 09:07
    Fatih Bey, bir de Güngören belediyesini bir görseniz. Beş para etmez Bağcılar ve Esenler Güngören belediyesi ile kıyaslanamazken şimdi hepsi geçti yüksek yerlerde akraba ilişkisi olduğu için tutuyorlarmış. Yoksa çoktan göndermişlkerdi. Güngörenliler de sevmez fakat Akparti sayesinde Belediye başkanlığını kazanıyor.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cumartesi 11 MPH 26°
Kısmen Güneşli ve Sağanak Yağışlı