Son Dakika
26.01.2018 - 09:32 | Güncelleme:

Kumarda deste kazanmaz

 

PKK’nın Suriye kolu PYD şimdilerde “ABD bizi sattı” şarkısını söylemeye başlamış.

Burada kırk kere yazdık, çok mu şaşırdınız satıldığınıza.

Eğer öyleyse “hem hainsiniz hem katil hem de salak”.

Bu köşede PKK’lılara ve ABD’yle işbirliği yapan tüm Kürt gruplarına yıllardır hep aynı şeyi söyledik.

“Büyük devletler sizi satar. Binlerce kilometre ötedeki güçlere güvenerek adım atmayın” dedik.

Ne zannediyordunuz, bir yanda Türkiye olacak, diğer yanda siz ve büyük güçler, sizi tercih edecek öyle mi?

Onların size yönelik tercihi ancak dönemsel olabilir.

Türkiye’yi zorlamak, Türkiye’yi kendi politikalarına ittirmek için sizi kullanırlar.

Sonrasında oyun biter ve sümkürülmüş mendil gibi çöpe atılırsınız.

Sizin gibi örgütler oyuncu değildir.

Oyuncuların elindeki harcanabilir önemsiz oyuncaklarsınız.

Değeriniz ancak kumar masasındaki bir deste kâğıt kadardır.

Bir oyuncu tarafından dağıtılırsınız, diğer oyuncunun parasını almak için kullanılırsınız.

Sonra çöp kutusuna gidersiniz.

Oyun sürecekse, yeni bir deste açılır ve siz oyunu çöpten izlersiniz.

O masada elden ele gezerken, sadece yıpranırsınız, eskirsiniz ama kazanan olamazsınız.

Siz kumar masasından kârlı kalkan kâğıt destesi gördünüz mü?

İster hileli dağıtılsın, ister dürüstçe.

Deste kazanmaz.

Sizin gibi örgütler, Ortadoğu’da dönen oyunda olsanız olsanız bir deste kâğıtsınız.

Yüz yıldan fazladır sürekli kullanıldınız, sürekli aldatıldınız.

Hâlâ mı anlamadınız!

***********

GERÇEK HAİNİ ZAMAN BİLİR

DÜNKÜ yazıma epey bir tepki geldi.

“Ne yani bunlara kızma, ‘Hain’ deme hakkımız yok mu?”

Kızmak serbest.

Herkes herkese kızabilir.

Hele kendi gibi düşünmüyorsa.

Ama “hainlik” meselesi biraz daha karışıktır.

Karışıktır çünkü konjonktüreldir.

Mesela...

PKK ile barış süreci diye bir şey başladığında Habur kapısından davullu zurnalı bir grup gelmiş; mahkemeler, savcılar, hâkimler tarlaya masa kurup yargılama yapmıştı.

Biz de burada, bu gazetede “Rezalet” demiştik.

Karşılığını “hain” ilan edilerek almıştık.

Aradan zaman geçti, şimdi o planı yapanlara “Hain” deniliyor.

Keza, barış süreci diye bir şey başlamıştı bir ara.

PKK’lılar özellikle Güneydoğu’da ve Doğu’da hâkimiyeti ele geçirmişti.

Neredeyse kolluk kuvveti kurmuşlardı. Asker kışlaya hapsedilmişti. Operasyonlar yasaklanmıştı.

Ben gariban buradan, “Yahu böyle barış süreci mi olur, bölgeyi PKK’ya veriyorsunuz” diye söylenecek olmuştum.

Anında “süreci bozmaya çalışan vatan haini” ilan edilmiştim.

Şimdi o sürecin aktörleri hain oldu.

Sırrı Süreyya Önder mesela.

İmralı görüşmeleri sırasında devletin en güvendiği HDP’liydi. Sürecin makul gitmesi için çalışıyordu.

Aradan geçen zaman çok uzun değil.

Şimdi partisiyle birlikte “hainler” grubunda.

Fethullah Gülen’i eleştiriyordu benim de aralarında bulunduğum bir grup.

Öfkeye mazhar oluyorduk. O makbuldü, biz tu kakaydık, ülkeye ihanet ediyorduk.

İtibarımızı alaşağı etmek için her şeyi yapıyorlardı. Din düşmanı idik, hain idik. Gülen’in emirlerini yerine getirenler ise “kahraman”dı. Zırhlı araçlara biniyorlardı “hainlerden” korunmak için

Şimdi tam tersi oldu. O gün el etek öpenlerin en azından bir bölümü içeride ve “hain”ler.

O nedenle “hain” kelimesine hep mesafeli dururum ben.

Tablo çok net olmadıkça kimseye “Hain” demeyin.

Gerçek ihaneti ortaya koyan en iyi tanık “zaman”dır.

Konjonktüre yenilmeyen tek şey olduğu için.

***********

CIVIKLIK NEW YORK’A KADAR

NUSRET Et Lokantası, ABD New York’ta ilk açıldığı gün, çok kötü eleştirilerin hedefi olmuş.

Bununla ilgili ahkâm kesecek bir durumum yok.

Çünkü ister inanın, ister inanmayın hayatımda bir gün bile Nusret’te tek bir lokma yemedim.

Kapısından içeri adım atmadım.

Ki bilirsiniz, yemeyi, içmeyi çok severim ama Nusret’e gitmedim.

Nedenini bilmiyorum.

Muhtemelen “zevzekliği” sevmediğim içindir.

Dünyanın en önemli şeflerinin lokantalarına gittim.

Bir-ikisiyle kişisel dostluğum da var. Mesela modern Fransız mutfağının Bocuse’den sonraki en önemli kurucusu sayılan Michel Guerard’la.

Ne Michel’in ne de bir başkasının yaptığı yemeği eliyle tutup ağzıma tıktığına şahit olmadım.

Değil bana, hiçbir müşterilerine bunu yaptığını da görmedim, duymadım.

En fazla, yaptığı bir şeyi tabakta getirip “Bunu yeni denedim, mönüye koyup koymayacağımı bilmiyorum, bir dene” der bütün nezaketi ve zarafetiyle.

Bu yüzden de Nusret’e gitmedim. Kıllı bıyıklı bir herifin eliyle kopardığı eti ağzıma tıkmasını istemediğim ve bu cıvıklığa tahammül edemeyeceğim için.

Gelelim eleştirilere...

Açıkçası ben New York’ta et yemeyi sevmem. Bana uygun pişirmezler. Genel olarak Amerikan damak zevki de bana uymaz.

Bu yüzden iyi bile olsa Nusret’i sevmemelerine şaşırmam.

Ama şunu da unutmamak lazım.

Türkiye’de doğru düzgün yemek yazarı falan olmadığı için kötü, dandik, lezzetsiz pek çok lokanta yıllardır pohpohlanır da pohpohlanır.

“Aman şöyle iyi, aman böyle iyi.”

Neredeyse tamamı aynı elden çıkmış, birbirine çok benzeyen mönüler veya farklı olmak için “saçmalama” düzeyine gelmiş sözde “yerel” lezzetler.

Ve bunları öve öve bitiremeyen, pazı dolması ile yaprak sarmasını, kuzu eti ile dana etini bile ayıramayacak kadar bu işten bihaber palavra gurmeler.

Bu yüzden de Nusret’in NY’de duvara toslamasına hiç şaşırmadım.

Bildiğimiz cıvıklığıyla İstanbul’da bile toslaması gerekirdi.

Neyse ki “Bonne pour L’Orient” diye bir cümle var bildiğimiz.

Nusret ve gibileri de o hesaptan geçiniyor zaten.

***********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kendimize âşık olmadığımız zaman.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 17:31
    müthiş bir yazı! sağlam benzetmeler :)
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 17:30
    Nusret Amerikalılardan 1000 dolara aldığı danayı Amerikalılara 200 bin dolara geri satıyor
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 17:24
    Sizin gibi sozunun eri yazar bulmak zor .Emegine saglik.
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 16:07
    Doğruları konuşan ama kimseye yaranamayan adam yüreğine sağlık
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 15:18
    Nusret, turkiye'deki lira menusunu abd'de dolara çevirmis, simit sarayi ya da gulluoglu gibi..bu da abd gibi et ulkesinde ki et fiyatlari turkiye ile aynidir; millete pahali geldi..amerikalilarinin porsiyonlari buyuktur ama nusret porsiyonlari da fransiz gibi ufacik tutmus..butun giden amerikalilar, salt bae'yi bilerek gidiyor ama yedigi kaziktan sonra bir daha gitmemek uzere..miami'de ki yeri brickell de newyork' ta ise 53 te 5 ile 6. Avenue arasinda, kiralari oldukca yuksek yerlerde..
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 14:50
    Fatih bey bugün'kü yazınız muhteşem olmuş elinize yüreğinize sağlık !!
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 14:47
    ​“Bonne pour L’Orient” (Dogu icin yeterince iyi) cok agir bir cumledir ama soz konusu restaurant zinciri ozelinde durumu tam ozetler nitelikte.
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 14:31
    helal
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 14:29
    Aynen öyle
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 14:12
    bu adam gene söylüyorum güzel seyler yazıyo
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 13:39
    KALEMINIZE VE YÜREGINIZE SAGLIK SAYIN ALTAYLI
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 10:33
    :blush: güzel
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 09:52
    eline aklına fikrine sağlık yine güze bir yazı GİRESUNLU
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 09:20
    Ülkemizdeki bir restorana "şark için yeter de artar bile" ifadeniz biraz ağır olmuş Fatih bey.
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 14:31
    Fati bey haaaaa cok haklisin hollandadan selam
  • Misafir 26 Ocak 2018 Cuma 05:02
    çok iyi bir yazı eline saglık.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Perşembe 14 MPH 25°
Az Bulutlu