Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Ekonomi bir bütündür. Onu oluşturan karar alıcılardır. Bunlar tüketici, üretici, hizmet sağlayıcı ve kamudur.

        Bunların birbirleri ile ile ilişkileri girifttir. Hepsinin toplamından ortaya bir sonuç çıkar. O çıkabilecek sonuca göre de kararlar alınır.

        Örneğin pandemi varsa birileri maske üretmek ister, birileri restoranını tadilata sokar. Geliri düşeceği için harcamasını azaltır kimileri. Kamu ise payına düşeceği görür ve tedbirini alır.

        Karar aşamalarına katılan her karar verici beklentisini rasyonel şekilde oluşturmaya çalışır. Enflasyon yüksekse tasarrufları erimesin diye tedbir alır örneğin. Kamunun bütçe desteği ile açık vereceğini öngören yatırımcı daha yüksek faize hazırlanır. Şehirdeki geçici işinin birkaç ay gelir yaratmayacağını düşünen işçi köyüne dönüp bahçesi ile uğraşır. Böylece yevmiye ödemez, kendi tarlasında çalışır. Sanayici kredisini döndürmeye çalışır.

        Çark döner. Ekonomi işler.

        Burada kamu gücü olacakları tahmin eder ve olmaları için destek olur, çok olmasın diye düzenler ya da olmaması için çaba sarf eder.

        REKLAM

        Karar alıcılar yine kamunun bu gücüne göre önceden pozisyon alırlar. Kimi zaman da ardından gelir bu pozisyonlanma.

        Örneğin vaka sayıları çok artıyorsa ve kapanmalar gelecekse kamudan bu karar beklenir. Ülkenin durumuna göre mali destek beklenir vs.

        Beklentiler tutuma şekil verir. Karar alıcıların tutumları fiiliyata dökülür.

        Burada en kritik konu beklentiler. Beklenti oluşturmak kolay iş değil.

        Tecrübelerden ya da birikimden ileri geliyor. Bunların sonucunda bir beklentiye sahip oluyorsunuz. Boş beklentileri saymıyorum tabii. O başka iş.

        Kamu da bu kez karar alıcıların yaratacakları beklentiyi tahmin etmeye çalışıyor. Regülasyon, destek paketi, açma & kapama kararı... Aklınıza ne gelirse buna göre onlar da bir beklenti oluşturup harekete geçiyorlar.

        İşte bu karar alma süreçlerinde özel ve kamu kurumlarının karar alabilme, beklenti oluşturma ve doğru uygulama süreçleri çok kritik. Bunu da kurumsal kapasite belirliyor. Kurumların gücü yüksek oldukça kararlar kaliteli ve her şeyden önemlisi ‘öngörülebilir’ oluyorlar.

        Öngörülebilirlik anahtar. Kamu, özel, kurum, vatandaş... Herkesin ekonomik mevcudiyetini sürdürmesi buna bağlı.

        Öngörülebilirlik de kendi içinde ayrıştırılabilir.

        REKLAM

        Bunun için kurallar, düzenlemeler ve bunların ilanı ile uygulanması konusunda tereddüt olmaması gerekir. Durum bu olunca kolaylıkla tahmin edilebilir bir durum ortaya çıkar. Hayat rahat akar. Aksi yatırımların önünü tıkar, tüketim iştahını kırar. Sonunda ekonomi potansiyeline ulaşamaz ve farklı problemler ortaya çıkar.

        Pandemi dünyanın her ülkesini vurdu. Mikro ve makro politika ayarlamalarını gerekli kıldı. İnanılmaz bir dönemdi. Bu bakımdan çok fazla karar alınmak durumunda kaldı. Özel bir dönemdi. Ancak alınan karar sayısı arttıkça sonuçlarını hesap etmek zorlaşıyor.

        Kurumsal kapasite burada devreye giriyor.

        Bayram öncesi bilet satıyor otobüs firmaları. Açılma genelgesi ile kapasite yarıya inmiş. Çekte kanun çıkıyor ve parasını almak isteyenler alamıyorlar. Sonra basın açıklaması ve tebliğ ile geri alınmaya çalışılıyor ancak iyi niyet ziyanı telafi edemiyor. Turizm sezonunun başı sonu belli olmasına rağmen yanlış zamanda açılıp yanlış zamanda kapanıyoruz. İşten çıkarma yasağından kredi paketlerine kadar her şey son anda açıklanıyor. Kapanırken kapanma kurallarını, açılırken açılmayı tam özümseyemiyoruz. Her şey hızlıca olup bitiveriyor.

        Karar alamıyoruz.

        Başa dönüyorum; nasıl öngöreceğiz? Neye göre karar vereceğiz?

        Pandemi çok özel bir dönem, yüzde yüz. Şüphesiz. Ancak bütün hatayı ona yıkamayız. Kurumsal kapasitedeki erimeyi daha çok açığa çıkarıyor sadece. Karar almak, vermek, ekonomik davranmak imkansızlaşıyor. Sonra durumu kurtarmak için daha fazla tedbir. Ardından onların sonuçlarıyla başa çıkmak için daha fazla çaba.

        Kronik Kitap’tan çıkan Daha İyi Bir Türkiye İçin Hangi Fikri Yıkalım? kitabımda 65. sayfadaki şu grafik bu öngörülebilirlikteki azalmanın bir sonucunu gözler önüne seriyor. Vatandaş neden milli parası yerine dövizi tercih ediyor? Yanıt, bu yazının konusu aynı zamanda.

        REKLAM

        Güçlü kaslarımız erirken dövizleşme hastalığımız nüksediyor.

        https://kronikkitap.com/kitap/daha-iyi-bir-turkiye-icin-hangi-fikri-yikalim/

        Diğer Yazılar