Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Dünya günlerdir nefesini tutmuş ABD’nin Ortadoğu’da ne yapacağını bekliyordu.

        Daha doğrusu Trump’ın saldırı söylemlerinin tıpkı Kuzey Kore çıkışında olduğu gibi blöf mü, yoksa bir saldırının habercisi olup olmadığını anlamaya çalışıyordu.

        Ancak bu kez bekleyiş pek uzun sürmedi.

        Önceki gece Amerikan füzeleri Suriye’ye inmeye başladı.

        Şimdi gözler ABD’nin Avrupalı müttefiklerini de yanına alarak başlattığı saldırıya Rusya’nın ne zcevap vereceğini görmek için Putin’e çevrildi.

        Belki de bu yazı baskıya girdiği saatlerde Rusya da savaşın içine girmiş olacak. Yani güneyimiz tam bir cehenneme dönecek.

        Nedeni, amacı ne olursa olsun savaşların yarattığı tahribat hepimizin malumu.

        Hatta kabusu.

        Suriye’deki bu savaşın pek çok mağduru olacağı aşikar.

        Yine canlar yanacak, bebeler yetim, kadınlar dul kalacak.

        Hem de hiç günahları olmadığı halde.

        Peki o füzeler, o bombalar sadece Suriye’yi mi vuracak...

        Elbette bunu da istemezdik.

        Çatışma ortamının insani ve siyasi sonuçları bir yana, bir diğer kurbanı da Türk turizmi.

        Amerika’nın bu hamlesi, yıllardır küresel kriz yüzünden nefes almakta zorlanan, 2018’i umut yılı olarak gören turizmci için de ciddi bir darbe oldu.

        Eğer güneyimizdeki sıcak gelişmeler çok kısa sürede çözüm kavuşturulmaz ve çatışmalar ne kadar devam ederse, Türk turizminin alacağı yara da o kadar büyük olacak.

        Geçmişte bunun örneklerini yaşadık.

        Örneğin Körfez savaşında...

        İran ile Irak birbirini yerken Ege ve Akdeniz sahilleri sinek avlıyordu. Benzer bir tabloyu Irak’taki sıcak gelişmeler sırasında da yaşadık.

        Yeni yakın çevremizde ufacık bir kıvılcım çıksa, her seferinde yanan turizmimiz, turizmcimiz oldu.

        Şu anda yine benzer bir duruma geldik. İşin kötüsü tam da yeni sezon kapıya dayanmışken...

        Önlem almak için zaman çok az.

        Belki de hiç kalmadı.

        Ama gerek Turizm Bakanlığı, gerekse turizm sektörü turizmcinin bu tablodan an hafif hasarla kurtulması için bir şeyler yapması şart.

        Dilerim o kısıtlı süre iyi değerlendirilir de sektör bir darbe daha yemez.

        Diğer Yazılar