Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Özellikle 1980’lerde yükselişe geçen ve son 40 yılda hiçbir zaman gözden düşmeyen lise öykülerinin iki binli yıllarda sadece sinemada değil televizyon ve internet dizileriyle de giderek vazgeçilmez hale geldiğini görüyoruz.

        Temelde ergenlik sorunları ve büyümek temalarına odaklanması itibarıyla başlangıçtan bu yana çok fazla değişim yaşamayan, muhafazakâr bir alt tür gibi görünebilir. Ne var ki, temel temalar aynı olmasına rağmen yeni kuşakları, yeni konuları, farklı karakterleri ve en önemlisi farklı türleri bir araya getirmesi açısından sürekli değişim içindedir lise filmleri…

        Komedi, dram ve sınırlı ölçülerde korku öğeleri içeren ‘Aniden’ (Spontaneous), türün son yıllarda geçirdiği değişimi örnekleyen filmlerden değil belki; ama öncelikle hikâyenin çevresinde kurulduğu özgün fikirle dikkat çekiyor. O ‘özgün fikir’, filmin ilk sahnesinde, hiç gecikmeden çıkıyor karşımıza. Son sınıfların matematik dersi tam da denklemler anlatılırken bir öğrenci durup dururken patlayarak ölüyor. Tüm sınıfı ve öğrencileri kana bulayan müthiş bir patlama bu… İlk araştırmalar, öğrencinin tümüyle kendi bedeni içinden kaynaklanan belirsiz bir nedenden ötürü durup dururken patladığını gösteriyor. Sonraki araştırmalar da durumu değiştirmiyor. Hiçbir neden bulunamıyor. Dahası, gizemli ve dehşetli patlamalar, sadece son sınıf öğrencileri arasında devam ediyor.

        Aaron Starmer’ın 2016’da yayımlanan aynı adlı romanından uyarlanan ‘Aniden’, patlamanın nedenlerine odaklanan bir film değil. İşin içine polis, FBI, çeşitli devlet birimleri ve bilim insanları dahil oluyor olmasına; ama araştırma süreci kesinlikle filmin merkezî konusu haline gelemiyor. Çünkü filmin merkezinde polisiye örgü ve bilimkurgu değil, bir gençlik aşkı var. İlk patlamanın yarattığı ruh haliyle filizlenen bir aşk bu… Ölümün kendisine fazlasıyla yaklaştığını düşünen Dylan (Charlie Plummer), uzun süredir hoşlandığı Mara’ya (Katherine Langford) açılmaya karar veriyor. Bu arada, hemen belirtelim. Öykünün ana karakteri Dylan Hovemeyer değil, açılışta seyirciye doğru konuşan ve filmin anlatıcısı da olan Mara Carlyle

        REKLAM

        Mara ve Dylan, patlamadan önce birbirlerini pek tanımıyorlar. Tanıştıktan sonra ise onları birbirlerine mizah duyguları ve filmler yakınlaştırıyor. İlk patlamanın ardından getirildikleri karakolda, Dylan’ın ‘Cronenberg filmi gibi…’ demesi, Mara’yı güldürüyor mesela. ‘E.T’ gibi popüler klasiklerin dışında ‘Dr. Strangelove’ ve ‘Traffic’ gibi filmlere kadar uzanan sinema kültürleri, onlar hakkında bize de önemli bir fikir veriyor aslında. Dışardan hiç göstermemelerine rağmen yaşıtlarına göre daha olgun karakterler olduklarını hissediyoruz.

        ‘Aniden’, romantik ve eğlenceli bir aşk filmi formunda ilerliyor ama alttan alta ‘gençlik ve ölüm’ gibi yan yana gelmesi dahi insanı ürperten karanlık bir temayı eşeliyor. Tıpkı müzikteki kontrpuan tekniği gibi, birbirine ters iki temayı alıp onları bir lise filminin içinde birleştiriyor.

        Liseyi bitirmenin ve yeni bir hayata başlamanın eşiğindeki son sınıf öğrencileri için ne zaman kimin başına geleceğini bilemedikleri ölüm, baş edilemez bir gerçeklik kuşkusuz. Çünkü ölüm, tam da geleceğe odaklandıkları, üniversite hayalleri kurdukları bir dönemde çıkıyor karşılarına. Hem de nedensiz olarak…

        Belki de o yüzden, ilk başlarda hiç yokmuş gibi davranmaya, hayatlarını eskisi gibi sürdürmeye çalışıyorlar. Ama bir noktadan sonra can veren arkadaşlarının matemiyle kendi korkuları arasında bir yerde sıkışıp kaldıklarını anlıyorlar.

        Mara ile Dylan ise çevrelerinde sinsice dolaşan Azrail’e karşı birbirlerine sığınıyor; korkuyu aşkla yenmeye çalışıyorlar. Üstelik başarılı da oluyorlar. Çevrelerindeki dehşeti pek umursamadan, romantizm ve mizah duygusuyla ayakta duruyorlar. Ne var ki, ‘filmin kötü adamı ölüm’, elini son sınıfların üzerinden bir türlü çekmek bilmiyor.

        ‘Aniden’, 17 yaşında karşılarına çıkan ölüme karşı ne yapacaklarını kestiremeyen gençleri konu alıyor ama özü itibarıyla, sadece gençlerin değil hepimizin ölümün öngörülemezliği ve kaçınılmazlığına karşı çaresizliğimizi anlatıyor. Bir insanın ancak ölüm gerçeğiyle yüzleşerek büyüyüp olgunlaşabileceğinin altını çiziyor.

        ‘Aniden’, başta Mara ve Dylan olmak üzere karşımıza getirdiği son sınıf öğrencilerine tanıdık lise filmi klişeleri üzerinden pek bakmıyor. Belki de patlama nedeniyle ‘popüler öğrenciler, ezikler, inekler, sporcular ve diğerleri’nden oluşan ayrımların yok olup gideceğini söylemeye çalışıyor. Kesin olan, ölümün aralarındaki ayrımı yok edip hepsini eşitlemesi…

        Mara ve Dylan, iyi yazılmış iyi oynanmış derinlikli, sahici karakterler. Filme kısa sürede bağlanmanızı sağlıyor ve ilgiyi ayakta tutmayı başarıyorlar. Mara Carlyle karakterinde izlediğimiz Avustralyalı Katherine Langford’u ‘13 Reasons Why’ (2017-2018), ‘Cursed’ (2020) gibi çevrimiçi dizilerle ‘Love, Simon’ (2018) ve ‘Bıçaklar Çekildi’ (Knives Out - 2019) gibi filmlerden hatırlayabilirsiniz. Langford, ‘Aniden’ ile 2020 yılında bilimkurgu fantezi kategorisinde Eleştirmenlerin Seçimi ödülüne aday gösterilmişti.

        ‘The Babysitter’ (2017), ‘Love and Monsters’ (2020) ve ‘Underwater’ (2020) gibi filmlerin senaryo yazarı olarak tanınan Brian Duffield, ilk uzun sinema filminde gençlik filminin hakkını veren bir yönetmenlikle çıkıyor karşımıza. Karakterleri tanıttığı ve hikâyeyi kurduğu ilk yarıda oyuncuların kameraya konuştuğu, kısa planlardan oluşan hızlı kurguya öncelik veriyor. İkinci yarıda dramın daha çok devreye girmesi, komedinin geri çekilmesiyle filmin temposunu da ağırlaştırıyor. Hikâyenin verdiği imkanlara rağmen rahatsız edici sahneler tasarlamaktan uzak duruyor. Bunun yerine Brian De Palma’nın ‘Carrie’ filmini hatırlatacak şekilde bol miktarda kırmızı boya, yani kan kullanıyor.

        ‘Aniden’i patlamaların nereye bağlanacağını merak edenlere pek önermem. Birkaç sahne hariç açıkçası korku ve gerilim pek yok filmde. Brian Duffield, baştan sona karakter ağırlıklı bir eksen üzerinden ilerliyor.

        Oyunculukları, karakterleri, mizah duygusu ve temasını ele alışıyla sevdiğim bir film oldu ‘Aniden’…

        Pandemi sürecinde 2020 yılının sonbaharında ABD’de kısıtlı gösterime giren ‘Aniden’, daha sonra birçok ülkede çevrimiçi olarak seyircilerle buluştu. Türkiye’de ise 22 Temmuz’dan bu yana Netflix içeriğine dahil olmuş durumda.

        7/10

        Diğer Yazılar