SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Kural bozuldu

02 Eylül 2016 Cuma, 01:55:44 Güncelleme:09:53:02
Muharrem Sarıkaya

Muharrem Sarıkaya

[javascript protected email address]

 

EFKAN Âlâ’nın önceki akşam sürpriz bir şekilde görevinden ayrılması, İçişleri Bakanlığı’nda “kurumsal kural değişimini” de beraberinde getirdi.

AK Parti, Süleyman Soylu’yu bakan atayarak güvenlikle ilgilenmiş veya İçişleri Bakanlığı bünyesinde görev yapmışlar arasından İçişleri Bakanı’nı belirleme geleneğini de bozdu.

Çünkü AK Parti göreve geldiği ilk yıl İçişleri Bakanlığı’na kariyeri kaymakamlık, emniyet müdürlüğü ve valilikle geçen, ANAP’ta siyaset yapan Abdülkadir Aksu’yu bakan yaptı.

Aksu, bu görevi 5 yıl sürdürerek AK Parti döneminde bu makamda en uzun süre kalan bakan oldu.

Seçim döneminin geçici İçişleri Bakanı da yine kurum bünyesindendi; Osman Güneş atandı.

Seçim sonrası bakanlık koltuğuna oturan Beşir Atalay’ın kurum bünyesinden gelmeyen akademisyen, sosyoloji profesörü olduğu söylenebilir.

Ancak unutulmasın ki Atalay 58. ve 59. hükümetlerde devlet bakanlığı yaparken Kürt sorununun çözümü için İçişleri Bakanlığı kadrolarıyla çalışan isimdi.

Atalay, 29 Ağustos 2007’de bakanlık görevine atandığında kurumun birçok yöneticisini yakından tanıyordu.

Polis Okulu’nda 2009 yılında akademisyen, gazeteci ve güvenlik yetkilileriyle Kürt sorununun çözümü üzerine gerçekleşen toplantının hazırlığını da önceden yapmıştı.

Atalay bu görevini 2011 seçimlerine kadar sürdürdü; ara dönemin seçim bakanı da yine Osman Güneş oldu.

GELENEK SÜRDÜ

Seçim sonrası bakanlığa atanan İdris Naim Şahin de kaymakamlık ve İçişleri müfettişliği yaptıktan sonra siyasete giren isimdi.

Şahin de İçişleri bünyesinden gelen, yıllarca kaymakamlık ve valilik yapmış Muammer Güler’e görevini bıraktı.

Güler’in 17/25 Aralık’ta yaşananlar nedeniyle bakanlıktan istifası üzerine, polisin Başbakan ve ailesine operasyonunu engelleyen, 6 yıl Başbakanlık Müsteşarlığı görevinden bulunan Efkan Âlâ milletvekili olmadığı için dışarıdan bakan atandı.

Âlâ da selefleri gibi kaymakamlık, valilik yapmış kurum içinden biriydi.

Ardı ardına yapılan ilk seçimde yerine tarafsız bürokrat olarak atanan Selahattin Öztürk de bakanlık içindendi; 7 Haziran sonrası kurulan hükümetin bakanı Selami Altınok da kaymakamlık ve valilikten geliyordu.

Bu dönem perde gerisinde kurumu yöneten de kasım seçiminin ardından göreve yeniden gelen Efkan Âlâ’dan başkası değildi.

AĞRIYI BAŞ ÇEKER

AK Parti Süleyman Soylu ile 14 yıllık kuralını bozdu; mülkiye-siyasal-hukuk kökenli olmayan, kurumla ilişkisi bulunmamış, işletme okumuş birini bakan yaptı.

Geçmiş hükümetler döneminde de Ali Tanrıyar, Mustafa Kalemli, İsmet Sezgin, Ülkü Güney, Meral Akşener ve merhum Rüştü Kazım Yücelen’in de arasında bulunduğu hukuk-siyasal kökenli olmayan isimler bakanlık görevinde bulundu.

Ancak AK Parti’de Soylu ile yeni bir dönemin kapısı açıldı.

Bakanlıktaki gruplarla, kadrolarla bağı olmayan Soylu ile kurumsal körleşmenin, metal yorgunluğunun ortadan kaldırılması hedeflendi.

Hükümet çevresinde Âlâ’nın görevden ayrılmasının nedeni olarak gösterilen de zaten bunlardan farklı noktalar değildi.

Yoksa Âlâ’nın görevden ayrılmasının gerisinde ne liyakat, ne siyasi davaya bağlılık ile ilgili kaygı söz konusu...

Özetle, korunan kadroların özensizliğinin, valilik atamasındaki yanlışlığın, gününü toplantıyla boğan bürokratik hımbıllığının faturasını yine baş ödedi.

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN