ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
27 Ocak 2017 Cuma, 01:29:10 Güncelleme:09:38:35

Güvenli bölge!..

 

Suriye haritasını önünüze alın.

Ardından, ABD’nin koltuğuna yeni oturan başkanı Donald Trump’ın, “Suriye’de kesinlikle güvenli bölgeler oluşturacağım” açıklamasıyla nereleri kastettiğini tahmin edin...

Suriye üzerine çalışmalarıyla bilinen ORSAM uzmanı arkadaşım Oytun Orhan’la bunu denedik...

Orhan bölgedeki son gelişmeleri de yakından takip ettiği için Trump’ın sözlerinin kapsamına biraz da bu çerçeveden bakarak gelecek okuması yapmaya çalıştık.

5 YIL ÖNCE

Karşımıza ilginç bir tablo çıktı.

Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın neredeyse 5 yıldır yaptığı çağrıya ABD yönetimi yeni geldi.

Hem de Erdoğan’ın söylediği, Suriye halkının yerinde tutulması gerektiğine işaret eden, mülteci akınının engellenmesi gerektiğine vurgu yapan, Avrupa’nın mülteci sorununun ancak Suriye halkı yerinde güven içinde kalırsa çözüleceğine işaret eden cümleleri tekrar ederek söylüyor.

Ancak ABD’nin yeni yönetimi aynı niyetle mi söylüyor, orası berrak değil.

Nedeni de Trump’ın fikrinin detayının berrak olmaması, sadece Beyaz Saray’da ABC’den David Muir’e verdiği röportajdaki şu cümlelerle sınırlı kalması:

“Suriye’de halk için kesinlikle güvenli bölgeler oluşturacağım. Bence Avrupa, milyonlarca insanın Almanya ve diğer ülkelere alınmasına izin vermekle büyük bir hata yaptı. Şimdi orada olan şey tam bir felaket...”

Bir de ABD medyasında açık kaynaklara dayandırılarak verilen, “Yabancıların Terörist Saldırılarından Ülkeyi Korumak” başlıklı başkanlık taslağındaki, “Suriye’de ve komşu ülkelerde güvenli bölgeler oluşturulması için 3 ay içinde taslak bir plan hazırlanmasını” öngören metne dayanıyor.

SURİYE VE KOMŞULARI

Burada dikkat çeken cümle, Suriye’yle birlikte “komşu ülkeler” ifadesinin de yer alıyor olması.

Suriye’nin komşuları Ürdün, İsrail, Lübnan, Irak ve Türkiye...

Türkiye, İsrail, Lübnan ve Ürdün’de de olmayacağına göre, geriye sadece Irak kalıyor.

Buradan yola çıkarak, güvenli bölgenin sadece Suriye ile sınırlı kalmayıp Irak’ı da kapsayacağı aşikâr.

Gelelim nerelerde olacağına...

Batıda İsrail-Lübnan sınırına yakın bölgede olmasının olanağı yok; çünkü Rusya ve İran ile Şam rejimi bölgeye hâkim.

Türkiye sınırına yakın olan İdlib bölgesinde ise Oytun Orhan’ın da dün vurguladığı gibi “El Nusra gittikçe tam hâkimiyet sağladı”; buranın güvenli bölge ilan edilip uçuşa kapatılması olanaksız.

Benzer şekilde Rakka’nın üstü ve altında kalan Orta ve Güney’de DEAŞ var...

Fırat Kalkanı’nın yürütüldüğü Çobanbey’den El Bab’a kadar olan bölgeyse Türkiye destekli ÖSO güvencesinde; üstelik ateşkes süreci de başladı ve mesafe alındı.

Bu durumda geriye tek bölge kalıyor, PYD’nin hâkim olduğu Suriye’nin kuzeyindeki Afrin, Kobani, Cezire bölgeleri ile Irak içindeki Sincar bölgesi.

Washington yönetiminin böyle bir karar almasının, güneyde Rakka’ya doğru gittikçe alanını şişmanlatan PYD’yi çok daha güvenli hale getireceği açık.

Unutulmasın ki Irak’ın kuzeyinde Bölgesel Kürt Yönetimi’nin 1991 sonrası oluşum süreci de benzer bir evreden geçmişti.

Trump’ın kadrosunda ağırlığı hissedilen generallerin bir zamanlar Ortadoğu’da görev yaptıkları anımsandığında plan da ortaya çıkıyor.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Pazar 20 MPH 21°
Az Bulutlu
EN ÇOK OKUNANLAR
  • 2 Ayda 32 bin TL maaşlı 2 Türk seksör!
  • 3 Başbakanlık’a karınca koruması!
  • 4 Demir büktü beton ezecek