Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        YENİ KHK’nın “sivile yargı muafiyeti” konusu çok öne çıkınca diğer maddeleri üzerindeki tartışmalar geride kaldı.

        Oysa KHK, yüksek yargıyla ilgili olarak çok önemli maddeleri bünyesinde barındırıyor.

        Özellikle FETÖ davalarına bakan mahkemelerin bundan sonraki süreçte nasıl davranacaklarına ilişkin işaretler veriyor.

        Hemen belirteyim KHK, FETÖ davalarının 6 ay içinde sonuçlandırılmasına ilişkin tüm zemini hazırlamış.

        Buna ilişkin de yargının ihtiyaç duyduğu Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlemeleri yapmış bulunuyor...

        HAZİRANA KADAR

        Şöyle ki...

        KHK ile Yargıtay Hukuk ve Ceza Genel kurullarının yerine geçecek daimi iki dairenin oluşturulmasına ilişkin düzenleme getirildi.

        Yargı içinden gelen eleştiriler de dikkate alınarak yeni oluşan bu iki daireye, FETÖ davalarının yükünü azaltma hedefiyle 31 Aralık 2022’ye kadar süre tanındı.

        Böylece yeni 100 üye ile mevcutlar arasından iki daireye 21’er üye atanacak.

        Ancak hükümet KHK (Geçici 17) ile yeni 100 üyelik için “Yürürlük tarihinden itibaren en geç altı ay içinde seçim yapılır” diyerek hazirana kadar süre tanıdı.

        Konuyla ilgili kişinin aktardığına göre, 100 üyenin 70’i atanacak, geri kalan 30 üyelik için hazirana kadar beklenecek.

        Bu beklemenin gerekçesi, FETÖ davalarına bakan mahkemelerin başkan ve üyelerinin talep etmeleri halinde Yargıtay üyeliğine seçilebilmelerine olanak sağlamak.

        BERBEROĞLU KARARI

        Bunun için davaların erken bitmesini sağlayacak bazı yeni hükümler de getirildi.

        Örneğin, istinaf ile ilk derece mahkeme arasında arkadaşım Enis Berberoğlu’nun davasında da görülen süreci ortadan kaldıran düzenlemeye gidildi.

        KHK (98), Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yaptığı düzenlemeyle, “dava dosyasının gerekçeyi içermemesi” veya “savunma hakkının kısıtlandırılmış olması” nedenleriyle hukuka aykırılık itirazında bulunulmasını engelledi.

        Bu da istinaf ile birinci derece mahkemeleri arasında dava dosyalarının gel-git yapma sürecini sonlandıracak.

        İstinaf mahkemelerinin kararları doğrudan kendisinin vermesinin önünü açacak.

        Böylece davaların en geç haziran başına kadar tamamlanması sağlanacak.

        CHP’NİN ATAĞI

        Ancak sürecin bu şekilde sonuçlanması için CHP’nin itirazı ile Anayasa Mahkemesi’nin KHK kararı da önem arz ediyor.

        CHP, geçmiş başvurularını da göz önünde tutarak farklı bir sonuç çıkacağını ummuyor.

        Nitekim Grup Başkanvekili Engin Altay da dünkü sohbetimizde bu durumun altını çizdi ve ekledi:

        “Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk ‘Daha ne yapalım’ demenin ötesinde bir adım atmamız, toplumsal muhalefeti de harekete geçirmemiz lazım.”

        CHP Ankara Milletvekili Levent Gök ise geçen yıl KHK ile resmi görevliler için getirilen yargı muafiyetinin TBMM’de yasalaştığını anımsattı.

        Gök, “Ocak ayında bu yasanın iptali için başvurduk, Anayasa Mahkemesi 1 yıldır buna bakmadı” deyip ekledi:

        “Eğer Anayasa Mahkemesi bunu sonuçlandırırsa, bu kanuna dayalı olarak düzenleme getiren yeni KHK’nın 121. maddesi de kendiliğinden iptal olur; çünkü sivil yargı muafiyeti bu kanuna dayanıyor...”

        “CHP’nin beklentisine dönük bir sonuç çıkar mı?” derseniz, Anayasa Mahkemesi’nin mevcut yapısında zor...

        Diğer Yazılar