AİHM'den Öcalan'a 'umut etme hakkı'
GENELE dönüşmüş yerel seçim siyaseti arasında dün Ankara'da en çok tartışılan, AİHM'nin önceki gün Öcalan ile ilgili kararı idi...
AİHM'nin 7 kişilik jüri heyetinin aldığı 8 maddelik kararı, aslında Öcalan konusunda Türkiye'ye çok fazla bir yaptırım getirmiyor.
Nevruz öncesi yeni bir siyasi tartışmanın önünü açmanın ötesinde de yeni bir durum yaratmıyor.
Aksine, "koster arızasından", "Bu hafta aileyle görüşmeyi yasakladım" söylemine kadar uzanan Türkiye'de de eleştirilen uygulamalara dikkat çekiyor; mevzuat düzenlemesi istiyor.
Zaten tazminata hükmetmeyip sadece mahkeme masraflarının ödenmesini istemesi de bunun işareti olarak değerlendiriliyor.
Bir üst mahkemede bu kararların kalkabileceğine inanıyor.
Nitekim AİHM nin 7 kişilik jüri heyetinin kararını, 17 kişilik Büyük Mahkeme'ye taşıyacaklarını Adalet Bakanı Bekir Bozdağ dün açıkladı.
Bozdağ, AİHM'nin geçmişte aynı yöndeki başvurularla ilgili almış olduğu aksi yöndeki kararlarına da dikkat çekti.
"Türkiye'nin infaz sistemini değiştirme gibi kararı yoktur" dedi, mevzuatta düzenleme yapmayacaklarını söyledi.
UMUT HAKKI
Büyük Mahkeme'den nasıl bir karar çıkacağını kestirmek zor.
Ancak 7 kişilik jürinin, 8 kararından şu dördünün "oybirliği" ile alınmış olduğu unutulmamalı:
1- Öcalan'ın zehirlenme iddiası kabul edilemez, 2- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz suç" ile ilgili 7'nci maddesi ihlal edildi, 3- Şartlı tahliye olmaksızın hapis cezası verilmesi, AİHS'nin "işkence yasağı"nı düzenleyen 3'üncü maddesine aykırıdır, 4- Türkiye'ye sadece mahkeme masrafları ödetilmeli...
Bu kararlarda AİHM nin diretmesi muhtemel.
Çünkü AİHM benzer kararı, 9 Temmuz 2013'te İngiltere için de verdi.
İngiltere, müebbet hapis süresini tamamlayan mahkûmların cezasının devamına Adalet Bakanı'nın karar vereceğine ilişkin yasayı 2003'te kaldırdı.
AİHM buradan yola çıkarak uzun süre hapis cezası çekenlerin, "uslanıp topluma dönme umudu hakkının olması gerektiğine" hükmetti.
Somut olaylarda 25 yıl (terörde 35 yıl) olan müebbet ceza süresini dolduran mahkûmun, içeride kalıp kalmayacağına karar verecek değerlendirme prosedürünün yasayla düzenlenerek "umut hakkı" verilmesi gerektiğini vurguladı.
Bunun salıverme anlamına gelmediğine, belirli süre sonunda değerlendirme mekanizmasının kurulması olduğuna da işaret etti.
Aynen Öcalan kararında olduğu gibi, İngiltere'nin de AİHS'nin "işkence yasağı" başlıklı 3. maddesini ihlal ettiğini belirtti.
İngiltere'nin itirazıyla karşılaştı.
DÜZENLENMELİ
Türkiye de koalisyon hükümeti döneminde idam cezasını kaldırdığında, 2 Ağustos 2002'de çıkardığı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Kanunu'na geçici bir madde ekleyerek, "Ölüm cezası müebbete dönüşenlere koşullu salıverilme hakkı verilemez" hükmünü koymuştu.
Anlaşılan o ki AİHM 8 ay önceki İngiltere kararındaki gibi Türkiye'den de mevzuatında düzenleme istiyor.
Bakan Bozdağ buna uymayacaklarını açıkladı.
Haklı da olabilir; çünkü 25 veya 35 yıllık süre dolduğunda ortaya çıkacak konjonktürde karar mekanizmasının ne kadar dayanabileceği tartışmalıdır.