Son Dakika
12.02.2018 - 03:35 | Güncelleme:

Noksansız bir soyağacı çıkartmamız mümkün değildir!

 

İÇİŞLERİ Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, internetten soyağacı sorgulamayı, sistemin tahminlerin üzerindeki yığılma yüzünden kilitlenmesi üzerine daha ilk günden askıya aldı. Şimdi günlük kota belirlenecekmiş ve vatandaş soyunu-sopunu bu kotanın imkân verdiği ölçüde yapacakmış.

Kota, aile kayıtlarına ilk defa ulaşma imkânı bulan vatandaşın merakını giderme hususunda bir işe yaramaz; daha başka teknik çarelerin aranması, meselâ Google, Facebook vesaire gibi sanal mekânlara her an milyonlarca kişinin aynı anda girebilmesini sağlayan serverler’den, vesairelerden istifade edilmesi gerekir. Bu iş masraflıdır ama hakikaten hizmet verilmesi isteniyor ise hem başka çare yoktur, hem de böyle bir teknik düzenleme devlet için mesele bile değildir.

TV programı yaptığımız senelerde seyircilerden gelen soruların ilk sırasında soyağacı meselesi yeralırdı, konu bugün de okuyucularımın öncelikle merak ettikleri hususu teşkil ediyor ve “Ben kimim?” diye soruyorlar...

Cevap olarak “İşe nüfus dairelerindeki kayıtlarınızdan başlayın, gidip almaya çalışın” diyorduk ama vatandaş ile nüfus memurları arasında hep tartışma çıkardı; zira Türkiye’de aile kayıtları her nedense “gizli” idi ve vatandaşa verilmiyordu!

Daha açık söyleyeyim: Vatandaş soyunu öğrenmesi hakkından mahrum ediliyordu!

Bu hak hayli geç de olsa şimdi verildi ama ortaya bu defa teknik engeller çıktı...

AYRI YERLERDEKİ EVRAK

Ama, teknik problemlerin halledilmesinin ardından herhangi bir şekilde kayıtlara ulaşabildiğiniz takdirde yedi ceddinizi öğrenebileceğinizi, anne ve baba tarafından asırlar önceki aile kayıtlarınıza ulaşabileceğinizi zannetmeyin. Şanslı iseniz en fazla dört, haydi bilemediniz beş nesil geriye, 1800’lerin ortalarına kadar gidebilir ve orada kalırsınız. Öyle hayal ettiğiniz gibi asırlar öncesine, onbeşinci, onaltıncı yüzyıllara ulaşmanız mümkün değildir. Zira, 19. asırdan itibaren tutulmuş nüfus kayıtları ile daha önce yapılmış sayımların evrakı farklı yerlerdedir, meselâ 1831 ile 1880’ler arasında yapılan ve sadece erkeklerin kaydedildiği nüfus sayımının belgeleri devlet arşivinde, 1880’ler sonrasında kadınların da yazıldığı defterler ise nüfus müdürlüklerindedir ve bunların tamamı henüz yeni harflere aktarılmamıştır.

Üstelik, eski asırlardaki nüfus sayımları “kişi” değil “hâne”, yani ev temelindedir. O devirlerdeki sayımlarda memlekette kaç kişinin yaşadığına bakılmaz, maksat vergi ödeyip askerlik yapabilecek kişilerin miktarını belirlemektir. Dolayısıyla, eski kayıtlarda aile temelinde kaynak bulunmaz, sadece erkeklerin isimleri yazılır ve “kara bıyıklı, dökük saçlı, sarı benizli” gibi ifadelerle yazılırlar, hepsi o kadar! Hele aile asıl memleketinden kalkıp başka yere yerleşmiş, yani göçetmiş ise bırakın geçmiş asırları, dördüncü nesle ulaşabilmek bile imkânsızdır.

BİZDE OLMAYAN SİSTEM

Bu yüzden Batı’da, özellikle de kıt’a Avupası’nda olduğu gibi nesiller öncesine uzanan bir şecere çıkartmak bizde imkânsızdır; zira Hristiyan memleketlerdeki “vaftiz” benzeri bir uygulamamız yoktur. Hristiyan dünyasında, özellikle de Katoliklerde yeni doğmuş bebek daha birkaç günlükken kiliseye götürülüp vaftiz edilir, yani dine girmiş olur. Ama papazın işi vaftizle bitmez, kilisedeki vaftiz defterine çocuğun doğduğu tarihi, vaftiz gününü, annesi ile babasının ismini kaydeder ve bir Avrupalının, bilhassa da Katoliklerin yedi cedlerini öğrenebilmeleri bu yüzden kolaydır. Vaftiz defterleri sayesinde nesiller boyu geriye gidebilir, kiliselerdeki dinî nikâh kayıtlarını yahut sivil nikâhın başlamasından sonra belediyelerde yazılan nikâh defterlerini inceleyerek bilmem kaçıncı göbekten dedelerinin nineleriyle ne zaman evlendiklerine kadar ulaşıp soyağaçlarını eksiksiz şekilde çıkartabilirler.

Dolayısı ile soyağacı sorgulamasındaki teknik sıkıntıların halledilmesinin ardından yedi göbek geçmişinizi öğrenebileceğinizin hayâlini kurmayın, noksanlara ve hatâlara karşı hazırlıklı bulunun ve bu işin bizde mükemmelen yapılmasının mümkün olmadığını da asla unutmayın!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 16 Şubat 2018 Cuma 13:58
    Murat abi devlet belgeleri önceden oluşturup hizmete sokmuş. Ben sorgulama yaptığımda belgemin 1 gün önce oluşturulduğu gördüm. Bu sayede sunucu yükseltmesi gerekmeden işi hallettiler.
  • Misafir 13 Şubat 2018 Salı 16:08
    Sürmene kazası 1835 yılına aiyt nüfus sayım belgeleri 2012 yılında yayımlandı. Böylece ailemin 1835 yılında Sürmenede yaşadığını öğrenebildim. Bu sayede 8 kuşak geriye gidip ailemin orada yaşadığını öğrenebildim. Herhalde o tarihte Sürmeneye yerleşmediklerine göre ve en az bir 100 yıl kadar önce oraya göç ettikleri tahmin edilirse 1700'lü yılların başından beri atalarımın Sürmenede yaşadığını tespit ettim. Ama Sürmeneye nereden geldiklerini bilmek ise imkansız. Kimbilir Trabzonun fethinden sonra sahile inen Akkoyunlu bir ailenin devamı olabilirim diye düşünüyorum. Sürmeneli olanlar bu kayıt defterini satın alıp sülalesinin 1835li yıllarda orada yaşayıp yaşamadığını öğrenebilirler.
  • Misafir 13 Şubat 2018 Salı 16:01
    bazı yerlerin nüfüs müdürlükleri 2 Mahmut devrinde yapılan nüfüs sayım belgelerini yayımladı. Tarbzon havalisinden olduğum için 1835 yılındaki ailemin kayıtlarını kolayca bu kitaptan buldum. Bir nesli 25 yıl kabul edersek ben 7 nesil ötesini yani annemin dedesinin dedesine kadar olan geçmişimi öğrenebildim.
  • Misafir 13 Şubat 2018 Salı 15:42
    abi Allah aşkına televizyona dön
  • Misafir 13 Şubat 2018 Salı 13:05
    sistemin bu kadar yavaş düzeltilmesi internet çağında can sıkıntısı veriyor.
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 16:59
    Çalışma güzelde : 1 ) Kayıt altına alınmayan başkasına bakılmak üzere verilen çocuklar / insanlar nasıl bir kayda ulaşacak ? 2)Teklif gayet mantıklı ve güzel "...server..." 3) Bacak kadar çocukların bile Çok Büyü Sistemlere Müdahale Edebildiklerini Düşünürsek Hangi Sorunlar ile Karşılaşırız ?
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 15:42
    Valla Murat bey.Bu kadarına da razıyız yeterki teknik düzenleme sorunu biran önce çözülsün.Dediğiniz gibi yıllarca nüfus müdürlüklerine dilekçeler ile müracaat yaptık ama nafile.Tam sevindik iş halloldu derken karşımıza başka bir sorun site kapantı.Anlayamadık gitti.Bence yetkililerin bu işe bir an önce çözüm bulması lazım.
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 15:13
    kota Sorununu güçlü serverlerle çözebilirler. Büyük masraf gerektirir ama her yıl dış devletlere 8 milyar harcadık diyen bir devlet için sudan ucuz demektir. Diğer çözüm ise, her başvuruyu almak ve sıraya koymak. Sırası gelene mail ile sonucu göndermek. Bu yazılımla yapılabilir, insana bile gerek yok. Site durulsada girsem diyorum, benim binlerce yıllık geçmişim yıl ve isim olarak var. Karşılaştırma yapacağım. Bir tek katoliklerde yok soy takibi anlayacağınız yazar bey.
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 14:25
    Aydınlatıcı bir yazı. Teşekkür ederiz Murat Bey.
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 13:48
    Öve öeve bitiremediğniz osmanlı hanedanlığının tüm aile kayıtları tutulup anlatılırken,iş anadolu insanına gelince; sadece işine yarayacakların tutulduğunu gerisinin yok sayıldığını söylemişsiniz, hala paşihahlığı düşünenlere güzel bir örnek.
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 13:32
    Birde şu mesele var Murat abi bu konuda da bir aydınlatma yapabilirseniz sevinirim biliyorsunuz güneydoğu da 40 yaş üstü insanların yarisi 01.01.19... diye kayıtlı ben doğum günümü bilmiyorum ve öğrenmeyi çok istiyorum anam başka babam başka tarih veriyor nüfus müdürlüğü de yardımcı olmuyor ve doğum yerim hastane olmasına rağmen
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 13:30
    Ben 1800 lü yıllara kadar daha önceden almıştım. Hiçbirşey değişmedi. Daha öncesini öğrenmek için bursadaki osmanlı kayıtları lazım. Asıl kayıtlar onlar.
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 13:00
    MURAT BEY MERHABA, BEN ERZURUMLUYUM. BİRKAÇ YIL ÖNCE NÜFUS İDARESİNE GİDİP ATALARIMI ÖĞRENMEK İSTEDİM. 19202LERE KADAR GİDEBİLFİLER. SEBEP OLARAK DA ERMENİLERİN KAÇARKEN ERZURUM VE İLÇELERİNDEKİ TÜM NÜFUS KAYITLARINI YAKTIKLARINI SÖYLEDİLER. VERDİKLERİ BİLGİLER İLE BAKANLIĞIN YENİ UYGULAMASINDAN ÇIKARDIĞIM BİLGİLER ÖRTÜŞÜYOR. PEKİ BİZLER DAHA BAŞKA KAYNAKLARDAN DAHA GERİYE DOĞRU BİLGİ EDİNEMEZ MİYİZ? O DÖNEM KAYITLARI İSTANBULA GÖNDERİLMEMİŞ MİDİR?
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 11:55
    Ben bakmıştım. Belli bir yerden sonra arap ülkesine geçiyor kayboluyor kayıt
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 10:21
    Ben lonrada yaşiyorum burda 100 paund da dna testi ile soyun hakkinda bilgi veriliyor!
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 12:24
    neyi dayanak alarak verebiliyor soy dna sını? 0 doğrumu? Komik :heart_eyes:
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 13:33
    Dna testi tam bir sonuç değildir. Bu babanın babası onun babası onun babası öyle arıyor annelerde dahil. Sizin dediğiniz olasılık dna ya göre. Gerçekçi değil.
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 10:06
    teşekkür ederim
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 09:11
    Doğru söylüyorsunuz Murat bey, Bu saatten sonra soy sop araştırsan ne yapacaksın
  • Misafir 12 Şubat 2018 Pazartesi 08:17
    bu yaziniz bu konudaki e devete olan talebi yari yarıya azaltacaktır kesinlikle. :))
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 16 MPH 24°
Kısmen Güneşli