Son Dakika
08.04.2018 - 03:56 | Güncelleme:

Atatürk’ün kızkardeşi Makbule Hanım ‘Geçinemiyorum’ deyip CHP’den yardım istemiş ama parti talebini reddetmişti

 

Atatürk’ün artık gündemde pek olmayan ve isminden az bahsedilen bir kızkardeşi vardır: Makbule Atadan... 1956’da vefat eden Makbule Hanım, 1947’de Cumhuriyet Halk Partisi’ne ardarda iki mektupla müracaat ederek ağabeyinin vasiyetnamesi gereği aldığı bin lira aylık ile geçinemediğini ve geçim sıkıntısı çektiğini söyleyerek maaşının arttırılmasını istemiş ama Parti bu isteği reddetmiş ve Atatürk’ün kızkardeşinin sıkıntısını Meclis 1958’de vatanî hizmet aylığı bağlayarak çözmeye çalışmıştı. 

ATATÜRK’ün ailesi hakkında okullarda öğretilenler babasının gümrük muhafaza memuru Ali Rıza Bey, annesinin de Zübeyde Hanım ile sınırlıdır, arada bir nadir de olsa “Makbule” adında bir kızkardeşinden bahsedilir ama küçük yaşlarında ölen diğer kardeşlerinin isimleri bile geçmez.

Doğum tarihi hakkında kaynaklarda 1885 ile 1889 arasında değişik seneler verilen, Ankara’da bulunan kabrindeki mezartaşında ise 1892 yazan Makbule Hanım, ağabeyinin Cumhurbaşkanı olmasının ardından annesi Zübeyde Hanım ile bir müddet Ankara’da yaşadı. Milletvekili ve işadamı Mecdi Boysan ile evlendi, sonra ayrıldı, 1930’da ağabeyinin talimatı ile Serbest Cumhuriyet Fırkası’na girdi ve uzun seneler Ankara’da, Çankaya Köşkü’nün yakınında kendisi için inşa edilen Camlı Köşk’te yaşadı ve 1956’da vefat etti.

AYNI HAFTA REDDETTİLER

Atatürk, 5 Eylül 1938’deki vasiyetnamesinde Makbule Hanım’ın yaşadığı evi ölümüne kadar kullanabilmesini istemiş ve İş Bankası’ndaki hisselerinin gelirinden de her ay bin lira aylık bağlamıştı.

Başbakanlık Cumhuriyet Arşivleri’nde bulunan bazı belgeler, Makbule Hanım’ın son senelerinde maddî sıkıntı içerisine düştüğünü, aylığının arttırılması için Cumhuriyet Halk Partisi’ne müracaat ettiğini, Parti’nin önce “Atatürk’ün vasiyetinin dışına çıkamayız” yani “Aylığınızı arttıramayız” cevabını verdiğini ve Makbule Hanım’ın bunun üzerine “Bana ağabeyimin hizmetlerine dayanarak vatanî hizmet tertibinden maaş bağlayın” diye ısrar ettiğini gösteriyor.

Makbule Hanım’ın talebi Meclis’in 1948’de aldığı bir kararla yerine getirildi ve bin liralık yeni bir aylık bağlandı...

‘GEÇİNEMİYORUM, HASTAYIM’

Atatürk’ün kızkardeşinin Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönderdiği ilk talep mektubu 7 Eylül 1947 tarihini taşıyor ve “Atatürk Hemşiresi Makbule Atadan” antetli kâğıda yazılmış olan mektupta şöyle deniyordu:

“Cumhuriyet Halk Partisi Genel Kurul Sayın Başkanlığı’na,

Ağabeyim merhum Atatürk’ün vasiyetnamesi mucebince, tevkifatı çıktıktan sonra her ay Parti’den bana ödenmekte olan 840 lira ile bu günkü hayat şartlarına intibak edemiyor ve geçinmekte çok müşkilât çekiyorum. Çünki, bu paranın tahsis edildiği zamanla bugünün parası arasında iştira (satın alma) kabiliyeti bakımından en ez beş misli fark bulunmaktadır.

Atatürk’ün hayatta kalmış yegâne kardeşi ve vârisiyim. Ağabeyimin vasiyetname ile izhar ettiği arzu, hayatta oldukça müreffeh bir hayat sürebilmekliğimi sağlamaktı. Halbuki o zamanın geçinme şartlarına uygun olarak tahsis olunan bu para bugünün apartıman kirası, şoför ve hizmetçi ücretleri ile sair müteferrik masraflarımı bile karşılamamaktadır.

Benimle yakından alâka gösterecek kimsem yoktur. Âhiren kocamdan de boşanmış olduğumdan, en büyük tesellimi Cumhuriyet Halk Partisi’nin sine-i şefaketine (şefkatli göğsüne) sığınmakla buluyorum.

Vaziyetimi ve mâruzatımı nazar-ı itibara alarak, sayılı bulunan ömrümü rahatça geçirebilmek için ödeneğimin artırılmasını dilemekteyim.

Şayet vasiyetname hükümlerine göre böyle bir artırma mümkün görülmese bile alınacak başka tedbirlerle ihtiyaçlarımın giderilmesini ve Atatürk’ün beni müreffeh yaşatmak yolundaki asıl arzusunun yerine getirilmesini, başta zât-ı âlîleri olmak üzere bütün Halk Partisi’nin yetkili mensuplarından rica ve istida ederim. Makbule Atadan”.

DOKTORDAN RAPOR ALDI

Parti, kurucusunun kızkardeşi olan Makbule Hanım’a beş gün sonra, 12 Eylül 1949’da bir cevap mektubu hazırladı ve mektubu 16 Eylül’de gönderdi. Genel Sekreter adına Zonguldak Milletvekili Emin Erişirgil’in imzaladığı mektupta, “Her ay verilmekte olan bin lira ödenek vasiyetnameye dayanmaktadır. Bu ödeneğin çoğaltılmasına Parti’nin yetkili olmadığını derin saygı ile arzederim”, yani “Aylığınızı arttıramayız” cevabı veriliyordu.

Masraflarını azaltabilmek için Ankara’daki Camlı Köşk’ten ayrılarak İstanbul’a yerleşen ve Taksim’deki bir apartman dairesine kiracı olarak yaşamaya başlayan Makbule Hanım, 1947 Aralık’ının ilk haftasında Parti’ye yeni bir müracaatta bulundu. Mektubuna röntgen mütehassısı Prof. Dr. Kazım Nuri İçgören’in “omurgasında ağrılı romatizma ile diz mafsallarında ve kemiklerinde deformasyona sebebiyet veren ostreo artrid bulunduğuna” dair bir raporunu da ilâve ediyor ve “Ağabeyimin bu azîz vatana yaptığı hizmetleri dikkate alınarak bu âciz halimde bana vatanî hizmet tertibinden bir geçim aylığı bağlayın” diyordu. Sonra, mektubun birer suretini Cumhurbaşkanlığı’na, Meclis Başkanlığı’na, Başbakanlık’a ve yeni kurulmuş olan Demokrat Parti’ye de gönderdi.

Makbule Hanım’ın yine aynı şekilde “Atatürk Hemşiresi Makbule Atadan” antetli kâğıda yazılı olan mektubu şöyle idi:

“Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliği’ne,

Ahvâl-i hâzıra (son durumlar) ve hayat pahalılığı malûmdur. Sevgili ağabeyim merhum Atatürk’ün bana bıraktığı malûm olan maaşla geçinmek imkân haricine gelmiştir. İlişik mütalâa da göstereceği gibi mâlûl bulunuyorum. Bu yüzden otomobil ve şoför masrafım olduğundan maaşımın yarısından yakın bir parayı eritiyor. İstanbul’da başımı sokacak ve barınacak bir evim olmadığı için ev kirası aylık 200 lira veriyorum. Bu hesaplardan çektiğim geçim sıkıntısı açıkça anlaşılır. Merhum ağabeyimin bu aziz vatana yaptığı hizmetler itibara alınarak bu âciz halimde bana vatan hidemat tertibinden bir geçim aylığı tahsisini isterim”.

Atatürk’ün kızkardeşinin içerisinde bulunduğu geçim sıkıntısını, Büyük Millet Meclisi halletti. Meclis’te bu konuda verilen kanun teklifinin görüşülmesi sırasında Makbule Hanım’ın ağabeyi Mustafa Kemal Atatürk’ten kalan Türkiye’nin değişik yerlerindeki bazı gayrımenkulleri geçim sıkıntısı sebebi ile daha önce satmış olduğu da gündeme getirildi ve 18 Şubat 1948’de Makbule Hanım’a ağabeyinin memlekete yaptığı hizmetler sebebi ile vatanî hizmet tertibinden bin lira aylık bağlanması 197 kabul, 26 red ve dört de çekimser oy ile kabul edildi.

AĞABEYİNİN RUHUNA MEVLİD

Atatürk’ün cenaze namazının Dolmabahçe Sarayı’nda uzun ısrarları neticesinde kılınmasını sağlamış olan Makbule Hanım, sonraki senelerde her 10 Kasım’da camilerde ağabeyinin ruhu için mevlidler okutturacaktı...

Makbule Hanım’ın maddî vaziyeti hakkında daha fazla malûmat edinmek istediğiniz takdirde, Gültekin Kâmil Birlik’in Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi’nin 2015’te yayınlanan 92. sayısında yayınlanan “Makbule Atadan’ın Mustafa Kemal Atatürk’ün Mirasına Yaklaşımı” başlıklı araştırmasını okuyabilirsiniz...

Atatürk’ün kızkardeşinin bugün burada yayınladığım mektupları ve verilen cevap, devletin ve o günlerin “devlet” demek olan partisinin sadece eski devletlûlara, yani hanedan mensuplarına değil, kurucusu olan kişinin kızkardeşine bile “Bize ne?” şeklindeki ceberutî yaklaşımının mükemmel bir misalidir!

 

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 10:17
    Yazının ilk başilarında tarih hataları mevcut. Dolayısı ile gerekli ihtimam gösterilmemiştir. Yakıştıramadım...
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 17:34
    idealist bir ülke kurdu tek kız kardeşine bile sadece maaş bağlattı. insan bu kadar idealist ve mütevazi olur. Şimdikileri görse acaba ne derdi.
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 17:10
    çünkü başka akrabası yoktu.insanın kız kardeşinden başka akrabasının olmaması gerçekten çok ilginç ve çok acı
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 17:18
    bugün-kü para karşılığında 4000 dolar. nasıl yetmiyormuş bu para. yurtdışında açtıktan olen hanedan var. gelin birde bu pencereden bakin.
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 15:36
    bu resimleri ilk defa görüyorum murat abi programa yeniden başla cahillikten ölecek millet
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 11:22
    Parti reddetmiş ama mecliste kabul edenler çoğunluk olan Chp'liler. Demek ki parti eşittir devlet değilmiş. O zamanın partilisi, mektuba verilen cevaptan da anlaşılacağı gibi, meclis parti ayrımını çok iyi yapmış. Çünkü evet deselerdi o mektuba, sizin gibi kişiler bu sefer de Atatürk'ün kardeşine partiden kıyak, devletin parasını kardeşe verdiler diye yazacaktınız. Keşke bir de 18 Şubat 1948 tarihli meclis zaptında geçen kimlerin ret oyu verdiklerini de yazsaydınız. Siz yazmamışsınız ben yazayım. Mesela red oyu veren Kemal Özçoban, Behçet Gökçen, Ali Rıza Kırsever, Dr. Bahattin Öğütmen gibi milletvekilleri Chp'li değil Demokrat Partilidir. Maalesef aşırı yanlı bir yazı olmuş, siz de zamanın ruhuna uymuşsunuz. Selametle.
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 14:11
    Dediğin gibi ne yapmış ki özel yasa çıkartıp emekli maaşı verilmiş
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 15:01
    Açıklayıcı olması için mevzu bahis tasarıya muhalefet edenlerin sebepleri şunlardır. 16 Şubat 1948 tarihli tutanaktan : Ahmet Tahtakılıç(DP-Red vermiş): Türkiye hazinesinden vatani hizmet tertibinden bin lira maaş tahsisini Atanın büyük ruhu da iyi karşılamıyacağına eminim. Bu düşünce ve duyguları da nazarı itibara alırsak vatan hizmetinde Atatürk 'ün ismini kullanarak ayda bin lira gibi milletin hazinesinden, diğer vatan hizmetini görmüş kimselerin yetim kalan çocuklarına iki ilâ 50 lira para ayırabilen bir devletin hazinesinden, ayda bin liralık bir para tahsisini istemek ve bunun...
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 15:40
    DP o zaman (1948) meclisin ini oluşturuyor. Bunu zikretmek anlamziz olmuş
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 10:24
    İşte devlet böyle olmalı.kimseye ayricalik yapmamali..
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 10:23
    1958 yazmışsınız en başta
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 10:18
    Eline Koluna Sağlık,Çok Teşekkür Ediyoruz.Özgür Adam
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 09:38
    Zübeyde Hanım, cumhuriyet ilan edilmeden önce İzmir’de vefat ediyor. Nasıl olur da Makbule Hanım cumhuriyetin ilanından sonra annesiyle bir süre Ankara’da yaşar?
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 09:28
    vay canına sayın seyirciler
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 17:01
    (Misafir) .Eline diline yüreğine sağlık
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 08:42
    nokta.... daha nasıl anlatılabilir ki... Teşekkür ederim Murat Bey, her zamanki gibi güzel yazıydı.
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 08:29
    Çok üzücü.
  • Misafir 08 Nisan 2018 Pazar 08:16
    Ellerine saglik murat hocam
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 10 MPH 26°
Kısmen Güneşli