Son Dakika
16.02.2018 - 03:30 | Güncelleme:

Nedir bu adalar meselesi?

 

EGE’de bazı adalar ve kayalıklar üzerinden giderek artan bir gerilim yaşanıyor. Bu gerilim memleketteki genel havanın bir parçası olarak hararetli birtakım sloganlarla konuşuluyor. Halbuki olanlar yeni değil ve CHP’nin yaratmaya çalıştığı “Vatan elden gidiyor” havası çözüme hiçbir şekilde katkı sağlamıyor.

Peki nedir bu 18 ada meselesi?

Aslında konu 2004’teki bir iddiaya dayanıyor. Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım’ın iddiasına göre Eşek ve Bulamaç adalarını Yunanistan işgal etti. Bahsi geçen adalar “Menteşe adaları” ya da “Oniki Adalar” olarak bilinen grupta yer alıyor. Bu adalarla ilgili 1947’de imzalanan Paris Barış Anlaşması’nın 14. maddesinde şu hüküm var:

1) İtalya işbu anlaşma ile aşağıda belirtilen Menteşe Adalarını (Oniki Ada) tüm egemenliği ile Yunanistan’a terk eder. Yani Stampalia, Rodos, Kharki, Scarpanto, Casos, Piscopis, Misiros, Kalimnos, Leros, Patmos, Lipsos, Simi, Kos ve Castellorizio ve bitişik adacıklar.

2) Bu adacıklar silahsızlandırılacak ve öyle kalacaklardır.

Gördüğünüz gibi sorun çıkaran nokta muğlak bırakılan “bitişik adacıklar” sözünden kaynaklanıyor. Hangi ada ya da kayalar bu kapsama girer? Belli değil. İkinci kilit nokta da “silahsızlandırılma”. İşte burada mesela Kalimnos’ta görüldüğü gibi Yunanistan açıkça bu hükmü senelerdir çiğniyor. Fakat bu sebeple Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AK Parti’nin suçlanması tamamen haksızlık. Bu sorun AK Parti iktidarından çok önce başlamış bir mesele.

MESELE 2004’TEN DEĞİL 1996’DAN BERİ VAR

1996’da yaşanan Kardak krizine kadar Yunanistan’la aramızda böyle bir sorun yoktu. Kardak’ta yaşanan krizden sonra Türkiye bu tip kaya ve adacıklarla ilgili Yunanistan’ı masaya oturmaya davet etti, ancak Yunanistan ordusunu alarma geçirerek ve bir adacığa asker çıkararak bu davete yanıt verdi. Tabii Türkiye de haklı olarak asker çıkardı ve gerilimli günler başladı.

1999’da dönemin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Necati Utkan, Yunan tatbikatlarıyla ilgili sorulan bir soruya, “...Yunanistan’a devredilmemiş adacık ve kayalıkların statüsünün fiili durumlar yaratılarak ve tek taraflı eylemlerle değiştirilmesine teşebbüs edilmesi kabul edilemez ve uluslararası hukuk açısından da sonuç doğurmaz” yanıtını vermişti. Daha sonra bu yönde birçok açıklama yapıldı.

O bölgede statüsü isim verilerek belirlenmemiş birçok adacık ve kayalık var; Yunanistan bunların üzerinde uluslararası hukuka aykırı biçimde hak iddia etmeye çalışıyor. Koyun ya da Yunanlıların deyişiyle Ounousses ya da Hurşit (Fourni) gibi adaların üzerinde Yunan nüfus var. Bu nüfus sonradan gitmemiş, orada yerleşik bir yapı var. Ama kâğıt üzerinde bu adalar Yunanistan’a ait değil. Bulamaç ve Eşek adaları gibi lokasyonlarda ise neredeyse hiç popülasyon yok. Bir kısmına da Yunanistan hak iddia etmek için nüfus gönderiyor. Kalimnos’taki sorun ise nüfus değil, bu adanın ismi Paris Anlaşması’nda geçiyor, ancak orada da Yunanistan silahsızlanma şartına uymuyor. Tıpkı mesela Bulamaç Adası’nda uymadığı hatta askeri tatbikat yaparak provoke etmeye çalıştığı gibi. Dediğim gibi uluslararası hukuk açısından Türkiye bu konuda haklı ama konuyu iç siyasete alet etmeden meseleyle ilgili bir bütünlük sergilenmeli.

***********

AH O YAĞMAYAN KAR!

YASEMİN’le başladı. 2 hafta önce. İştahsızlık, yüksek ateş. Ama öyle böyle değil, dudakları mosmor yapan bir ateş. Sonra sıra Ela’ya geldi. Test yaptırdık, influenza b çıktı. Ne demek olduğunu da böylece öğrendim. Meğer domuz gribinin iki tipi varmış, a ve b. Biz b’ye yakalandığımız için şanslıymışız. Öyle dedi her duyan. Kızlar 1 hafta okula gidemedi, kendilerini zor toparladılar. Bu nasıl bir şans diye içimden geçirirken önceki gün neden bahsettiklerini anladım. Çünkü bu kez de Ela influenza b’ye yakalandı.

Aman Allah’ım! Ben hayatımda bu kadar hızlı ilerleyen bir hastalık ve böylesine inatçı bir ateş görmedim. Hiçbir belirti olmadan bir anda termometre 40.9’u gösterdi! Aklımı oynatıyordum. Ateş düşürücü veriyoruz, duşa sokuyoruz, kompres yapıyoruz, bana mısın demiyor! En fazla indiği yer 39.8. Çocuk tir tir titriyor!

Test yaptırdık, nedenini anladık. Anladık da düşmeyen ateşe pek de çare yok! Dün bütün gece en yüksek dozda ateş düşürücülerle 38.5 yapmayı başardık. Bir de bu arada Yasemin’e de bulaştı tabii. Ona da tedaviye başladık. Neyse ki sabahtan beri işler biraz kontrole girdi. Ama 2 geceyi neredeyse sıfır uyku geçirdikten sonra sıra bünyeyi zayıf bulur da bana da gelir mi diye endişelenmiyorum değil...

Halimizi bir görseniz, bütün ev ahalisi domuz gribi ilacı içiyor ve sürekli yağmayan kardan bahsediyoruz...

 

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 16 Şubat 2018 Cuma 16:47
    saygılar nagehan hanim
  • Misafir 16 Şubat 2018 Cuma 11:57
    Çok geçmiş olsun...
  • Misafir 16 Şubat 2018 Cuma 11:17
    iki iddianız var: 1) Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım'ın iddiasını incelemişsiniz. Ümit Bey'in bu iddiasının 2004 yılında olması, işgallerin 2004'de başladığını ortaya koymaz. 2) CHP'nin yarattığı havadan bahsetmişsiniz. Gördüğümüz kadarıyla CHP adaların hesabını soruyor. Adaları kimi verdiğinden ziyade Yunanistan'ın eylemleriyle ilgileniyorlar. Silahlandırılmaya başlanmış bir gurubun -ki üstelik bu grup sınırımızın ötesinde- Türkiye'yi ne kadar rahatsız ettiği ortada. Kendisi bir devlet olan Yunanistan yani; zaten silahlı olan bir grubun bir kara parçasına asker yerleştirmesinin sizde rahatsızlık uyandırdığından şüpheliyim. Ayrıca; muhalefet partisinden gelen her teklif yahut eleştirinin iç siyasete bulaşması anlamına geldiği iddia ediliyor ve siz de yazınızın son bölümünde buna değinmişsiniz. Bunun çok sığ bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. 14.02.2018 tarihindeki yazınıza yorum yaptım ve kabul edilmedi. Yapılan karşıt yorumlara tahamülünüz olsun.
  • Misafir 16 Şubat 2018 Cuma 10:50
    Adalar konusun da antlaşmalardan ve uluslararası hukuktandoğan haklarımız bir tarafa sizin tv de yaptığınız değerlendirmeler pek hoş değildi. bir çakil parçasına çakıl diye bakarsanız hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur ama vatanın bir parçası olarak görürseniz kutsallaşır ve değerlidir bu şekilde bakmak gerekir. Geçmiş olsun diyorum acil şifalar diliyorum.
  • Misafir 16 Şubat 2018 Cuma 09:56
    Negahan hanım biraz tarih aratırması yapmanızı önerimin bahse gecen afalar BM tarafından turkiye cumhurıyetine ait oldugu kararlar var
  • Misafir 16 Şubat 2018 Cuma 12:04
    Yorum yapan değerli arkadaş BM'nin hangi tarihte ve nasıl bir karar aldığını belirterek, bunu da bir belgeye dayanarak daha açıklayıcı bilgi verseydi iyi olurdu.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Pazartesi 31 MPH 23°
Az Bulutlu