Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Çarşamba günü AK Parti İstanbul İl Başkanlığında düzenlenecek bir toplantı için davet aldım. Konu Ekrem İmamoğlu dönemi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin icraatlarıydı..

        Beni davet eden, aynı zamanda toplantıyı da düzenleyen AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve AK Parti İBB Grup Başkanvekili, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu…

        Nasıl ki Sayın Ekrem İmamoğlu’nun davetiyle Karadeniz seyahatine gittiysem Sayın Tevfik Göksu ve Sayın Kabaktepe’nin davetiyle de elbette AK Parti’nin toplantısına da giderim.

        Biz gazetecilerin görevi yaşananlara tanıklık etmek, objektif olarak konuşulanları kayda geçirmek ve adaletli değerlendirme yapmak olmalı.

        Önce bir yorumla başlamak istiyorum… AK Parti tarafından Ekrem İmamoğlu’nun devamlı ve doğrudan hedef alınmasının, İBB’nin iktidar tarafından olumsuz haberlerle gündemde tutulmasının bu kutuplaşma ortamında yapılmak istenenin aksine İmamoğlu’na faydalı olduğunu düşünüyorum.

        AK Parti medyası Mansur Yavaş’a 1 kez vuruyorsa Ekrem İmamoğlu’na 20 kez vuruyor. Hiç abartmıyorum, hükümet medyasında oran 1’e 20. Bu normal bir durum mu?

        HER ŞEY BİRBİRİNE KARIŞMIŞ DURUMDA

        İBB’nin neyi yapmak isteyip engellendiği için yapamadığı, neyi yaptığı, neyi vaat ettiği halde yapmadığı tamamen birbirine karışmış durumda. Bu da İmamoğlu’na yarıyor diye düşünüyorum.

        Ancak Çarşamba günkü “İstanbul’un 1000 kayıp günü” başlıklı toplantı kurgulanış itibarıyla iktidar açısından benzer bir refleksi işaret etse de içerik olarak bence başarılıydı.

        İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe’nin sunumunun ardından sahneye çıkan Tevfik Göksu son derece somut, rakamlar üzerinden giden, neyin yapılıp neyin yapılmadığı, neyin vaat edilip gerçekleştirilmediği, neyin aslında ‘engellenmediğini’ kendi cephesinden çok fazla yorum katmadan anlattı.

        Bence daha önemlisi 94’ten 2019’a kadar 25 yılda Refah ve AK Parti belediyelerinin yaptıklarının rakamsal dökümü, kıyaslaması ve o dönemden yarım kalan hangi projelerin bugün tamamlandığının ya da bir kısmının iptal edildiğinin gösterilmesiydi.

        RAPORDAKİ RAKAMLAR VE İMAMOĞLU'NA SORULAR

        Bugün bu yazıda Göksu’nun verdiği rakamlardan çarpıcı bulduklarımı paylaşacağım.

        Ancak bununla birlikte Sayın İmamoğlu’na da bu somut rakamları soracağımı not etmek istiyorum. Bir tarafı dinledim, diğer taraf bu rakamlarla ilgili ne diyor, onu da öğrenip sizlerle paylaşmak amacındayım. Tabloyu objektif ortaya koymaya çalışacağım.

        Sunumdaki bazı verilere geçmeden şu notu da ekleyeyim: AK Parti bence belediyecilik olarak İstanbul’a 25 yıl boyunca önemli hizmetlerde bulundu.

        Bunu İmamoğlu yönetimi ile kıyaslayarak değil, bağımsız olarak söylüyorum. Zaten henüz kıyas kabul edecek bir durum yok, biri 25 yıl İstanbul’u yönetti diğer henüz 3. yılını tamamlıyor.

        TOPBAŞ'A YAPILAN BÜYÜK HAKSIZLIK

        Ancak Tayyip Erdoğan ile başlayan Refah ve AK Parti belediyeciliğinde son kertede adı İstanbul ile özdeşleşen, çalışkanlığı ve nezaketini herkesin kabul ettiği Kadir Topbaş’a partisi büyük haksızlık etti. AK Parti bu noktada vefasız davrandı.

        Tevfik Göksu sunumunda sık sık "Rahmetli Kadir Abi dönemi" diye girdi söze… İçim cız etti, böyle bir sonu hak etmemişti Topbaş. Hayatının son yılları derin bir üzüntü içinde geçti.

        AK PARTİ'NİN İKİNCİ HATASI

        Bence İstanbul’un kaybedilmesinin ilk taşı belediye başkanlarının değiştirilme furyası ile atıldı. Kadir Topbaş’ın görevden alınması tatmin edici bir şekilde gerekçelendirilemedi. Yanlış oldu. Topbaş’ın bu hak etmediği tavır karşısında derin bir üzüntüye kapıldığı ve erken vefatında bu ruh halinin önemli bir payı olduğu kanaatindeyim. Bir nevi kahrından öldü Kadir Bey…

        İstanbul’un kaybedilmesine giden yolda yapılan ikinci hata bence aday seçimiydi. Sayın Binali Yıldırım TBMM Başkanı olarak gayet mutluydu, İBB adaylığına yeterinde hevesli değildi, uzun yıllar siyasetin çok önemli noktalarında görev yapıp çok prestijli bir makam olan TBMM Başkanlığında kalmak istiyordu. Ama tam bir görev insanı olduğu için kendisinden isteneni kabul edip aday oldu.

        Tevfik Göksu’yu dün kürsüde dinlerken şöyle düşündüm, İmamoğlu’nun karşısına aday olarak Göksu çıksa, hem yaş hem konum itibarıyla çok benzer iki isim yarışsa hem Binali Yıldırım hem de İBB açısından hayat farklı bir noktada akabilirdi.

        İMAMOĞLU YÖNETİMİ DEPREM BÜTÇESİNİ 6 KAT KÜÇÜLTTÜ MÜ?

        Gelelim toplantıda paylaşılan verilere ve İmamoğlu yönetimine sorulan sorulara…

        Maddeleri gruplara ayırmışlar. İlk gruptaki başlıklar AK Parti döneminde yapıldığı halde İmamoğlu’nun kendi projesiymiş gibi sunduğunu iddia ettikleri şeylerden bazıları…

        Bunlar arasında Kemerburgaz Kent Ormanı, (Mevlüt Uysal döneminde yapıldığını söylüyor AK Parti, Uysal’ın ‘Yakında açmayı planladığımız' ile başlayan bir tweet'ini de koymuşlar); Kurbağalıdere (İmamoğlu değil, biz ıslah ettik diyorlar); Üsküdar yağmur suyu yatırımı var.

        Bir de AK Parti döneminde başlayan ve durdurulduğunu söyledikleri projeler var. Levazım-Dolmabahçe Tüneli, Silahtarağa atık su arıtma tesisi (Temel atmama töreni yapmıştı burada Ekrem İmamoğlu), temeli atılan Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattının beton dökülüp kapatılması, çevre düzenlemesindeki yeşillerin sökülmesi…

        Sık sık konu olan borçlanma ve bütçe ile ilgili rakamlar da verdi Tevfik Göksu.

        AK Parti’nin iddialarından biri şu:

        İmamoğlu yönetimi deprem bütçesini 6 kat küçülttü, kentsel dönüşüm bütçesi AK Parti döneminde tüm bütçe içinde yüzde 5 pay sahibi iken yeni yönetimde bu oran yüzde 0,8’e geriledi.

        Sosyal konut yapımı için ayrılan miktar 12 milyon, kentsel dönüşüm için ayrılan miktar 492 milyon iken reklam ve organizasyona 849 milyon bütçe bırakıldı.

        İSTANBUL'UN TRAFİĞİ DÜNYANIN EN YOĞUNU MU OLDU?

        Diğer bir iddia ise İstanbul’un trafiğinin son dönemde çok yoğunlaştığı, hatta dünyanın en yoğun trafiğinin artık İstanbul’da olduğu. İBB Ulaşım Komisyonu Araştırma Raporuna göre 2018’de saatte 30,3 km olan sürüş hızı 2021’de 24 km’ye düşmüş. Bunu da tamamlanan yol ve kavşak sayısının İmamoğlu döneminde düşmesine bağlıyor AK Parti’nin raporu. 2018’de tamamlanan yol ve kavşak projesi 32 iken 2020’de bu rakam 7’ye inmiş.

        AK Parti’nin hazırladığı sunumda daha birçok başlık var. İmamoğlu yönetiminin birçok vaadini gerçekleştirmediğini ileri sürüyor rapor. İBB’nin engellendiği iddiasını doğru olmadığını söylüyor ve 2020 Haziranında merkezi bütçeden İBB’ye 1 milyar 185 milyon giderken bu rakam Haziran 2022’de 7 milyar 161 milyon çıktı diyor.

        En tartışmalı konu ise gördüğüm kadarıyla İETT. Hatta zamanında nasıl İSKİ skandalı çıktıysa şimdi de İETT skandalı çıkacak yorumu bile yapıyor iktidar cephesi.

        Tüm bunları Sayın İmamoğlu’na soracağımı ve bu köşeden Ekrem Bey’in cevaplarını yayınlayacağımı da tekrar buraya not edeyim…

        Diğer Yazılar