Öne Çıkanlar
Son Dakika
23.11.2017 - 09:27 | Güncelleme:

Adalet uzun sürer

 

BENZER hikâyelerin iki farklı aktörünü izledik dün.

Bir filmin hem başına hem sonuna sarılarak gösterildiği bir gündü.

Bir yanda Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi, “Bosna Kasabı” olarak bilinen Ratko Mladiç kendisiyle ilgili iddianamenin içerdiği 11 maddenin 10’undan suçlu bulundu. Mahkeme, Mladiç’e müebbet hapis cezası verdi. Mladiç’in kararmış yüzünü gösteren fotoğraflar, yaşadığı hayal kırıklığını anlatmaya yetiyordu.

Diğer yanda yüz binlerce insanın ölümünden, milyonlarcasının evsiz, yurtsuz kalmasından sorumlu olan Beşar Esad vardı. Zirveye katılmak üzere gittiği Soçi’de, destekçisi Putin tarafından kucaklanmış, her şeye rağmen nasıl ayakta kaldığını belgeleyen beden diliyle fotoğraflar vermişti. Kazandığı zaferin kalıcı olduğuna duyduğu inanç, güller açan yüzünden belli oluyordu.

Heyhat. Eskitilemeyen hükümlerden biridir. Ektiğini biçersin. Tohum ekersen ekmek, rüzgâr ekersen fırtına, vahşet ekersen intikam... Bütün bunlara rağmen, dün yapanın yarınını öngörebilenler bile “şimdi”nin ahmaklığını sıcak bir battaniye gibi örtünmekten; çelik bir zırh gibi kuşanmaktan geri durmaz.

Ve ne yazıktır ki, “şimdi”, umulandan uzun sürer. Âdettendir; mağdurların, mazlumların beklediği “adalet” her zaman gecikir. Ancak şans ve konjonktür kalıcı bir müttefik değildir ve bir gün mutlaka gelir. Bazen rakibinin ve hasmının eliyle. Ama çoğunlukla suç ortaklarının gözünde artık bir “yük” haline dönüştüğün için.

Her halükârda gelir. Bazen az ve yetersiz; bazen çok ve düşmanına bile “Durun, o kadar da yapmayın” dedirtecek şekilde. Bugün, kaçmaktan yorgun düştüğü günden beri yargılanan ve sonunda mahkûm olan Mladiç’e. Yarın, şimdi ellerini yıkamış ve meşru bir lidermiş gibi davranmasına izin verilen Esad’a...

ŞANS TÜKENİNCE MEVSİM DEĞİŞİNCE...

Mladiç’in şansı, eski Yugoslavya’da yükselen milliyetçiliğin “parçalama” efektine Avrupa tarafından göz yumulması, Avrupa’daki Müslüman varlığının, daha sonra “illaki” cezalandırılacak Sırp kasaplar eliyle azaltılmasına verilen üstü kapalı onaydı. Gün geldi, o şans tükendi. Ve AB de, Bosna’da yaşananlara karşı gösterdiği bilinçli/bilinçsiz hantallık nedeniyle asla umduğu, kendisini tasavvur ettiği AB olamadı. Bugün, “Biz güçlü bir çokkültürlülük projesini hayata geçirdik” dediklerinde “Hadi oradan” lafını bu kadar rahat duymalarının nedeni o günlere dayanır.

Esad’ın şansı Batılı hasımlarının karşısına kendisinden daha çok korktukları bir şey çıkarabilmesindeydi: IŞİD.

“Benim savaşım radikal İslamcı teröristlerle!” demecini verdiğinde, radikalleri tıktığı cezaevlerinin kapısını çoktan aralamıştı. Bu hamlesi nedeniyle dün kendisine “diktatör” diyen Batlılı liberal demokrasileri “dolaylı” müttefiki haline getirebildi. Hatta kendisine karşı çıkanların, Türkiye liderliği dahil “siyasal İslamcı” kategorisine alınıp ötekileştirilmesinin fitilini ateşledi. Tabii yalnız değildi. Asıl aktörler, başında eski KGB memuru olan Rusya ile mollalar tarafından yönetilen, emperyal ihtiraslarını yaymak için mezhebini kullanan ve hasımlarına “İslamcı” yaftası asılmasına yardımcı olan İran idi.

Ötekileştirilmenin, işaretlenmenin, yaftalanmanın aynı zamanda “sıkıştırılmak” olduğunu bilen ve Türkiye’yi korumanın yolunun bu zokayı yutmuş gibi yapmaktan geçtiğini düşünen hükümete yakın bazı çevrelerin ürettiği cevabı ise hemen her gün izliyoruz. “İslamcılık mı? O da ne? Biz hiçbir zaman İslamcı olmadık, hatta her gün kahvaltıda bir İslamcı yiyoruz. Bilakis biz Atatürk’e sahip çıkanlarız.”

Rusya-İran-Lübnan Hizbullah’ının “Sakın ha, Suriye’de kurulabilecek bir sandıktan halkın seçeceği herhangi bir Sünni-İslamcı çıkmasın” maksadı, Batı’nın radikal İslamcı korkusuyla ve “Bırakalım birbirlerini yesinler, sonra sahaya girer toplarız” kepazeliğiyle pekiştirilebildiği içindir ki, bugün Esad yeniden sahne alıyor.

Çünkü bugünkü konjonktür buna müsaade ediyor.

Umarım kimse, gitmek istediği yön ile seçmek zorunda kaldığı geçici rol arasındaki farkı unutmaz. Çünkü bu da geçer.

Zira, eskitilemeyen hükümlerden biridir. Ektiğini biçersin. Önünde ya da sonunda. Az ya da çok.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 24 Kasım 2017 Cuma 11:08
    adam ulkesini savunuyo ulkesi icin savasiyo nasil karsilastirabiliyorsunuz
  • Misafir 23 Kasım 2017 Perşembe 15:01
    Esad "muhalifler halkı temsil ettiklerini iddia ediyorlarsa bunu ispatlamanın tek yolu sandıktır" diyerek sorunu kansız çözmeyi önermiş, fakat birileri ısrarla savaşı sandığa tercih etmişti. Savaşta tercih edenlerin ölümlerden şikayet etmesi tutarsızlık değil mi?
  • Misafir 23 Kasım 2017 Perşembe 07:34
    esadla sırp kasabanın hiç bir benzerliği yok.. esad sadece ülkesini bölmeye çalışanlara karşı mücadele ediyor...
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Perşembe 20 MPH 16°
Az Bulutlu