Son Dakika
22.04.2018 - 04:11 | Güncelleme:

Baskın seçimin nedeni: Eksen baskısı

 

2 HAFTA önce erken seçim şiddetle reddediliyordu. Sonra erken seçim bile değil, epey erken seçim kararı alındı. Ama ortada bir danışıklı dövüş olduğu tezine inanmıyorum. Cumhur ittifakının halka karşı hile yapacağına ihtimal vermiyorum. Bence Bahçeli’nin çıkışı, Erdoğan’a rağmen değilse de Erdoğan’ı bile şaşırtan keskinlikteydi.

Peki ne oldu da 2 hafta önce Bahçeli tarafından reddedilen, Bahçeli’nin çıkışından sonra bile bol 2019 vurgulu konuşma yapan Erdoğan’dan böyle radikal bir tavır değişikliği sâdır oldu? Cevap “Son 2 hafta içinde ne oldu?” sorusunun cevabında.

Ekonomik sıkışma beklentisi bir sebep ama sorunun cevabı değil. Ekonomik daralmanın geldiği uzun bir süredir belliydi ve Erdoğan’ın kafasında buna karşı bir plan varmış gibi görünüyordu. Kaldı ki seçim yapmak yapısal sorunların çözümü değil, sadece ötelenmesi anlamına geliyor.

Yerel seçimlerin Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinden önce yapılmasının yaratabileceği olumsuz etki de cevap değil. Bu yerel seçimlerin en bilinen özelliğidir. Oy oranındaki rakamsal artış kendinden sonra gelen genel seçime pozitif bir katkı sağlamaz, ama düşüş negatif etki yapar. Yeni değil. Erken seçim kararı alacak Erdoğan-Bahçeli ikilisinin bilinen bir duruma rağmen neden son ana kadar “Erken seçim yok” deyip sonra fikir değiştirdiklerini açıklamaz.

Son 2 hafta içinde olan ve beklenmeyen şey, ABD’nin önce “Çekileceğim” deyip sonra Suriye’nin (İran) boşaltılmış tesislerini vurarak Rusya’ya mesaj vermesi ve iktidarın bu vuruşa “Kimyasal silah kullanmanın cevapsız kalması düşünülemezdi” demesiydi.

Rusya’yla yakın ilişkiler içinde olan Türkiye’nin bu tutumuna ilk tepki doğal olarak Lavrov’dan geldi: “Afrin’de kalmayın, artık çekilseniz iyi olur.” Çünkü Rusya, Türkiye’nin, daha doğrusu AK Parti iktidarının tutumunu, “NATO ile bağları koparmaya niyetli olmamak” olarak okudu ve tepki gösterdi. Doğru bir okumaydı ve görüldüğü gibi tepki gösteren sadece Rusya olmadı.

Türkiye’nin hem Atlantik hem de Avrasya hattıyla konu odaklı işbirlikleri yapması hem doğal hem de olması gerekendi. Ancak “Hangi hattaki hangi müttefik kalıcı, hangisi zorunlu?” soruları bir yere kadar ertelenebilecekti ve Türkiye eninde sonunda “Eksenini seç” baskısıyla karşılaşacaktı.

Zannımca baskın seçimin nedeni, yaklaşan “eksen baskısı”nın öngörülmesi ve bu baskıyı öteleme ya da bu baskıya karşı siyasi ve moral açıdan güç kazanmış bir şekilde girme temennisidir.

*********** 

KOMPLO MU ARIYORDUNUZ?

ERKEN seçim kararına ilişkin “danışıklı dövüş” tezlerine can suyu vermede birincilik, yaşını başını almış koskoca bir muhafazakâr yazarın yaptığı, “Cumhurbaşkanı seçiminin öne çekilmesi isabetli oldu. Harp hiledir. Allah hayırlı etsin” açıklamasına gitmeli. Zira bu düşüncesiz ve sorumsuz açıklama karşısında haliyle sormak gerekiyor:

Toplumun yarısının Cumhurbaşkanı’na duyduğu sevginin nedeni “özü sözü bir” olması, rol yapmaması, samimi olması değil miydi? Ne demek istiyorsun? Erdoğan dahil tüm AK Parti kurmayları bütün topluma ve kendi tabanlarına ısrarla “Erken seçim yok” derken hile mi yapıyorlardı? Hile sadece harpte o da düşmana karşı yapılırsa mubah olabilir. Halk düşman mı ki hilenin muhatabı olsun?

İkincisi: Seçimleri harple aynı cümlede kullanmak ülkeye de hakaret, kavramların namusuna da. Çünkü “seçimli sistem” harp değil bilakis harbi engelleme metodu. İnsanlar “Kim yönetecek?” şeklindeki hayati soruyu savaşmadan cevaplayabilsinler diye ortaya çıkmış bir olgu.

Son zamanlarda şu çok sık oluyor: Seçim sonucu ortaya çıkacak iradenin küresel dinamiklere, manipülasyonlara karşı nasıl bir mücadele vereceğiyle ilgili kaygı ve tercihler kabak gibi ortada olan şeyi unutturuyor. Sadece Türkiye’de değil pek çok ülkede sıkışma olduğu ve globalde olanın yereli etkileme hızı çok arttığı için olsa gerek, basit gerçekler çok çabuk gözardı edilir oluyor. Hatırlatalım: Oy vermeye giden de “Ben daha iyi yönetirim” diye iddia ortaya koyan da William, Hans, Agatha, Tabitha değil; Murat, Hacı, Osman, Cemile filan. Yani biz. İşin özü, ülkeyi iyi yönetecek ve bunu yaparken yönetim maliyetinin tümünü halkın sırtına yüklemeyecek becerikli ve dürüst birini seçeceğiz.

Hadiseyi “Harp hiledir” noktasına taşımak, kendi kendimize nişan almayı mubah gösterme saçmalığına savrulmaktan başka bir şey değil. Adil ve demokratik seçimler, pek çok konuda ayrışabilen Türkiye toplumunun tümüyle mutabık kaldığı az sayıda unsurdan biri. En az tarih kadar, en az kültür kadar birleştirici ve bizi “millet” yapan en önemli dinamikler arasında. Seçimlere hilenin ve acımasızlığın mubah olduğu bir savaş oyunu olarak bakanlar, AK Parti tabanını oluşturan büyük bir çoğunluğun da böyle baktığı zehabını uyandırarak vebal altına giriyorlar. Çünkü böyle bir zehap, “sandık sonuçları”, YSK gibi şeffaf ve tarafsız olması gereken kurumların inandırıcılığını tartışmalı hale getiriyor.

Oysa bu büyük bir risk. Çünkü bunlar tartışmalı hale gelince bırakın keskin muhalifleri bir yana, sıradan vatandaşın ülkesine ve devletine bakışı en gerçek dışı komplo teorileri tarafından örgütlenmeye müsait hale geliyor. Yani komployu uzaklarda, Netflix’te, La Casa de Papel’de filan aramayalım. Muhtemelen kötü niyet içermeden söylenmiş ama büyük yanlışlar içeren lafazanlıklarda, içimizde, aynada arasak daha iyi olur.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 23 Nisan 2018 Pazartesi 09:55
    Başkanlık sistemini istemiyoruz.Yaşasın Cumhuriyet!
  • Misafir 22 Nisan 2018 Pazar 11:39
    Ne yazık ki bu ülkede hukuk da devlet kurumları da yanlı ve taraflı... hiçbir şeye güven kalmadı...
  • Misafir 22 Nisan 2018 Pazar 11:18
    Bir gazeteci olarak tarafınızı bu kadar belli etmenizi garipsedim.
  • Misafir 22 Nisan 2018 Pazar 11:13
    Seçimin nedeninin eksen baskısı olabileceğini ben de öngörmüştüm.ABD'nin füze saldırısı içsel bir sesle hoşuma gitmemişti.Nitekim taşlar yerinden oynadı.
  • Misafir 22 Nisan 2018 Pazar 10:56
    eksen baskısı? Rusya'nın Nato'dan çıkmamız için beklentisi veya talebi mi var? Yazınızin eksen baskısı bölümü temelsiz ve anlamsız derecede kısa...
  • Misafir 22 Nisan 2018 Pazar 10:49
    hala böyle gerçekçi cesur analizler okumak mümkünmüş demek
  • Misafir 22 Nisan 2018 Pazar 10:34
    Nihal hanımın eksen baskısı görüşüne katılmıyorum.Erken seçim yapınca ne olacak Kazanırsa Nato'danmı çıkacağız. Bence Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi Halktan onay aldıktan sonra 2019 Kasımını beklemek yanlıştı.Bahçeli tıpkı Referanduma götürürken ülkeyi ne düşündüyse aynısını düşündü ve tam isabet yaptı.Artık Başkan Erdoğan yardımcısı Bahçeli istesede istemesede bu zaruri.
  • Misafir 22 Nisan 2018 Pazar 09:39
    Kısacası ABD'ye ve Batı'ya o kadar atarlandık nerede ise kılıçları kuşanıp sefere çıkacaktık ülke olarak ama gerçekler yüzümüzde kırbaç gibi şaklayınca bunu halka nasıl izah ederiz korkusundan seçimler sizin sööyleminizle epey erkene alındı.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Salı 27 MPH 23°
Kısmen Güneşli