Öne Çıkanlar
Son Dakika
27.11.2017 - 07:11 | Güncelleme:

Ortadoğu’da devletler oyunu

 

OYUN kurmak zor ancak oyun bozmak kolaydır.

Kazan-kaybet stratejisi oyununda, aktörler eşit güce sahiplerse her ikisi de oyunu kazanmak üzere plan yapar. Stratejik üstünlüklerini iyi kullanan, doğru oyun kuran ve doğru oynayan kazanır.

Ancak aralarında önemli güç dengesizlikleri varsa, daha zayıf olanın izleyeceği strateji güçlü rakibinin oyununu bozmak üzere şekillenebilir. Bu tür bir stratejide zayıf olan aktörün zafer kazanma ihtimali çok düşüktür. Ancak güçlü rakibin kendine olan güveninden yararlanarak zaman kazanma, rakibin sahip olduğu üstünlük alanlarını yıpratma ve hatta onun payından ısırıklar alma fırsatı doğar.

Buna göre,Türkiye’nin özelde Suriye, genelde Ortadoğu olaylarındaki konumunu kısaca değerlendirelim.

Hiç şüphesiz Türkiye’nin, bütün oyuncular karşısında stratejik üstünlükleri ve zayıflıkları bulunmaktadır. ABD ve Rusya, Suriye olaylarında kendi oyunlarını kurarken, Türkiye de stratejik üstünlüklerini kullanarak oyun kurucu olmaya çalışıyor.

Başlangıçta en önemli stratejik ortak olan ABD ile Türkiye’nin çıkarlarının uyuşmadığı çok açık. Türkiye ABD’nin Ortadoğu’da kurmak istediği yeni düzene karşı çıkıyor. Bunun sonucu olarak Türkiye ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde bağımsız bir Kürt yapılanmasına dair oyununu bozdu. Fırat Kalkanı Harekâtı (El Bab) Türkiye’nin Suriye olayları sürecinde gerçekleştirdiği önemli hamlelerinden biri oldu. Arkasından İdlib-Cerablus müdahalesi geldi. Ama bunlar, adı üstünde oyun bozma hamlesiydi.

Şu anda Türkiye başka bir oyun kurucu olan Rusya ile işbirliği halinde ABD’nin oyununa karşı durmaya çalışıyor. Ama bu kez çıkarları farklı olan ve Türkiye ile eşit güce sahip İran işin içinde.

ABD’NİN NİHAİ AMACI

ABD’nin Ortadoğu’da kurmak istediği düzenin en önemli ve uzun vadeli hamlesi, Türkiye, Irak ve Suriye’deki Kürtlerden oluşan bağımsız ve laik bir Kürt devleti kurmak. Başarılabilirse, bu devlet hem Türkiye hem de İran karşısında Batılıların önemli bir cephesi olacak.

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde Akdeniz’e kadar uzanan, özerk bir Kürt bölgesi planını bozması ABD tarafından kabullenilebilir bir durum değil. Türkiye’nin Suriye’deki başarılı hamleleri ve 15 Temmuz’un başarısız olması ABD’yi nihai amacından vazgeçirmeye yeter mi? Nitekim ABD, Türkiye’yi oyun bozucu devlet, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı da oyun bozan bir lider olarak gördüğü için iktidarı devirmeye ve itibarsızlaştırmaya yöneldi.

Son zamanlarda Ortadoğu’da gelişen olaylara bakılırsa, ABD sabırla kendi nihai amacını gerçekleştirecek yeni bir oyun kuruyor:

Bu amaçla ABD, Türkiye’nin yumuşak karnı olarak gördüğü Zarrab davasıyla potansiyel bir engeli etkisiz kılmaya çalışıyor. Ayrıca, yeni düzen için hizaya getirmenin zor olduğunu gördüğünden Türkiye’nin hedefe konulmasına ses çıkarmıyor. PYD’yi var gücüyle silahlandırarak, İsrail ile Filistin’i anlaştırmaya çalışarak, zaten yanında olan Mısır’la birlikte Suudi Arabistan’da kendisini mutlak destekleyen bir iktidar kurarak ve silahlandırarak arka cephesini tahkim ediyor.

Vaktiyle Türkiye’nin en iyi dostlarından olan Suudi Arabistan kendisine verilen rolü çoktan oynamaya başladı: Soçi öncesi gerçekleştirilen Astana toplantısı yapılırken Riyad, Suriye’deki muhalif güçleri bir araya getiren bir toplantı düzenledi. Bu toplantının amacı, Suriye’nin geleceği için muhalefetin ortak bir çizgiye getirilmesi idi.

Gerçekte, bu tahkim stratejisinin içinde yer alan tüm ülkeleri bir arada tutan ana unsurun sadece İran’a karşıtlık olduğunu düşünmek yanıltıcı olur. Aynı zamanda bu ülkelerde Türkiye karşıtlığı oluştuğu gözden kaçırılmamalı. Çünkü bölgedeki önemli oyuncu olarak Türkiye kontrol dışında ve dolayısıyla hizaya getirilecek bir ülke durumunda. Hizaya gelmezse yok edilmesi geren bir engele dönüştürülebilir.

Ayrıca Arap ülkelerinin, karşısında mevzilendiği İran’la Türkiye işbirliği yapıyor.

RUSYA’NIN OYUNUYLA NEREYE KADAR?

Rusya, Türkiye ile işbirliği yapmış görünmesine rağmen, başlangıçtaki ABD tutumundan farklı bir yaklaşım içinde değil. Rusya PKK’yı silahlandırmaya devam ederken, Kürtleri hem Cenevre’deki Birleşmiş Milletler denetiminde yapılmakta olan görüşmelere hem de Viyana sürecine katmak istiyor. Ayrıca Suriye için hazırladığı anayasa taslağında konfederatif yapı içinde Kürtlere otonomi verilmesi önerisini getiriyor.

Siyasi çözüm konusunda anlaşan Rusya ile Amerika’nın, sürecin bir safhasında Kürt oluşumu hakkında da ortak tavır almaya gitmeleri durumunda Türkiye ne yapacak?

Bu durumda, ABD’den sonra Rusya ile işbirliğinden de hayal kırıklığına uğrayan Türkiye’nin bölgede hiç dostu kalmamış olacak. Dolayısıyla, hem Rusya’nın hem de ABD’nin silahlandırdığı Kürtler kime karşı hazırlanıyor olabilir?

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 27 Kasım 2017 Pazartesi 09:09
    iyi bir özet
  • Misafir 27 Kasım 2017 Pazartesi 08:12
    bizi bu duruma kim soktu, suriye politikasının en baştan yanlış olduğunu söyleyen chp, mhp ve bizim gibi islamcı-akpartiye oy atmış bazı kişilermi yoksa reis ve öğle namazı kılacak geçmişin hayaletiyle yaşayanlarmı. onun için reis istifa etmeli ve hesap vermelidir
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Perşembe 9 MPH 16°
Kısmen Güneşli