Öne Çıkanlar
Son Dakika
02.12.2017 - 06:41 | Güncelleme:

Gebelik diyabetiyle ilgili Canan Hoca’ya mektup

 

SEVGİLİ Canan Hoca, Dün yine gebelik diyabetiyle ilgili bir açıklamanızı okudum. “Gebelere sakın şeker yükleme yaptırmayın, ileride bu bebekler şeker hastası olur” diyorsunuz. Yine bu konuyla ilgili bir süre önce televizyonda yaklaşık 2 saate yakın konuşmanızı izledim.

Konuşmalarınız, uzun zaman yöneticilikten gelen yetenekleriniz nedeniyle çok etkileyici, halk kayıtsız şartsız önerilerinize uyuyor. Ancak yine de bu gebelik diyabetiyle ilgili önerileriniz konusunda bazı ciddi endişelerim var. Konu gebelik olunca hata yapmamak lazım. Hem annenin hem de çocuğun hayatını ilgilendiren çok önemli bir konu bu.

YAYINLARI BİZE GÖNDERİN

Gebelik diyabetinin tanı yöntemleri konusunda önerilerinizle ilgili endişe duyduğum bazı sorularım var.

Canan Hocam, “Gebelikte şeker yüklemesi yaptıranların çocukları ileride şeker hastası olur” diyorsunuz, bunu gebelik üzerine yaptığınız bir çalışma sonucuna dayanarak mı yoksa okuduğunuz literatüre göre mi söylediniz? Literatür bilgilerine göre söylediyseniz, şeker yükleme nedeniyle çocukların diyabet olduğunu gösteren bu yayınları bize de gönderebilir misiniz?

ÖĞRETİLENLER YANLIŞ MI?

Bu çocuklar mutlaka diyabet oluyor mu, oluyorsa doğumdan ne kadar sonra diyabet oluyor, bu süre birkaç ay mı, birkaç yıl mı, onu açıklayabilir misiniz? Bu çok önemli, zira bugüne kadar şeker yüklemesi yaptırmış binlerce gebe korku içinde, endişe duyuyor, onları bilgilendirmeniz gerekiyor.

Doktorlara şeker yükleme testi yaptırarak bu yolla anne karnındaki 600 gramlık bebeğe vücudunun altıda biri kadar (100 gram) glikoz içirdikleri için kızıyorsunuz. Kızıyorsunuz da gerçekten bu eleştiriniz haklı mı emin olamadım.

Peki hocam, bir anne adayı canı çektiği için bir porsiyon (diyelim ki 300 gram) baklava yedi. Bu durumda anne adayı da doğmamış bebeğe ağırlığının yarısı kadar baklava mı yedirmiş oluyor ya da meyveyi biraz fazla kaçırıp 600 gram yiyen bir anneye bebeğine vücudunun ağırlığı kadar fruktoz verdiği için öfkelenmek mi gerekir?

Tıp fakültelerinde öğretilenler yanlış mı? Bizim bildiğimiz, hamile bir annenin aldığı gıda önce sindirim sisteminde emilir, sonra karaciğere gider, karaciğerde filtre edilir, bir bölümü depolanır, sonra fizyolojik düzeylerde kana verilir, ancak bu işlemlerden sonra bebeğe geçer. Bu bilgi yanlış mı? Sizce annenin aldığı gıdalar bir yere uğramadan bebeğe mi geçiyor? Bu konuda bir açıklama yapsanız da hamile anneler yiyeceklerini, içeceklerini rahat yeseler, endişelerini giderseniz.

D VİTAMİNİMİZ DÜŞÜK

Açıklamalarınızda gebelik diyabetinin tanısının nasıl konulacağı sorusuna 3 öneride bulunmuşsunuz.

Bunlardan birincisi, “Kanda açlık insülin düzeyine göre tanı konulabilir” diyorsunuz, ama biliyorsunuz ki bir “gestasyonel diyabetli”nin açlık insülini yüksek olacak diye bir kural yok. Açlık insülini yüksek olmadan da birçok gebede gestasyonel diyabet var, bu durumda birçok hastayı atlayacak mıyız?

İkinci önerinizde, “D vitamini düzeyine göre tanı konulabilir” diyorsunuz, ama biliyorsunuz ki bizim toplumda hele Anadolu’da kadınların % 80-90’ının D vitamini düşük; bunların hepsine gebelik diyabeti tanısı mı koyacağız?

HAMİLELER HESAP SORACAK

Üçüncü önerinizde, “Trigliserid düzeyine kadar tanı konulabilir” diyorsunuz. Trigliserid düzeyi değişken ve buna göre de tanı zor. Gebe akşam yemeğinde yine sizin önerilerinizle bol yağlı, etli bir yemek yerse, sabah gestasyonel diyabet tanısını mı alacak, ayrıca böyle bir bilimsel çalışma var mı?

Glikoz vermek sizi endişelendiriyorsa, glikoz içirmek yerine benzer miktarda karbonhidrat içeren bir karışık yemek (mixed meal) önermek mümkün olabilir mi? Hiç olmazsa burada ortak noktada buluşabilir miyiz?

Şimdi hocam, sizin 1-2 gün önce yaptığınız açıklamalarınızdan sonra şöyle olacak: Daha önce doktorunun önerisiyle yükleme testi yaptırmış bir anne gidip genç doktora “Bana neden yükleme yaptırdınız, ya bebeğim diyabet olursa?” diye hesap soracak. Genç doktor, kanıta dayalı bilimsel çalışma sonuçlarını anlatacak, 20 binden fazla kişinin katıldığı HAPO çalışmasında yükleme testinin anneye, bebeğe, çocuğa bir zararı olmadığını söyleyecek, tüm dünyada bu yönetimin önerildiğini izah etmeye çalışacak.

Sizce hasta, bu genç doktorun anlattığı bilimsel çalışmalara, 20 bin kişinin araştırıldığı bir çalışmanın sonuçlarına mı inanacak, yoksa size mi? Tabii ki size.

KANITA DAYALI ÇALIŞMA

Bu konuyu yıllarca anlattığınız için benden daha iyi bilirsiniz. Tıp bilimi kanıta dayalı kurallarla işler.

Kanıta dayalı bir çalışma için yapılacak yöntem klasiktir. Bir hipotez ya da görüşü kanıtlamak için o konuda bir bilimsel çalışma dizayn edilir ve bir makale hazırlanır, bu makale hakemli bir dergide yayınlanır, ulusal ya da uluslararası kongrede sunulur, tartışılır, değerlendirilir ve son şekli artık bir kural olarak tıp kitaplarına girer. O zaman tüm hekimler sizin hipotezlerinizi alır, uygular, savunucusu olur.

Değerli hocam, çok ilginç ve yaratıcı önerileriniz var. Her gün 70 zeytin yemenin, zeytinyağını bardakla içmenin, içinde antioksidan olduğu için çocuklara kahve içirmenin çok yararlı olduğunu söylüyorsunuz.

Haklı olabilirsiniz, ancak bunlarla ilgili olarak haklılığınızın kanıtlanması için kanıta dayalı çalışma ve araştırmalara ihtiyaç var. Bunları yaparsanız ve yararlarını gösterirseniz emin olun arkanızda birçok hekim olduğunu göreceksiniz.

MESLEK ÖRGÜTLERİ ENDİŞELİ

Ama her şey bir yana Canan Hocam, gebelik konusunda konuşmak bunlara benzemez, çok dikkatli olmak, kelimeleri çok dikkatle seçmek gerekir. Siz de takdir edersiniz ki gestasyonel diyabetli bir gebenin atlanması bebekte iri doğum, düşük, malformasyon gibi çok ciddi sonuçlar oluşturabilir. Ayrıca annede hayati risk oluşabilir.

Sizin önerilerinizden sonra gebeler testler konusunda çok korkuyor, kimse test yaptırmak istemiyor.

Konunun uzmanları, yıllarını vermiş hekimler, meslek örgütleri çok endişeli. Görüşlerini yayınlıyorlar, fikirlerini söylüyorlar kimse onların ne dediğini duymuyor. Ama sizin söylediğiniz her söz, yaptığınız her hareket manşet oluyor. Siz reytinglerin şampiyonusunuz.

Ama biliyorsunuz ki artık ileri yaş gebelikleri daha yüksek oranda görülüyor, buna bağlı olarak ileri yaş gebeliklerine bağlı gestasyonel diyabete daha yüksek oranda rastlanıyor ve görüyorum ki konuşmalarınızdan sonra insanlar test yaptırmıyor ve tanısı atlanan bebeklerde çeşitli sorunlar komplikasyonlar artıyor. Bu ciddi sorumluluk.

TOPLANTIMIZA GELİN

Sevgili Canan Hoca, sizi bilimsel toplantılarımıza davet ediyorum, lütfen gebelik diyabeti konusunda çalışmalarınızı, araştırmalarınızı, bunların sonuçlarını, literatürleri, bilimsel yayınlarınızı alıp gelin, bizi özellikle genç hekimleri ikna edin. Bu kaos ortamı bitsin, buna hepimizin özellikle de bebeği için endişelenen, gece uykusuz kalan genç anne adaylarının ihtiyacı var. Bekliyoruz hocam.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 05 Aralık 2017 Salı 22:45
    Ağzınıza sağlık hocam.
  • Misafir 04 Aralık 2017 Pazartesi 23:36
    ağzınıza ve bilginize sağlık sayın hocam.. ben de sizin öğrencinizim.. artık mizah literatürüne yeni bir tabir daha eklediniz “Canan’a anlatır gibi anlatmak’...
  • Misafir 04 Aralık 2017 Pazartesi 22:42
    Temel hocam, harikasınız.
  • Misafir 04 Aralık 2017 Pazartesi 18:04
    Sayın Temel Hoca, son derece nazik bir tarz ile yazdığınız mektubu büyük bir zevkle okudum. Yıllar önce ben de biyokimya biliminin temel kavramlarında yapılan yanlışlara değinen bir yazı kaleme almış, Cumhuriyet Bilim Teknik Dergisine göndermiştim. Her nedense yayınlanmadı. (Özellikle 100 gram şekerin bebeğe gitmesi konusundaki beyanın ancak bir dil sürçmesi olabileceğini düşünüyorum). Umarım mektubunuz doğru adreslere ulaşır.
  • Misafir 04 Aralık 2017 Pazartesi 17:21
    Hocam ağzınıza sağlık, malesef bu ülkede herkes TV lerde konuşanlara inanıyor, ülkenin durumu malüm.
  • Misafir 04 Aralık 2017 Pazartesi 17:08
    Canan hocanin beslenme önerileri yüzünden(hayvansal gıdaların sınırsız tüketimi,kolesterol ilaçlarına bakış açısı gibi) bir çok insan farkına bile varmadan kalp krizi geçirdi.Üstelik Canan hocanın sebep olduğunu bile anlamadılar.ve daha bir çok insan kalp krizi geçirecek,sebebinin Canan hoca olduğunu bilmeden. Gebe kadınlarımızdan doğacak çocuklarda yine Canan hoca sayesinde gebelik şekeri atladığımız her durumda; iri bebekler, erken doğum,hipoglisemi, uzun dönemde ise çocuk obezitesi,glukoz intoleransı,metabolik/vasküler sorunlar,nörokognitif sorunlar,otizm,astım bronşiyale gibi riskler bekliyor. Bu sorumluluk çok büyük. Dr.Ahmet Coşkun /Çanakkale
  • Misafir 04 Aralık 2017 Pazartesi 14:50
    Hocamın görüşlerine katılıyorum
  • Misafir 04 Aralık 2017 Pazartesi 12:11
    SN.HOCAM,YANİ DİABETİN TEŞHİSİ İÇİN KALAA,KALAAA BU YÖNTEMEMİ KALDINIZ?EN AZINDAN RİSK OLUŞTURMASI MANTIKLI GÖRÜNÜYOR.TİP 1 DİABETİNİN RİSK GRUBUNDA OLANLAR(AİLESİNDE BULUNANLAR,KİLO VS)ÖNCEDEN YÜKLEME TESTİ YAPTIRMASI DAHA UYGUN OLMAZMI?BİRAZ GEREKSİ BİR YAZI YAZMIŞSINIZ,ARĞÜMANLARINIZ ZAYIF.
  • Misafir 04 Aralık 2017 Pazartesi 11:28
    valla bravo super acıklamıssınız
  • Misafir 04 Aralık 2017 Pazartesi 11:24
    Ben bu kadar sakin tepki veremiyorum.Çok güzel açıklamışsınız.Tebrik ederim
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 20 MPH 17°
Güneşli