KATEGORİLER

Yazının devamını okumak için tıklayınız...

İstanbul

İstanbul'un tarihi 300.000 yıla kadar dayanmaktadır. İstanbul Küçükçekmece Gölü kenarında yapılan kazılarda insan kültürüne ait ilk izlere ulaşılmıştır. Bulunan izlere göre Neolitik ve Kalkolitik dönemi insanların yaşadığı saptanmıştır. Aynı zamanda çeşitli ilçelerde yapılan kazılar sonucu Alt Paleolitik Çağı'ndan, Orta Paleolitik Çağı'ndan ve ilk insanlara özgü alet ve izlere rastlandı.

Tarih boyunca birçok devlete ev sahipliği yapan İstanbul, boğazın iki yakasında bulunan konumu ile Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlamaktadır. Bu sebepten dolayı da devletler arasında İstanbul için birçok savaş yapılmıştır.

İlk insanların yaşadığı dönemden günümüze kadar birçok devletin barındığı İstanbul şehrini en uzun olarak Bizans İmparatorluğu yönetti. 324'ten 1453 yılına kadar süren İstanbul hakimiyetiyle Bizans, şehri Roma İmpatorluğu'nun başkenti yaptı ve Roma'nın doğusunun yönetim merkezi olarak kullanıldı.

İstanbul, Bizans İmparatorluğu tarafından yönetilirken şehre birçok mimari yapı inşa edildi. Sultanahmet Meydanı ve döneminde dünyanın en büyük katedrali olan Ayasofya, Bizans tarafından inşa edilmiş ve günümüzde de hala faaliyet göstermektedir.

Avrupa ve Asya arasında bir kapı olarak yer edinen İstanbul; ticaret, kültür ve diplomasinin oldukça hızlı bir şekilde yapıldığı merkez haline geldi. Bizans döneminde şehrin adı "Poli" oldu.

476 yılında Batı Roma'nın yakılmasının ardından Batı Roma'da bulunan nüfusun büyük çoğunluğu İstanbul'a göç etti ve kısa sürede Bizans'ın başkenti İstanbul olarak ilan edildi. 543 yılında nüfusun yarısının ölmesine neden olan veba salgınının ardından şehir yeniden inşa edildi.

Saldırılar arasında en hasarlı ve yıkıcı olanı ise 1024'te Haçlılar tarafından 4. Haçlı Seferleri esnasında yapıldı. Şehri ele geçiren Haçlılar, tüm şehri yağmaladı ve halkın büyük çoğunluğu şehri terk etmek zorunda kaldı.

1261 yılında Palailogos Hanedanından olan Michael VIII Palaeologus, şehri tekrar ele geçirdi ve Latin dönemini sona erdirmiştir.

Bizans, bu dönemde oldukça küçülmüş ve eski gücünü kaybetmiştir. Osmanlı İmparatorluğu da 1391'den itibaren İstanbul'u kuşatmış ve nihayet 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmet tarafından feth edilmiş ve Osmanlı İmparatorluğu'nun himayesine geçmiştir. Aynı zamanda İstanbul'un fethi, Dünya tarihinde Orta Çağ'ın kapanmasını simgelemektedir.

Osmanlı İmparatorluğu, sahibi olduğu İstanbul'u Osmanlı'nın başkenti olarak ilan etti. Şehre Topkapı Sarayı ve Kapalıçarşı'yı kurarak eğitim ve ticarette önemli bir yükseliş sağladı.

İstanbul şehri bir süre sonra Hristiyanların, Müslümanların ve Yahudilerin yaşadığı kozmopolit bir şehir haline geldi. Bizans'tan kalan eski ve yıkık surlar onarıldı, binalar eski haline getirildi. Hızlı bir şekilde gelişen İstanbul şehri döneminde dünyanın en büyük şehri haline geldi.

14 Eylül 1509'da gerçekleşen ve küçük kıyamet adı verilen İstanbul Depremi, 45 gün süreli artçılarla devam etti. Deprem ve artçılarında binlerce bina yıkıldı ve birçok insan öldü.

Depremin yaralarını sarmak için 1510 yılında Sultan II. Beyazıd, 80.000 kişinin çalışmasıyla şehri yeniden onardı. Mimari ve sanat olarak geliştirilen İstanbul'a Mimar Sinan'ın camileri ve eserleri yapıldı, Lale Devri döneminde itfaiye, ilk matbaa ve fabrikalar kuruldu.

3 Kasım 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı sonrasında ise şehir batılaşma sürecine katıldı ve birçok yenilik yaşandı.

Hastanelerin kurulması, Haliç'e köprü, Karaköy'e tünel, demiryolları, deniz taşımacılığı ve belediye örgütlerinin açılması ve kurulmasıyla modern bir şehir olan İstanbul, 1894'te bir depremle daha yerle bir oldu.

İstanbul şehri, 13 Kasım 1918'de I. Dünya Savaşı'nda İtilaf Devletleri donanması tarafından işgal edildi.

İstanbul'un tarihi boyunca yaptığı 2500 yıllık başkentlik durumu 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle son buldu.

Cumhuriyet sonrası dönemde fiziksel atılımlar oldu ve 1900'lerde 1 milyon olan nüfus, dalgalanmalı olarak düşüp-çıktı. 1950'de Balkanlar'dan göç alan şehirde, gecekondular ön plana çıktı ve 1960'larda apartmanlaşmalar başladı.

1970'li yıllarda nüfusun hızlı bir şekilde artmasıyla doğru orantılı şekilde konut ve ulaşım sorunu da artmaya başladı. Bunun üzerine 1973'te İstanbul Boğaziçi Köprüsü inşa edildi ve ulaşımda önemli bir sorun çözüldü.

İstanbul şehri 1984 yılında çıkarılan 2972 sayılı kanunla İzmir ve Ankara ile birlikte büyükşehir olarak ilan edildi. Şehir günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlıdır ve Türkiye'nin nüfus olarak en büyük şehridir. 39 ilçeye sahip olan şehrin 25 ilçesi Avrupa Yakası'nda, 14 ilçesi ise Anadolu Yakası'nda bulunmaktadır.

İstanbul Haberleri