2012'nin en iyi 25 yabancı filmi
Kerem Akça, 2012'nin en iyi yabancı filmlerini seçti
1-Anna Karenina (2012) - - Joe Wright'ın Peter Greenaway'in 'tiyatro özlü' film modelini Michael Powell-Emeric Pressburger ikilisinin biçemiyle yeniden yorumladığı, ufuk açıcı bir tiyatro estetiği şaheseri. Tolstoy'un yasak aşka aristokrasi zemininden iğneleyici bakışı, burada o kadar farklı ve devrimci yollara açılıyor ki ortaya çıkan bütüne hayran olmamak mümkün değil. Yönetmen, kariyerinin doruk noktasına ulaşırken kostümlü dramaya sınıf atlatıp 'postmodernizm' yükü yüksek bir film modeli yaratıyor
2-Moonrise Kingdom (2012) - - 'Tenenbaum Ailesi' mucizesi ile tanıdığımız Wes Anderson'ın anti-kahraman yüklü evrenine iki çocuk ve bir kaçış senaryosu yerleştiren, oradan da 'cesur' alt metinlere açılan alternatif bir komedi. "Moonrise Kingdom", adeta bir yabancılaştırma dersi verirken kısa sürede klasikleşmesi beklenebilecek bir Wes Anderson anlatısına açılıyor. -
3-Bulut Atlası (Cloud Atlas) (2012) - - Wachowski Kardeşler'in Tom Tykwer ile baş başa verdiği bu riskli proje, "The Illustrated Man"den beri fazla 'safkan örnek'ini izlemediğimiz paralel evren bilimkurgusu alanında 'A sınıf atılım' anlamına geliyor. Farklı zaman dilimlerinden altı hikaye, evrim teorisi, reenkarnasyon ve siyasi tarih odağından birçok şeyi çağrıştırmayı beceriyor. -
4-Tetikçiler (Looper) (2012) - - Zaman yolculuğu filmlerinin alışılageldik zaman-mekan ilişkisi geleneğini yıktıktan sonra ortaya çıkan omurgaya kendi kuralları olan postmodern bir çatı yerleştirmesiyle nitelikli ve anlamlı... Rian Rohnson imzalı 'Looper' markası yakın zamanda etiketleşebilir.
5-Sürücü (Drive) (2011) - - Nicolas Winding Refn'in stilize güdüsüyle sarılan, özgün, sarsıcı ve sanrısal bir kiralık katil/suç filmi. 'Gangster dünyası'na Michael Mann'e akraba bir yorum olarak anılabilecek eserin işitsel ve görsel dünyası halen zihinlerimizde!
6-Köstebek (Tinker Tailor Soldier Spy) (2011) - - İngiltere kaynaklı, casusluk filmlerinin "Baba"ya cevabı olarak anılabilecek eser, Thomas Alfredson'un imzasını taşıyor. "Gir Kanıma"nın yönetmeni, burada da soğukkanlılığını 'destansı' bir yaklaşımla törpüleyip İngiliz Gizli İstihbarat Teşkilatı MI6'nın görevlerini masaya yatırıyor.
7-Kevin Hakkında Konuşmalıyız (We Need to Talk About Kevin) (2011) - - Anne-çocuk ilişkisinin Tarkovsky'esk bir kıyıma dönüştüğü nokta. Semboller, metaforlar ve renklerin anlam kazandığı bir Lynne Ramsay harikası. Ufak tefek eksiklerine karşın her zaman başucunuza almak isteyeceğiniz bir film!
8-Ejderha Dövmeli Kız (The Girl with the Dragon Tattoo) (2011) - - Seri katil filmlerine 'tekinsiz' bir üslup getirirken bunun üzerinden de işitsel yapıyı keskinleştirmesiyle sivrilen bir yönetmenlik başarısı... David Fincher'ın "Yedi"den sonra çektiği bu 'en iyi' polisiyenin, orijinalinin üzerine geçtiği kesin...
9-Faust (2011) - - Belki de sinemanın en ayrıksı Faust uyarlaması diyebiliriz. Aleksandr Sokurov'un yedinci sanatın gelenekleriyle derdi olan 'yabancılaştırıcı' sineması, burada iki tarafı kesilmiş eski geniş ekran formatının tam ekran formatında canlandırılmasıyla derinlik kazanıyor. Böylece ruhani, mistik, fantastik ve imgesel bir yolculuğun sözünü veriyor.
10-Polis (Polisse) (2012) - - William Wyler'ın bundan 61 sene önce "Karakolda"da yaptığını Fransa'daki 'Çocuk Koruma Ekibi' teşkilatının içine uygulayan "Polis", bir anlamda polisiyede çokça gördüğümüz meseleleri kalıpsal değişime uğratıyor. Antonioni ve Godard etkisini sınırsız ve grotesk bir çocuk istismarı portresinin orta yerinden zekice canlandırıyor. Bu da değerli bir anti-polisiyeyi gözlemlememize olanak tanıyor.
11-The Master (2012) - - Dini tarikat liderliği ve 2. Dünya Savaşı gaziliği çerçevesinden kibir yüklü bir dostluk hikayesi çıkarırken Paul Thomas Anderson'ın 'orta direkten hikaye anlatma' dokunuşuyla parlıyor. "The Master", hipnotik, destansı ve huzursuz edici atmosferini Philip Seymour Hoffman ve Joaquin Phoenix gibi iki usta oyuncuyla doruğa çıkarıyor.
12-Gergedan Mevsimi (Fasle Kargadan / Rhino Season) (2012) - - Çek Yeni Dalgası'nın gerçeküstücü dünyasını İran İslam Devrimi'nin çevresinden melodramatik bir hikayenin üzerine yerleştiren yapıt, Bahman Ghobadi'nin olgunluk dönemine girmesini sağlıyor. Böylece hem İran'da haksız yere hapiste tutulan düşünce mahkumları üzerine güncel bir tokat işlevi görme, hem de ülke sinemasının ezberini yıkma olanağına kavuşuyor. Elbette Behrouz Vossoughi ve Monica Bellucci'ye eşlik eden Yılmaz Erdoğan, Beren Saat, Belçim Bilgin, Caner Cindoruk gibi Türk oyuncuların kalite katkısı yapmasıyla...
13-Arıza Aşk (Bellflower) (2011) - - Evan Glodell'ın ilk yönetmenlik denemesi, 'buram buram yanık kokan' görsel dokusuyla 'göz alıcı' bir deneyimin sözünü veriyor. Filmin genç bireylerin gözünden akarken 80'lerin gençlik filmleri ile sinemanın kıyamet portrelerini akla getirmesi, dilsel anlamda ilgi çekici bir eserin tanımını yapmasını sağlıyor.
14-Azrail'i Beklerken (Poulet aux Prunes / Chicken with Plums) (2011) - - Bir Acem Masalı'nın tanımını yapan eserin, Vincent Paronnaud-Marjane Satrapi birlikteliğinden çıkan dışavurumcu ve leziz bir evrene açıldığı kesin. Kemancı hikayesini 'Yedinci Mühür'ün masalsı versiyonu' tanımıyla kavranması ise bu duygunun daha da yukarılara taşınmasına alan açıyor.
15-Striptiz Kulübü (Magic Mike) (2012) - - Fransız Yeni Dalgası'nın cesur temaları ile 70'ler Amerikan sinemasının grenli-mesafeli dokusunu bir araya getiren, röntgencilik üzerine kurduğu görsel yapısıyla da iz bırakması kesin bir film... Striptizci filmi ya da sahne şovu yapan erkek jigoloların tasviri olarak anılabilecek yapıt, RED'den postmodern bir gelenek çıkarırken çıplaklığı, lensleri ve kurguyu kullanma şekliyle Soderbergh'in en iyileri arasına yerleşmekte sıkıntı çekmiyor. Filmin Channing Tatum'un gerçek hikayesine odaklanması ise bu noktada 'magazin değeri'nin ötesine geçemiyor!
16-Otel Transilvanya (Hotel Transylvania) (2012) - - Genndy Tartakovsy zekasıyla parlayan hınzır ve eşsiz bir vampir-komedisi animasyonu. Çizgileriyle dinamizm aşılayıp Transilvanya zeminini ötekiler oteli için kullanırken 'Dracula'nın karizmasını ve yaşlanmış ruhunu yıkan tempolu ve keyifli bir zaman diliminin garantisini veriyor. Zaten animasyonun devam filmi için şimdiden hazırlıklara başlanması da sürpriz değil.
17-Barbara (2012) - - Bir anlamda Margarethe von Trotta'nın 'Berlin Okulu' şubesi olarak anılabilecek Christian Petzold, 1980'ler Doğu Almanya'sından bir kadının sıkışmışlığını kendine yakışan bir minimalist dolgunlukla ele almıştır burada. Dönemin totaliter rejiminin içindeki köleliğe-fişlenmişliğe dikkat çeken eser, hareket kabiliyetinin engellendiği coğrafyaya eleştiri oklarını uzatırken elini korkak alıştırmamıştır.
18-Cosmopolis (2012) - - Tersine bir "Taksi Şoförü" olarak anılabilecek "Cosmopolis", diyaloglar, Fassbinder'vari tiyatro estetiği ve çok ulusluluğa tekabül eden adından güç alan modern bir suç filmine açılıyor. Robert Pattinson'ın 'metropol vampiri/kan emici milyarder' rolünde adımlarını usulca atarken 'yapay'lıktan güç alması da, Cronenberg'in adeta 'ultra kapitalist bir bina'nın tuğlalarını üst üste yerleştirdiği eserine çok şey katıyor kuşkusuz...
19-Prometheus (2012) - - 'Yaratık' serisinin yönünü değiştiren ve her efsanenin önünde-arkasında farklı bir yol olduğunu kanıtlayan bir eser. Yüksek Ridley Scott mimarisi ile parlayan "Prometheus", yeni "Solaris" olmak için yola çıkıyor ve insanoğlunun varoluşunu sorguluyor.
20-Aşk Perisi (La Fée / The Fairy) (2011) - - Sessiz dönemin mizah anlayışını, masalsı bir mimari ile birleştirirken, fazlaca da fiziksel komediden güç alan nev-i şahsına münhasır bir 'minimalist absürt komedi' ürünü. Dominique Abel-Fiona Gordon-Bruno Romy üçlüsü, bu üçüncü filmlerinde bir 'fantastik aşk'ın peşine takılmakla kalmıyor. Aynı zamanda sıradan insanların hayalleri üzerine keskin bir sinema temsili de sunuyor.
21-Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2 (Twilight Saga: Breaking Dawn - Part 2) (2012) - - Hayranları için sonun gelmesi acıklı olsa da beş filmlik serinin halkalarının artık bir arada arşivimize girecek olması da bir o kadar sevindirici! Postmodern fantastik-korku-gençlik filmi fenomeni, böylece şanına şan katmayı sürdürecek!
22-Elveda İlk Aşk (Un Amour de Jeunesse / Goodbye First Love) (2011) - - Godardiyen bir aşk filminin tanımını yapan katıksız bir yönetmen filmi diyebiliriz. Mia Hansen-Løve'ın gözünden bir kurgu şovu sunan bu eser, mesafeler ve soyutluklar üzerinden akan parçalı bir serüvenin sözünü veriyor.
23-Miss Bala (2011) - - Gerardo Naranjo'nun keskin plan sekanslarla sarıp mesafeli bir ruh kattığı, özellikli ve kültürel bir suç filmi... Yönetmenin kariyerinin yükseliş hamlesi olarak anılabilecek "Miss Bala", Meksika toplumundaki sınıfsal uçurumu 'çeteler' ve 'göstermelik umutlar' üzerinden eleştirip 'içsel kaos'a odaklanarak vurucu olmayı beceriyor.
24-Paris'te Çılgın Macera (Un Monstre à Paris / A Monster in Paris) (2011) - - Paris ışıklarından yükselen 1910 tarihli postmodern bir canavar filmi... Yüksek pastiş ve suç oranından 'eğlenceli' bir yön bulan eserin, el çizimi animasyon ve dijital sanat yönetiminin katkısıyla 'steampunk' ve 'Sanayi Devrimi' arka planlı evreniyle taçlandırdığı şüphesiz
25-Loraks (The Lorax) (2012) - - Dr. Seuss'un "Horton"daki ("Horton Hears a Who", 2008) dolgunluğunu ve doluluğunu büyük oranda taşıyan bir distopik bilimkurgu denemesi. Bilgisayar animasyonunun lütufları ve yazarın tersine dünya tasviriyle özgünlük bulan eser, Thneed-Ville bazlı çatısıyla kapitalizmin tüketim sorunsalına 'çevreci' bir el atarken senaryonun katmanlarındaki 'yan karakter' hakimiyetiyle güldürmeyi de ihmal etmemiştir. -
REKLAM advertisement1