'Kadın olmak zorunda kaldım'
Selin Şekerci, Show TV'de salı akşamları yayınlanan Benim İçin Üzülme dizisinde Irmak karakterine hayat veriyor. Kendisi dizinin kötü kadını. Ancak o kadar enerjik ve eğlenceli ki onun kötü kadın olabileceğine inanmak zor! HT PAZAR / Aslı ÖZTÜRK
Onunla ilgili aklımdaki resimde, burnundaki hızması, kıvırcık saçları ve delikanlı tavırları vardı... Geçmiş zamanı özellikle vurgulamak istedim çünkü karşımda gördüğüm genç kadının 5 sezon önce yayınlanan Melekler Korusun dizisinin Özgür kızıyla bir alakası yoktu.
Ama enerjisi aynı. Bol kahkahalı sohbetimizde giydiği göğüs dekolteli elbisesi yeni imajına birebir uyarken, altına giydiği spor ayakkabıları da dikkatimden kaçmadı. Sohbet ilerledikçe ayakkabıların sebebini siz de anlayacaksınız...
Doğrusu, kadın olmak zorunda kaldım. Çünkü Melekler Korusun'da çok tatlı, sevimli, çılgın bir kızı canlandırıyordum. Sonrasında da o tarz roller geldi. Bunu kırmak için kadın olmam gerekiyordu.
Aslında içimde kadınlık varmış. Biraz da memnun oldum, bu tarafıma bakmaya cesaret edememişim. Saçımı bile uzattım bunun için ama sonra içimde olanları da keşfettim. Böyle bir role benim de ihtiyacım varmış.
Hemen saç tepeden toplanıyor ve spor ayakkabılarımı giyiyorum. Oyunculuğa başladığımda 18 yaşında bir ergendim. Sonra genç kız oldum ve şimdi tam da kadınlığa geçiş dönemimde bu diziye başladım.
İkisine de benzeyen ve ayrışan yönlerim var. Ben çok fazla arkadaş edinmeyen, insan seçen biriyim. Hayatımda az insan olsun isterim ama bütün sevgimi de onlara yoğun bir şekilde hissettiririm. Aslında biraz da asosyalim. Fazla okuyan, fazla dinleyen... Dışa dönük gibi görünürüm ama içime kapanık yaşarım. Çok ketumumdur. Dış görünüşümle hiç alakam yok.
İstediğim kitaba ya da filme hemen ulaşamadığımda veya filtre kahve isteyip bulamadığımda canım sıkılıyor. Ama evcimen bir yapım olduğu için Hopa beni zorlamadı. Hatta İstanbul benim için fazla büyük. Hopa'ya kaçtım, desem yeridir.
Buraya gelirken evimi kapattım, İstanbul'la bağım kalmasın istedim. İstanbul'a sadece ayda bir kere geliyorum.
Konserve bir hayatımız var. Çay, kahve ve sohbet bizim olayımız. Birbirimizden sıkıldıkça da odalarımıza kaçıyoruz. -
E çünkü Amerikan dizilerindekiler korunuyor. Zaten onların yaşadıkları ilişkilerde aşk yok.
O işin şakası ama Irmak Sinan'a o kadar aşık ve onunla olmayı o kadar çok istiyor ki onun duygularını yaşayan bir kadın zaten korunmaz. O adamdan çocuğu olsun ister. Irmak da şu an evliliğe giden yolda, bakalım neler olacak? Irmak Sinan'ı hiçbir şey için zorlamıyor. "Ben seni seviyorum, senin çocuğunu doğurmak istiyorum ama istemezsen eğer bu çocuğun babası olmak zorunda değilsin" diyor.
Bazen "kötü kadın" o kadar kötü olur ki "Allah o kızı kahretsin" deriz. Ben bundan yana değilim. Herkesin iyi tarafları vardır. Irmak'ın da var. Yavaş yavaş görmeye başlıyoruz.
Öncelikle o çocuğu aldırırım. Beni sevmeyen bir adamla çocuk için beraber olamam. Biri beni sevmiyorsa sevmiyordur. - -
Irmak'ta biraz saflık var. Belki Sinan bir gün onu sever zannediyor. Ben öyle bir kız değilim. Biri beni sevsin diye hamileliği kullanmam.
Başıma hiç böyle bir şey gelmedi. Ancak aldıramayacak kadar duygusal bir bağ kurduysam tabii ki doğururum. Ama kendim bakarım, karşı taraftan bir beklentim olmaz.
Çocukluğumdan beri ellerimin insanları iyileştirdiğini düşünüyordum. Ama bu özelliği bilinçsizce kullanmak istemedim ve reikiye başladım. Gerçekten fiziksel ve ruhsal anlamda iyileştirebiliyorum. Ellerimde şifa var.
Şarkı söylemeyi çok seviyorum. Oyuncu olmasaydım şarkıcı olurdum. Eğitim aldım ve sesimin güzelliğinin de farkındayım. Müzik hayatımın üçte iki buçuğunu kapsıyor.
Evet ama maalesef belediye otobüsünün altında kaldım. Tekerlek sol ayağımın üzerinden geçti. Üç kez ameliyat oldum, ayağım kesilmek üzereydi ama kurtarıldı. Hâlâ beni ara sıra rahatsız ediyor, ama ben ona minnettarım. Onun sayesinde bugün olmam gereken kişi oldum.
Ürünler değişti, trendler de değişti. Artık doğal görünüm insanların daha çok hoşuna gidiyor. Kalın makyajlardan, fondötenlerden hoşlanmıyorum. Fazla makyaja ihtiyacım olduğunu da düşünmüyorum. - -
Onları izlerken gülüyorum. Güldüğüm bir şeyi de kendim yapmam. Mesela ağladığım zaman makyajım akmasa ne kadar komik olur. Duyguya girebilmek için de önemli bence.
Burnunuzda bir değişiklik var gibi geldi bana. Melekler Korusun'dan sonra bir operasyon geçirdiniz mi?
Benim burun deliklerim gülerken ve ağlarken şişer. Herhalde o projede fazlaca alt açıdan çekildim, o yüzden böyle düşündünüz. Şu anki görüntü yönetmenimiz beni alt açıdan çekmez. Burnum da göründüğü gibi işte.
REKLAM advertisement1