Sık banyo yapmak zararlı mı?
Özellikle yaz aylarında ısınan havayla birlikte alınan duşlar sıklaşıyor
Uzmanlar, sık yıkanmanın, cildin doğal koruyucu mekanizmasına zarar verdiği konusunda uyarıyor.
Almanya'da "Apotheken Umschau" adlı sağlık dergisinde yayınlanan bir araştırma, insanların daha sık duş almaya başladıklarını ortaya koyuyor.
Cilt bakımının en başlıca unsurlarından temizlik, dermatologlara göre de vazgeçilmez. Ancak, her gün duş almak sanıldığının aksine yaradan çok zarar getiriyor.
Araştırmada; cilt hastalıklarının çoğunun, insanların günlük bakımlarını yanlış yapmasından kaynaklandığını belirterek, sık yıkanmanın, cildin doğal koruyucu mekanizmasına zarar verdiğine dikkat çekiyor.
Araştırma sonucuna göre, Almanların yüzde 80'inden fazlası her gün duş alıyor. Araştırmada, bu eğilimin giderek daha da arttığına dikkat çekiliyor.
Ancak sabun ya da şampuan kullanmadan, sadece suyla bile yıkanıldığında bu, cildin kurumasına yol açıyor. Uzmanlar bazı nemlendirici kremler de sık sık kullanılması durumunda, cildin kurumasına sebep olabileceğini belirtiyor.
SIK YIKANMANIN ZARARLARI - Hekimler, sık yıkanmanın yarattığı sorunu şöyle özetliyor:
Sık yıkanma, cildin asit-baz dengesini olumsuz etkileyerek, bir çok katmandan oluşan cildimizin en üst tabakasını değişime uğratıyor ve böylece deri, nem kaybına uğrayarak, zararlı maddelerin içeriye nüfuz etmesini engelleyemez hale geliyor.
Normal cilt tipine sahip olan insanlarda bu nem kaybı bir gün içinde kapanabiliyor. Nem kaybı ise kuru ve hassas cilt tipinde egzama gibi hastalıkların görülmesine yol açıyor.
Bu tür sorunlarla karşılaşmamak için önerilen ise haftada en fazla 2- 3 duş almak. Hatta banyo daha da etkili olduğu için haftada sadece bir kez yapılmalı. İstenmeyen kokular içinse silinmek en iyi çözüm olarak gösteriliyor.
Uzmanlar, insanların bu konuda bilinçlenmelerini istiyor ve cildin beden sağlığıyla olduğu kadar ruh sağlıyla da yakından ilişkili olduğunu belirtiyor. Buna örnek olarak da bazı cilt hastalıklarının stres yüzünden daha da ağırlaşması gösteriliyor.
Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Anadolu, banyo yapmanın ciltteki nem miktarının azalmasında önemli bir etken olduğunu belirterek...
"Sık banyo yapmak, sıvı sabun ve duş jelleri gibi kuvvetli deterjan özelliğine sahip temizleyiciler kullanmak, sıcak suyla yıkanmak, ciltteki kuruluğu daha da artırıyor" dedi.
Anadolu, deri kuruluğunun, özellikle kara ikliminin hüküm sürdüğü bölgelerde yaşayanlarda görüldüğünü ve kış aylarında kalorifer, soba gibi ısıtıcı sistemlerin devreye girmesiyle birlikte ortamdaki nem miktarının önemli ölçüde azaldığını söyledi.
Kuru havanın, deride yeterli olmayan nem miktarının daha da azalmasına neden olduğunu, dile getiren Anadolu, ''Deri kuruluğu, ciltte gerginlik, kaşıntı ve hafif pullanmaya yol açıyor'' diye konuştu.
Anadolu, deri kuruluğunun özellikle yüz olmak üzere kol ve bacaklarda yoğun olarak görüldüğünü bildirerek,bu sorunun günlük alışkanlıkların değiştirilmesi halinde önlenebilineceğini kaydetti.
"SENTETİK TEMİZLEYİCİLER KULLANILMALI" - Banyo yapmanın ciltteki nem miktarının azalmasında önemli bir etken olduğuna dikkati çeken Anadolu...
"Sık banyo yapmak, sıvı sabun ve duş jelleri gibi özelliğine sahip temizleyiciler kullanmak, sıcak suyla yıkanmak, ciltteki kuruluğu daha da artırıyor" dedi.
Anadolu, vücut temizliği için kullanılacak ürünlerin, cilt yapısına zarar vermeyen özellikte olmasına dikkat edilmesi gerektiğini ifade ederek, "Sentetik temizleyici anlamında olan 'Simbet' ürünleri kullanılmalı. -
Bu ürünler, ph ve asit açısından deriye zarar vermeyecek şekildedir. Temizleyicinin üstünde 'simbet' olup olmadığı yazar. Simbetler çok güçlü deterjan özelliğine sahip değiller. Bu yüzden, bunların kullanılmasını öneriyoruz" şeklinde konuştu.
AÜ Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Anadolu, insan derisinin son derece hassas olduğunu ve salgı bezlerinin ürettiği yağ ile terden oluşan bir örtü sisteminden oluştuğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Bu örtünün çamaşır veya bulaşık yıkarcasına güçlü bir deterjanla tamamen sökülüp atılması deriyi hırpalıyor. Normal sabunların ph'ları cilt yapısına uygun değil. Derinin florasını bozuyor ve bazı bakteri ve mantarların çoğalması için ortam hazırlıyor."
"Normal sıvı sabunla yıkanan saç derisinde bazı çökeltiler kalıyor. Bu da hem derinin pullanmasına ve saçın matlaşmasına yol açabiliyor. Ürünlerin çok köpürmesi temizleyicinin ne kadar kaliteli değil kuvvetli olduğunun bir göstergesidir."
"Bu ürünler de deri yüzeyindeki bütün lipitleri, koruyucu tabakayı hatta derinin kendine özgü hücresel konfolentlerini eritmektedir."
Deri kuruluğunun ilerlemesi halinde kaşıntının şiddetinin artacağını, ciltte şişme, tahriş ve çatlama gibi olumsuzlukların görülebileceğini dile getiren Anadolu... -
"Tedavi edilmediğinde ciltte kırışıklara yol açar, derinin geçirgenliği artar. Dış ortamdaki tahriş edici ve alerjik olma özelliğindeki maddeler deriye daha kolay girerler" uyarısında bulundu.
"BANYO ZAMANLARI KISA TUTULMALI" - Anadolu, deri kuruluğunu önlemek için banyo yapılacak suyun ılık olmasına ve vücudun defalarca sabunlanmamasına özen gösterilmesi gerektiğini belirterek, şu önerilerde bulundu:
"Suyun sıcaklığı vücut sıcaklığına yakın olmalı. Çünkü, tek başına sıcak su bile deriyi kurutan bir faktördür. Derinin ıslanıp kuruması dahi su kaybına neden olmaktadır.
-Temizlik sırasında gerek el yıkama, gerek vücut, banyo ve saç temizliğinde sentetik ürünler kullanılmalı.
-Banyo sonrasında nemlendiriciler kullanılmalı. Nemlendiriciler, derinin özelliğine göre seçilmelidir. Bunun için pahalı ürünlere de gerek yok. Her yerde rahatlıkla bulunabilen ve çok ucuz olan 'vazalin" kullanılabilir.
-Radyatörlerin kenarlarına su rezervuarları takılabilir, sobanın-kaloriferin üzerine bir kap içine su konulabilir ya da ıslak havlu asılabilir.
-Dış ortama çıkarken, cildi koruyabilen atkı, şapka, bere gibi giysiler kullanılmalı.
REKLAM advertisement1