Kadınlarda cinsel isteksizliğin nedenleri!
Siz de cinsel isteksizlik probleminden muzdaripseniz bu haberimiz tam da size göre!
HABERTURK.COM/ SAĞLIK SERVİSİ - Cinsel istek; kişinin karşı cinsle ilişkiye girme arzusu anlamına gelir.
Fanteziler kurma, görme, koklama, işitme, dokunma, tatma, düşünce ve duygular, cinsel isteği açığa çıkarır ama bazen cinsel isteksizlik gibi sorunlar ortaya çıkabilir.
Doyurucu bir cinsel ilişki için öncelikle kişinin kendi içinde bir istek duyması gerekir. İsteğin bir partnere yönelmesi ve bu süreç içinde kişinin mizacı ve iç dünyasıyla ilgili psikolojik etkenler, bedensel durumla ilgili biyolojik etkenler, kişiyi kuşatan ve içinde yaşadığı çevresel ve kültürel etkenler belirleyici rol oynar.
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Cem Keçe, kadınlarda cinsel isteksizliğin nedenlerini anlatıyor. İşte detaylar...
"3 yıllık evliyim. Doğumdan sonraki lohusalık ve emzirme dönemlerinde 6 ay hiç eşimle sevişmedik. Şimdi sevişirken hiçbir duygu hissetmiyorum, canım bile istemiyor.
Sadece eşime karşı görevimi yaptığım seksi artık istemiyorum. Buz gibi oldum. Oysaki o hazzı yaşamayı ne kadar çok isterdim. Sevişirken aklım hep dağılıyor. Kendimi veremiyorum..."
Bu sözlerle ifade bulan cinsel isteksizlik (azalmış cinsel istek), yeterli cinsel uyarı olmasına rağmen cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması veya hiç olmaması, cinsel arzu duyulmaması durumu olarak tarif edilir.
Halk arasında "frijidite" ya da "cinsel soğukluk" olarak da adlandırılıyor. Cinsel isteksizlikte; - 1- Cinsel etkinliğe karşı ilgisizlik ya da çok az ilgi gösterme, - 2- Cinsel içerikli düşüncelerin ya da düşlemlerin olmaması ya da çok az olması,
3- Cinsel etkinliği başlatmama ya da çok az başlatma, eşinin başlatma girişimlerine karşılık vermeme, - 4- Cinsel karşılaşmaların yaklaşık yüzde 75'inde cinsel coşku ve hoşlanmanın olmaması ya da çok az olması,
5- İçten ya da dıştan gelen yazılı, sözel ya da görsel cinsel uyaranlara karşı cinsel ilginin olmaması ya da çok az olması durumları; en az 6 aydır sürüyorsa, kadında klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya neden oluyorsa, gerginlik yaratıcı önemli başka etkenlerden kaynaklanmıyorsa ve bir maddeye, ilaca ya da başka bir sağlık durumuna bağlanamıyorsa tanı konulabiliyor.
Bir kadının cinsel eylem yetisinin olmasına karşın cinsel etkinlik ile ilgili isteğinin az olması ya da hiç olmaması çok sayıda nedene bağlı olarak ortaya çıkar.
Bazen kadınlar cinsel aktiviteye cinsel istekleri olduğu halde katılmayabilir ya da cinsel istekleri olmadığı halde katılabilir. Buradaki en temel neden, cinsel yaşamı olumsuz etkileyen birtakım yanlış inançların varlığıdır.
Özellikle "Sevişmeyi başlatan kadın azgın ve makbul olmayan bir kadındır!" cinsel mitine yani hurafesine olan inancın, kadınların cinsel aktiviteye başlamalarına engel olduğu bir gerçektir.
Cinsel istek azlığından şikâyet eden kadının yaşı dikkat edilmesi gereken önemli faktörlerden biridir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte meydana gelen biyolojik değişim, cinsel istek azlığı yaratır.
Özellikle, menopoz ve öncesi-sonrası oluşan hormonsal değişim, vulvada ve vajende atrofi, vajinanın salgılarında azalma ve sonuçta vajinada kuruluğa ve hatta ilişki sırasında ağrıya neden olur.
Bir kadının düzenli adet görmesi birçok kültürde doğurganlığın ve dişiliğin tanımı olarak algılanır. Menopoz da "kadınlığın kaybedilmesi" gibi düşünülebilir ve "bu yaştan sonra" cinselliğin yaşanmasının da hoş olmayacağı gibi olumsuz inançlara yol açar.
Dolayısıyla, cinsel istek azlığı söz konusu olsa bile bu dönemde sorun olarak algılanmamakta ve bu amaçla tedaviye başvurulmamaktadır.
Özetle cinsel isteksizlik sorunu olan kadınlarda aşağıdaki nedenlerden biri ya da birkaçı birlikte görülür:
1. Cinsel uyarılma bozukluğu: Cinsel ilişki için istek olmasına rağmen uyarılmanın kolay olmaması ya da hiç olmaması zamanla cinsel isteksizliğe yol açan bir sorundur.
Kadınlarda cinsel uyarılma, hem erotik fiziksel uyaranlar hem de romantik duygusal uyaranlar aracılığıyla olur ve uyarılma gerçekleştiğinde vajina kayganlaşır, klitoris sertleşir ve heyecanlanma hissedilir.
Cinsel ilişki öncesinde yeterli erotik dokunuşun olmaması, duygusal rahatlamanın sağlanamaması durumunda vajinal kayganlık oluşmadığı için cinsel ilişki sırasında da uyarılma olmaz.
Cinsel uyarılmayı engelleyen diğer nedenler, depresyon, anksiyete, stres gibi psikolojik faktörler ve vajinaya kan akışının azalmasına yol açan kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon vb. gibi kronik hastalıklar, hamilelik, emzirme ve menopoza bağlı hormon değişimleri sonucunda klitoris hassasiyetinin azalması ve vajinal kuruluktur.
2- Cinsel uyumsuzluk: Eşler arasında cinsel istek konusunda belirgin farklılıkların olması zamanla gerginlik yaratarak cinsel isteksizliğe yol açabilir.
Örneğin, kadının eşinin isteğinden daha az sıklıkta cinsel ilişkide bulunmak istemesi, oral seksten hoşlanmaması, ön sevişme olmadan doğrudan cinsel ilişki kurmak istememesi, yorgunken ya da gerginken cinsel ilişki istememesi gibi durumlarda eşinin anlayışsız ve uyumsuz tutumu kadının cinsel isteğinin azalmasına neden olabilir.
Erkeğin erken boşalması da kadında olumsuz duygular uyandırarak cinsel isteksizliği tetikleyebilir.
3- Cinsellikten tiksinme: Cinsellikten tiksinme, cinsel isteği ortadan kaldıran bir sorundur. Cinsellikten tiksinen kadın cinsel ilişki söz konusu olduğunda endişe ve korku duyar. Cinsel ilişki olasılığı belirdiğinde yoğun anksiyete belirtileri gösterir.
Tiksinti, cinsel organlar, eylemin kendisi gibi cinsel birleşmenin herhangi bir yönüyle ilgili olabileceği gibi, öpüşme, dokunma gibi tüm cinsel uyaranlara karşı da olabilir.
Cinsellikten tiksinmenin nedenleri arasında genellikle, cinsellikle ilgili yanlış, eksik bilgiler ve değer yargıları, katı din ve ahlak kuralları, yasaklar ve baskılar ve cinsel travmalar bulunur.
4- Cinsel ağrı yaşama: Cinsel ilişki sırasında vajinada ağrı hissedilmesi (disparoni), cinsel isteksizliğin önemli nedenlerinden biridir.
Ağrılı cinsel ilişkinin nedeni, vajinada enfeksiyon, kist gibi hastalıklar ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklar, ameliyat sonrası yaralar ya da vajinal kuruluktur.
Vajinal kuruluk yeterli uyarılma olmaması nedeniyle olabileceği gibi, hamilelik, emzirme ve menopoz gibi belli dönemler yaşanan hormon değişikliklerine de bağlı olabilir.
Vajinanın girişini çevreleyen kasların istem dışı kasılarak cinsel ilişkinin acılı ve imkânsız olarak algılanması olan vajinismus da kadınlarda çık sık rastlanan bir cinsel işlev bozukluğudur.
Vajinismus cinsel bilgilerin eksik ve yanlış olması, dini ya da kültürel inanışlar ya da geçmişteki travmatik cinsel deneyimler sonucunda cinsel ilişkiye karşı verilen bir korku tepkisidir ve cinsel isteksizliğin önemli nedenlerinden biridir.
5- Cinsellikle ilgili diğer nedenler: Hamile kalmaktan ve cinsel yolla bulaşan hastalık kapmaktan korkma, başarısızlık korkusu, güvensizlik, suçluluk ve günahkârlık duyguları, cinsel ilişkinin sıklığının ve niteliğinin düşük olması, monoton cinsel yaşam, cinsellikle ilgili olumsuz algılar, yanlış bilgiler, taciz, tecavüz gibi travmatik cinsel deneyimler, gizli eşcinsellik de cinsel isteksizliğin nedenleri arasındadır.
6- Fiziksel nedenler: Yaşlanma, hamilelik, emzirme ve menopoza bağlı hormon değişiklikleri, diyabet, kalp-damar hastalıkları gibi kronik hastalıklar, bunlar için kullanılan ilaçlar, uyuşturucu madde ve alkol bağımlılığı, yoğun iş temposu ve yorgunluk cinsel isteksizliğe yol açabilir.
7- Psikolojik ve duygusal nedenler: Depresyon, anksiyete gibi ruhsal bozukluklar, olumsuz beden imgesi, özgüven eksikliği, stresli ve gergin bir yaşam, dini ve kültürel inanışlar, tutucu ve baskılayıcı bir ortamda yetiştirilme,
cinselliği tabu olarak ya da kötü bir şey gibi görme nedeniyle suçluluk ve günahkârlık duygusu cinsel isteksizliğe yol açabilen faktörlerdir.
8- İlişkiyle ilgili nedenler:İlişkide yaşanan çatışmalar ve sorunlar, eşin kaba güç kullanması gibi eşle ilgili ciddi sorunlar, cinsel isteğini gösterirse eşi tarafından yanlış anlaşılma endişesi, aldatılma ilişkilerdeki cinsel isteksizlik nedenlerinin başında gelir.
REKLAM advertisement1