Futbolun en iyi 10 numaraları!
Ülkemizde en iyi 10 numaralar sürekli tartışılır. Özellikle en iyi yabancı oyuncu polemiğin tartışıldığı ülkemizden farklı olarak, biz de futbol tarihinin en iyi 10 numaralarını derledik.
10) MICHAEL LAUDRUP - Real Madrid'de 1990'ların ortalarında birlikte oynadığı Ivan Zamorano; Michael Laudrup'u 'El Genio' (dahi) olarak nitelendirirken, Danimarkalı oyuncu asıl ününü Barcelona'da yaptı. 1989'da Juventus'tan Nou Camp'a transfer olan Laudrup, tarihin en büyük oyuncularından biri ünvanını kazandı. Johan Cruyff'lu "Rüya Takım"ın vazgeçilmezi haline gelen Laudrup, Katalan ekibiyle 1991-94 yılları arasında üstüste dört La Liga, 1992'de de Avrupa şampiyonluğu kazandı. Danimarkalı oyuncu; Brezilyalı Romario'nun 1994'te transferiyle bir ara gündemden düşse de, futbol dünyasını şoke ederek Barça'nın ezeli rakibi Real Madrid'e gitti. Real Madrid'e gittiği ilk yılda şampiyonluk sevinci yaşayan Laudrup, İspanya Ligi'nde iki farklı ekiple üst üste beş şampiyonluk sevinci yaşayan ilk futbolcu olarak tarihe geçti.
9) RONALDINHO - - Brezilya'nın Gremio takımından 21 yaşında Fransa'nın Paris St Germain kulübüne transfer olduğunda, kaderin bir cilvesinin gerçekleşmesinden çok, sihirli bir dünyanın kapıları aralandı. Ronaldinho, 2003'te Barcelona'ya transfer olduğunda ise kariyeri zirve yaptı. - - Nou Camp'taki beş yılında 145 maçta attığı 70 golle takımının iki İspanya ve Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazanmasında kilit rol oynadı. Bu performansı kişisel ödülleri kazanmasını da sağladı. Brezilyalı oyuncu iki kez Dünya'da ve Avrupa'da yılın futbolcusu seçildi. Ronaldinho ayrıca Brezilya'nın 2002'deki Dünya Kupası şampiyonluğunda da önemli rol oynadı.
8) FERENC PUSKAS - - Macarlar'ın efsanesi Ferenc Puskas, ülkesindeki 15 yıllık futbol kariyeri boyunca 341lig maçında 352 gol kaydetti. 31 yaşında İspanya şampiyonu real Madrid'e 1958'de yüklü bir meblağa transfer oldu. - - Bernabeu'daki ilk sezonunda dört kez hat-trick yaptı. La Liga'da oynadığı altı sezonda en az 20 gol attı. Madrid'in 1960'larda 1961-65 sezonunda üstüste beş lig ve üç Avrupa Kupası şampiyonlukları kazanmasında önemli rol oynadı. Puskas'ın milli takım formu da etkileyici oldu. Puskas 85 milli maçta 84 gol kaydetti.
7) ROBERTO BAGGIO - - Fiorentina'nın en büyük oyuncularından biri olmasına karşın; Juventus'a transfer olduktan sonra futbolun zirvesine çıktı. Baggio, Juve'yle 1993'te UEFA Kupası'nı daha sonra İtalya lig ve kupa şampiyonluğunu kazandı. Torino ekibinde geçirdiği beş sezonda oynadığı 141 maçta 78 gol kaydetti. Daha sonra yüklü bir rakama Milan'a transfer oldu. Gösterdiği performansla, İtalya'nın Dünya Kupalarındaki performansına katkı yaptı ve jenerasyonunun en yetenekli oyun kurucularından biri olduğunu kanıtladı. - - 1990 Dünya Kupası'nda Çekoslavakya'ya attığı gol, turnuvanın en güzel golü seçildi. 1994'te İtalya'nın köşetaşlarından biri oldu. Zayıf İtalya'yı finale kadar taşıyan, her maçta oynayan ve elemelerde beş gol kaydededen Baggio, finalde Brezilya'ya karşı penaltı kaçırarak kupayı deyim yerindeyse rakibine hediye etti.
6) DENNIS BERGKAMP - Ülkesinin Ajax takımında 185 maçta 103 gol atan Bergkamp, transfer olduğu Inter'de iki kötü sezon geçirdi. Hollandalı, 1995'te Arsenal'e transfer olurken, Londra ekibinde 11 yıl oynadı ve takımın son yıllarına damga vuran isim oldu. Becerisiyle, en zorlu şeyleri kolaylaştıran Bergkamp için Thierry Henry; "Şimdiye kadar birlikte oynadığım en iyi futbolcu. Bir golcü için onunla oynamak bir rüya." açıklamalarını yaptı. - - Arsenal'in efsanelerinden Ian Wright ise Bergkamp'a "Mesih" lakabını taktı. Asistçi özelliğinin yanısıra golcü bir kişiliğe de sahip Bergkamp, Arsenal'le iki lig ve FA Cup olmak üzere toplam 11 kupa kazandı. 2004'ü yenilmez tamamlayan Arsenal'in kilit isimlerinden biri olan Bergkamp, Topçular'ın en iyi oyuncularından biri olarak tarihe geçti.
5) MICHEL PLATINI - - Oyunu okuma konusundaki rakipsiz yeteneği ve liderlik özelliğinden dolayı Platini, takımının tüm ataklarının parçası oldu. Fransız yetenek, ismini Nancy ve St Etienne'de duyurdu. Daha sonra Juventus'a yüksek bir meblağa transfer oldu. Torino ekibinin iki lig ve bir Avrupa Kupası şampiyonluğunda başrol oynadı. 1985'te hatırlanmak istenmeyen Heysel faciası sırasında, tek golü atan isim oldu. - - Platini, daha sonra Kupa Galipleri Kupası, Avrupa Süper Kupası ve Kıtalararası Kupası şampiyonluklarında da kilit rol oynadı. İtalya Ligi'nde üst üste üç yıl gol kralı olan Platini, üç kez de Avrupa'da Yılın Futbolcusu seçildi. - - Platini'nin kariyerindeki en önemli başarı ise ülkesinde 1984'te düzenlenen Avrupa Şampiyonası oldu. Turnuvayı domine eden Platini, başka bir oyuncunun başaramadığını yaparak beş maçta dokuz gol atarak, Fransa'yı şampiyonluğa taşıdı.
4) ZINEDINE ZIDANE - ZIZOU 1996'da Bordeaux'dan Juventus'a transfer olduğunda İtalyan futbolunu aydınlattı. Cezayir asıllı oyuncu, Juventus'taki ilk iki sezonunda şampiyonluğa ulaştı. 1998'de Fransa'nın Dünya Kupası'nı kazandığı turnuvada ülkesi adına başrol oynadı, final maçında da Brezilya'ya iki gol atarak Brezilya'nın umutlarını öldürdü. Fransa'nın Euro 2000'deki şampiyonluğunda da ilham verici bir performans sergiledi. - - 2001'de dünya rekoru kırarak Real Madrid'e transfer olmadan önce, iki kez FIFA tarafından Dünya'da Yılın Futbolcusu seçildi. İspanyol ekibindeki ilk yılında Real Madrid'in Şampiyonlar Ligi'ni kazanmasında kilit rol oynayan Zidane, finalde Bayer Leverkusen'e voleyle attığı golle takımının kupayı kazanmasını sağladı. Real'e kupayı getiren bu gol, aynı zamanda Devler ligi'nin en güzel golü ünvanına da layık görüldü. - - Üç kez dünyada yılın futbolcusu seçilen Zidane, Ronaldo'yla birlikte bu ünvana layık görülen iki oyuncudan biri oldu. Bunlara karşın Zidane'ın kariyeri 2006'da istenmeyen bir şekilde sona erdi. Fransa'yı bir başka Dünya Kupası finaline taşıyan Zidane, yedinci dakikada penaltıdan takımını İtalya karşısında 1-0 öne geçirdi. İtalya skoru eşitlerken Zidane, Marco Materazzi'ye uzatma dakikalarındaki attığı kafa nedeniyle kırmızı kart gördü. Bu kafa, son maçına çıkan Zidane için kötü bir veda olurken, 2006 Dünya Kupası Kupası'nı da penaltılarla İtalya kazandı.
3) JOHAN CRUYFF - - Hollandalı "seçilmiş" usta, çoğu kişiye bir oyun kurucu olarak yorumlanması sürpriz gelebilir. Ortasahanın ve forvetin çeşitli bölgelerinde oynayabilen Cruyff, "total futbol"un mükemmel bir örneği oldu. Teknik olarak eşşiz olan Cruyff, gol bölgelerinde de engellenemez bir görüntü sergiledi ve Hollanda milli takımıyla oynadığı 48 maçta 33 gol kaydetti. - - Süper yetenek, hızlı ve kusursuz dripling özelliğine sahip Cruyff, Ajax'ta oynadığı dokuz sezonda sekiz lig şampiyonluğu kazandı. Barcelona'ya 1973'te transfer olan Cruyff, 1960'dan bu yana şampiyonluk yaşayamayan Katalan ekibine ilk yılında lig şampiyonluğunu kazandırdı. Kariyerini de Avrupa'da üç yıl, yılın futbolcusu seçilerek tamamladı.
2) DIEGO MARADONA - - Ülkesinde ismini duyuran Maradona, 1982 Dünya Kupası'ndaki performansının ardından beş milyon pound'a rekor bir ücretle Barcelona'ya transfer oldu. Ancak İspanya'da sakatlıklardan kurtulamayan ve yönetimle çatışmalar yaşayan Maradona, iki yıl sonra 6.9 milyon pounda Napoli'ye transfer oldu. - - Napoli'ye gittiğinde gücünü zirveye çıkaran Maradona, Napoli'yi 1987 ve 1990'da tarihinin iki lig şampiyonluğuna taşıdı. Aradaki yıllarda ise Napoli ligi ikincilikle tamamladı. - - Gösterdiği performansla Maradona, uluslararası düzeyde kimseyle kıyaslanamayacak hale geldi. Maradona, 1986'da tek başına Arjantin'i Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıdı. - Buna karşın; "Tanrı'nın eli" adını taktığı golü Maradona'yı tartışmalı hale getirirken, aynı maçta 60 metre taşıyarak attığı gol, Dünya Kupası finallerinin en güzel golü olarak tarihe geçti. Dört oyuncuyu geçen ve daha sonra Peter Shilton'ı avlayan Maradona'nın bu golü, 2002'de FIFA tarafından yapılan bir oylamada "yüzyılın golü" seçildi. - - Muhteşem yeteneğine karşın; uyuşturucu problemi, futbol dahisinin imajını zedeledi.
1) PELE - - Futbolun birleştiği noktalardan biri de Pele'nin tarihin en iyi 10 numaralarından biri olduğudur. Santos'ta 15 yaşından itibaren oynamaya başlayan Pele, kulübüyle 10 lig şampiyonluğu yaşadı. Avrupa'nın bir kaç büyük kulübünden gelen tekliflere rağmen Santos, 18 yıl boyunca tekliflere direndi ve Pele'yi göndermedi. - - Eşsiz; top sürme, pas yeteneği, hava toplarına hakimiyeti Pele'yi fenomen yaptı. Brezilyalı yaşayan efsane, 1363 maçta 1281 gol kaydetti. Pele, 92 maçta ise hat-trick yaptı. - - Brezilya'nın Dünya Kupası'nı kazandığı 1958'de henüz 17 yaşında olan Pele, 1962'de ise sakatlığı nedeniyle ilerleyen turlarda takımı yalnız bırakmak zorunda kaldı. 1970'deki şampiyonlukta ise Pele'nin performansı, efsanenin en büyük olduğunun kanıtı oldu. - - Jairzinho, Tostao, Rivelinho ve Carlos Alberto gibi Brezilya tarihinin en önemli isimleri, Meksika'daki finallerde Pele'nin gölgesinde kaldı. Pele finalde ülkesinin İtalya'yı 4-1 yendiği maçta Brezilya'nın Dünya Kupası finallerinde 100. golünü kaydetti. - - O maçın ardından bir İngiliz gazetesi Pele'nin performansını muhteşem olarak nidelerken, "Pele'yi nasıl telaffuz edersiniz? G-O-D (Tanrı). Bu yeter." diye efsaneyi tanımladı.
REKLAM advertisement1