Bir devrin sonu
Kariyeri bir hatayla değişen kaleciler
Sporting maçında yediği iki hatalı golle maça damgasını vuran Tolga Zengin'in performansı sonrası UEFA Avrupa Ligi'nden elenen Beşiktaş'ta kaleci transferi tartışılıyor.
Tolga Zengin formasını kaybederse tarihte kariyeri bir hatayla değişen ilk kaleci olmayacak. İşte kimileri hafızamızdan silinen bir dönemin manşetleri süsleyen isimleri.
PIERRE ESSER - CENGİZ DÜLGEROĞLU - İsmi konusunda hâlâ şüpheler var. Volkan Kilimci - ki o da az buz hikâye değildir - askere gidince apar topar alındı. Galatasaray'da dönemin bıçkın yöneticisi İrfan Kurtoğlu bonservisine 500 bin mark ödendiğini açıkladı. "Uzun yıllar faydalanacağımızı umuyoruz." dedi. 2 gün sonra Vanspor maçına çıktı. Galatasaray'ın eski oyuncusu Yusuf Tepekule'nin ortasını içeri alınca Pierre mi Cengiz mi bilinmezliği son buldu. Bir daha haber alınamadı.
MEHMET DUYMAZER - Galatasaray kalesinin Hayrettin sonrası filmini anlatan dönemin figüranlarından. Adnan Sezgin transferiydi. 1996-97 sezonunun başında Sergen'den yediği hatalı golden sonra direğe kafa atınca hayatımıza girdi. Sonra çıkar gibi oldu ama Pierre Esser'in bileti kesilince Fenerbahçe derbisinde kale ona verildi. Hakan Şükür'ün Del Piero favorileriyle gol üstüne gol kaçırdığı, stada girmek için duvarlarına tırmanıldığı dönemlerdi ve Veselinovic & Rıdvan ikilisinin ilk maçıydı. Boliç'in şutunu elinden kaçırdı, Galatasaray kaybetti. 2004'te polis hap satma iddiasıyla tutuklayana dek Mehmet Duymazer'den haber alınamadı.
ZORAN SIMOVIC - Türkiye kariyeri değil, Yugoslavya kariyeri sayesinde bu listeye giriyor. At kafa, gerçek bir Galatasaray efsanesiydi ama 1984 Avrupa Şampiyonası'nda Fransa'dan yediği gollerden sonra takipte olan Avrupa kulüpleri onu Galatasaray'a bıraktı. Derwall ile birlikte sadece kendi kaderini değil, Türk futbolununkini de değiştirdi.
BÜLENT ATAMAN - Beşiktaş forması giydiğini ancak fil hafızalılar hatırlayabilir. TSYD Kupası'nın oynandığı zamanlardı. 1997-98 sezonunun başında Galatasaray paf takım ağırlıklı ezeli rakibini 6-0 yenerken ilk yarıda Adrian Ilie'den 3 dakikada 2 gol yedi. İkinci yarı başında oyundan atıldı. Sözleşmesi feshedildi. 2011'de Trabzonspor ile karşımıza çıktı. Yine bir Galatasaray maçında bu kez oyuna girmeden, ısınırken atıldı. 5 sene sonra Cüneyt Çakır'a saldırınca 20 maç ceza aldı. Bundan 5 sene sonra Fenerbahçe maçında sahada sadece ayakkabısı vardı.
RAIMOND AUMANN - Bayern Münih efsanelerindendi, ve şampiyonluk yaşadıktan hemen sonra yerini Oliver Kahn'a bırakarak Beşiktaş'a geldi. Gündüz maçları hâlâ oynanıyordu. Bıyıklı kaleci biliyorduk ama şapkalısı hayatımıza girmemişti. Tanıştık, ilk sezon Daum ile şampiyon oldular. Ertesi sezon Aumann gölgeleri yakalar oldu. Rosenborg maçında Hoftun ve Brattbakk isimlerini öğrendik. 30 metreden yediği gol ve kara vicdanlı Sars defterini dürdü. Daum onu hâlâ oynatırken sezon ortasında futbolu bırakıp ülkesine döndü.
FEVZİ TUNCAY - Türk futbol tarihinin en hüzünlü hikâyelerinden. Taffarel de aynı maçta Fevzi kadar kötü gol yemişti, ama 1-1 Galatasaray için iyi skordu. Öte yandan Beşiktaş kazansa da puan farkı üçe inecekti. Yani aslında Fevzi sadece düşük bir ihtimale mâl olmuştu, şampiyonluğa değil. Tüm medya ona destek oldu. Teknik direktör Briegel sorumlu "çim bakıcısıdır." dedi. Baklavalar yedirildi ama Fevzi asla eskisi gibi olamadı.
PETER KJAER - Keya diye okunmuyordu o zaman bu isim, Kayer idi ve böyle ilginç pozlara bayılan foto muhabirlerimiz vardı. Daum kaleci işini takıntı haline getirdi. Fevzi güvenilmez damgası yedikten sonra önce başkan Serdar Bilgili'den 2 yaş küçük bu Danimarkalı geldi. Pozundan anlaşılacağı üzere Antalya'da okey dönmeye daha yatkın bir abimizdi. Ülkesinde de elektrik işiyle uğraşıyordu, Samsunspor maçında yüksek gerilim yaratınca bileti kesildi.
THOMAS MHYRE - İskandinavya'da iyi olmayan tüm kalecilerin sanki Beşiktaş'a geldiği bir süreçti. Kjaer sonrası Mhyre ilk kez sahaya çıktığı Antalyaspor maçının devre arasında oyundan alındı. Bir iyi bir kötüydü ama İnönü'de oynanan Fenerbahçe derbisinde Serhat'tan yediği 2 gol ile Beşiktaş macerası son buldu. Türkiye'nin gönlünü milli maçtaki performansı ve müzik zevkiyle daha sonra kazanmayı bildi.
MATTIAS ASPER - Danimarka ve Norveç'ten sonra Beşiktaş sezon üçlemesinde rotayı İsveç'e çevirdi. Nihat transferinin bonusuydu ama iyi bonustu. Kaleye ilk geçtiği Trabzon maçında altıpastan Gökdeniz'in şahane bir volesini kurtarmıştı. Oynadığı ilk 4 maçta 1 gol yemiş, Kartal da 10 puan almıştı ama Daum niyeyse ısınamadı ve Mhyre'ye döndü. Asper sezon sonunda ayrıldı. Fevzi artık iyiden iyiye Eurovizyon'da İskandinav ülkelerinden puan almaya çalışan Türk şarkıcı gibiydi.
IKE SHORUNMU - Shorunmu için tek bir hata yazmak mümkün değil. O daha çok yan topları görmezden gelen ve yediği her golden sonra Bill Cosby gibi sırıtmasıyla antipati topladığı için iflâh olmadı. Bülent Ataman'a nazira yaparcasına 6 yediği Leeds maçı bu anlamda zirveye çıktığı andır.
MIRZA HADZIC - Şenol Güneş sonrasında kara deliğe dönen Trabzonspor kalesinin tarihteki ilk yabancı kalecisi. 80'lerin sonunda başlayıp 90'ların ortalarına dek sürecek Yugoslav ekolünün kötü bir denemesi. Alman antrenör Biskup'a 3 hafta dayanan Trabzon göreve 5. hafta Şenol Güneş'i getirmiş ve 12. haftadaki Altay maçında Yesiç'ten yediği gol sonrası ŞEnol Güneş tarafından 38. dakikada oyundan alınarak bir daha şans verilmemişti.
VUKASIN PETRANOVIC - Dünya'nın en güzel uzaktan gollerini yiyen kalecisiydi. Her yere uçardı ama topu yakalayamazdı. Mehmet Ali Yılmaz saçından ötürü topları göremediğini düşünüp kahkülünü kestirtmişti ama Barcelona ve Lyon maçında yine nefis goller yemeye devam etti. Sonra miyop olduğu anlaşıldı. Konyaspor'a gönderildi. 1 sezonda 85 gol yedi.
VICTOR GRISKOV - Aman Viktor ! Ne yaptın Viktor ! Saçmaladın Viktor ! Olur mu Viktor ! Gol hediye etti Viktor ! Lazio maçında rahmetli Öztürk Pekin'in geçtiği bu özet yeterli. Nartallo'dan gol yiyebilmiş bir kalecidir. Şenol Güneş onu 1994-95 sezonunda FB derbisinden sonra oynatmamış ve Trabzonspor 7 maç üstüste Nihat Tümkaya ile hiç gol yememişti.
TONY SYLVA - Senegalli kaleci Şenol Güneş'in aklına 2002 Dünya Kupası'nda mı kazandı bilinmez ama çok kötü goller yemesine rağmen 1 sezon banko oynamıştır. Ta ki bir sonraki sezonun Kasımpaşa maçına kadar. Beşiktaş ve bu maçta toplam 5 gol yiyen Sylva başkan Sadri Şener'in tabiriyle "kaleye gelen topların % 90'ının içeri aldığı" gerekçesiyle kadro dışı kaldı.
YÜKSEL ÖZÇİMEN - Fenerbahçe'nin Karşıyaka'yı 7-1 yenip Tanju'nun 6 golle rekor kırarak Gerson ile hâlâ hatırlanan topuk sevincine yol açan kaleci. Sonra da Beşiktaş'tan 4 gol yedi. Kariyerinde iki lig birden düşerek Aliağa'ya, ardından da 3. lige keskin bir iniş yaptı.
ZIVAN LUKOVCAN - Fenerbahçe taraftarının hafızalarından silinmeyen kahır yıllarının Aziz Yılmaz ile birlikte unutulmaz simgesi. Futbol topunu Monet resmiymiş gibi huşu içerisinde izlerdi. Özellikle de Beşiktaş maçlarında. Oynadığı iki sezonda Fenerbahçe ligde 5 ve 8. olarak toplamda +9 averaj yapabilmişti.
RECEP BİLER - Sergen'in futbol hayatını kaydırdığı bir kaleci daha. Volkan'a yaptığı en güzel jest Ankara'da onun formasını kameralara göstermesi değil, yediği frikik golüydü.
MOACYR BARBOSA - 1950 Maracana faciasının unutulmaz kalecisi. Golü atan Alcides Ghiggia ona empati kurmuş ama kendi ülkesi uğursuz olduğunu söyleyerek ülkenin formasını değiştirmiş, hatta onu milli takıma yorumcu olarak dahi yaklaştırmamıştır. Akıllara "Brezilya'da en ağır hapis cezası 30 yıld ama ben 50 yıldır o golün cenazesini çekiyorum." cümlesiyle kazındı.
REKLAM advertisement1